Deizm — Varlığın Kabulü
Uygun
- Deizm hakkında kısa ve sistemli bilgi arayanlara
- Aydınlanma döneminin din eleştirisiyle ilgilenen okurlara
- Serinin «Ateizm», «Agnostisizm» ve «Budizm» kitaplarını okuyanlara
- Thomas Paine, Voltaire gibi düşünürlerin din üzerine görüşlerine kısa bir bakış isteyenlere
Uygun değil
- Akademik derinlik ve kaynak eleştirisi bekleyenlere
- Tamamen tarafsız bir sunum isteyenlere — bazı kısımlarda yazarın tutumu hissediliyor
- Ağır, eski Türkçe akademik dilden yorulanlara
Bölüm deizmi teizmden ayıran temel noktayla açılıyor: teistlere göre yaratma sürüyor, Tanrı evreni her an gözetiyor; deistlere göre ise evren bir kez yaratılmış, Tanrı ona doğal yasalar koymuş ve bundan sonra müdahale etmiyor. Kitap bunu derli toplu formüle ediyor: deizmde yaratma «olmuş-bitmiş» bir fiil, teizmde ise süreklilik var. Buradan mucize ve kerametin reddi geliyor: mükemmel bir Tanrı'nın kendi yasalarını bozması onun mükemmelliğiyle çelişir.
«Saatçi Tanrı» imgesi bölümün merkezinde. Kitap Descartes'ın «mekanist doğa» anlayışından, Galileo, Kepler ve Newton'un bilimsel devriminden söz ediyor ve Ahmet Arslan'ın sözlerini aktarıyor: bu dünya, içinde mucizelere ne imkân veren ne de ihtiyaç duyan, bizzat kendisi mükemmelliğiyle bir mucize gibi görünen bir makineydi. İlginç bir not da var: Newton, Galileo, Kepler ve Leibniz pozitivist bilim tarihlerinin yansıttığının aksine dindar insanlardı, ama Tanrı'yı «boşluk doldurucu» olarak kullandıkları için bilim ilerledikçe bu Tanrı'nın alanı daraldı.
Vahiy ve peygamberlik kısmı kitabın en dolu bölümü. Thomas Aquinas'ın «Vahiy insana aklın üzerinde olanı verebilir, ancak hiçbir şey akla ters olamaz» ilkesinin ardından Thomas Paine'in «Akıl Çağı» geniş biçimde özetleniyor: her ulusal kilise Tanrı'nın belli bireylerle konuştuğu iddiası üzerine kurulmuştur; gerçek vahiy insanın doğadan yaptığı gözlemdir; başkasına gelen vahyi Tanrı'dan gelen bir vahiy olarak kabul etmek mümkün değildir. Voltaire, Rousseau ve Paine'in vahiy dinlerini savaşlara ve zulme sebep olarak göstermesi de anılıyor.
Ahiret kısmı deistlerin bu konuda ne kadar farklı düşündüğünü gösteriyor: Herbert of Cherbury ödül ve cezaya inanıyor, radikal deist Anthony Collins ruhun maddi olduğunu ve ölümsüzlük fikrinin Mısırlı rahiplerden geldiğini söylüyor, Bolingbroke ise gelecek bir yaşam olsa bile cezalandırma olmayacağını savunuyor. Bilim kısmında bir zamanlar ateist olan Antony Flew'in Tanrı'yı «doğal teoloji» yoluyla, dinlerden bağımsız biçimde kabul etmesi modern deizmin örneği olarak veriliyor. Sonda Leslie Stephen'ın «eleştirel» ve «yapıcı» deizm ayrımı sıralanıyor.
Kitabın sorunu tarafsızlık. Bazı cümleler bilgi vermekten çok hüküm veriyor: deizmin «Batı'ya has» olduğu, İslam kültüründe böyle bir geleneğin oluşmadığı, deistlerin ahiret anlayışının «sınırsız özgürlük ve sorumsuzluk» olduğu, engizisyon korkusuyla «takiye» yaptıkları söyleniyor. Bu görüşler tartışılabilir, ama cep ansiklopedisi biçiminde kaynaksız verilmesi okuru yönlendiriyor. Editörlük de zayıf: bölüm başlıklarında aynı harf («Ç») iki kez kullanılmış, bazı terimler yanlış yazılmış.
Yine de bölüm deizmin temel iddialarını — yaratma, mucize, vahiy, ahiret, bilim — açık bir şema içinde sunuyor, kenar sütunlardaki kısa biyografiler (Plutarkhos, Bolingbroke, Leslie Stephen) faydalı. Konuya ilk kez bakan okur için kısa ama biraz taraflı bir harita; daha dengeli bir tablo için bu kitaptan sonra doğrudan Paine ya da Voltaire'in kendi metinlerine başvurmak daha iyi olur.
- Kısa bölümler, maddeli karşılaştırmalar
- Kenar sütunlarda filozofların kısa biyografileri
- Paine, Voltaire, Collins, Bolingbroke, Flew gibi deistlerden alıntılar
- Kitabın sonunda kaynakça ve çevirmenin kaynakları
Aynı seriden, Tanrı'yı tamamen reddeden tutumu anlatan kitap — sitemizde incelemesi var
Aynı seriden, Tanrı'nın bilinemezliği tutumunu anlatan kitap — sitemizde incelemesi var
Bölümün sonunda ahiret kısmı deistlerin bu konuda ne kadar farklı düşündüğünü gösterir: Herbert of Cherbury ödül ve cezaya inanır, Anthony Collins ruhun maddi olduğunu söyler, Bolingbroke ise gelecek yaşam olsa bile cezanın olmayacağını savunur. Bilim kısmında bir zamanlar ateist olan Antony Flew'un Tanrı'yı «doğal teoloji» yoluyla kabul etmesi modern deizm örneği olarak verilir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.