Yediğimiz Gıdalar Güvenli mi? — İnsan ve Çevre Sağlığını Korumak İçin Tüketici Rehberi
Uygun
- Gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme hakkında dengeli, anlaşılır bir giriş arayanlara
- Gıda tercihlerinin çevreye etkisini merak edenlere
- Gıda mühendisliği, beslenme ve halk sağlığı öğrencilerine tarihsel bağlam için
Uygun değil
- Son yılların bilimsel veri ve önerilerini bekleyenlere — kitap 2002 tarihli
- Türkiye gıda sistemine dair yerel bilgi arayanlara — metin ABD merkezli
- Belirli bir diyet programı ya da tarifler isteyenlere
Önsöz kaygının boyutunu rakamlarla koyar: ABD Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezleri'nin o zamanki tahminine göre her yıl gıda zehirlenmesinden 76 milyon kişi hastalanıyor, 325 bin kişi hastaneye kaldırılıyor, 5 bin kişi ölüyor; kötü beslenme ve hareketsizlik ise yılda 400 bin ölüme katkıda bulunuyor. Yazarlar tüketicinin çelişkili öneriler arasında kaybolduğunu söyler: deniz ürünleri faydalıdır ama türlerin tükenmesine yol açabilir; böcek ilacı kullanılmadan yetiştirilen sebze de bakteri taşıyabilir. Kitabın vaadi açıktır: «Kaygı duymanız gereken konuları olduğu kadar kaygılanmamanız gerekenleri de söylüyoruz.»
Bu dengeli duruş kitabın en güçlü yanı. Yazarlar açıkça yazıyor: bir uçta ürünlerinin tamamen güvenli olduğuna ikna etmek için her yıl milyarlar harcayan gıda endüstrisi, diğer uçta dünyayı salgın ve felaketin eşiğinde gösteren eylemciler var — kendileri ise ortada duruyor. Okuru vejetaryen olmaya zorlamıyorlar, «ara sıra bir fast-fooda uğramanız uygarlığı çökertmez» diyorlar. Genetiği değiştirilmiş gıdalar konusunda da tutum ölçülü: çok daha güçlü düzenlemelere ihtiyaç var, ama tüketicinin bu gıdalardan kaçınması gerekmiyor.
Birinci bölüm tarihsel bir bakışla başlıyor ve bu çok etkileyici. İç Savaş yıllarının New York'unda şehir suyu kirlilikten kokuyordu, süt öylesine mikroplu idi ki gazeteler mandıraları cinayetle suçluyordu, fırıncılar ise ekmeğe tebeşir ve pipo kili katıyordu. Bu arka planda modern Amerikan süpermarketi bir «üretkenlik, temizlik ve güvenlik harikası». Ama «madalyonun diğer yüzü» de var: monokültür ve böcek ilacı kullanımının on kat artması, on binlerce hayvanın tutulduğu fabrika çiftliklerinde rutin antibiyotik kullanımı ve antibiyotik direnci, tek bir hasta hayvanın koca bir kıyma partisini bulaştırabildiği merkezi işleme, küresel ticaret ve restoranlarda düşük ücretli, eğitimsiz çalışanlar.
Beşinci bölüm beslenme bilimi üzerine güzel bir gözlemle açılıyor: Woody Allen'ın «Sleeper» filminde 200 yıl sonra biftek ve şekerlemeler sağlığın anahtarı ilan edilir — seyirciler güler, çünkü önerilerin sürekli değiştiğini düşünürler. Yazarlar ise sansasyonel haberleri bir kenara koyarsak iyi beslenmenin temellerinin yıllardır sabit kaldığını söylüyor. On adım sade ve pratik: porsiyonları küçültmek, katı yağları azaltmak, tam tahıl, bol sebze, daha az et, daha az tuz, daha az şeker, ara öğünlerde meyve. Kilo vermek için ise asıl mesele — hangi diyet olursa olsun — toplam kalori.
Zayıf yanlar zamanla ilgili. Rakamlar eskimiş (CDC 2011'de gıda kaynaklı hastalık tahminini 48 milyona indirdi), bazı öneriler — örneğin yumurta sarısını azaltmak ve her şeyde az yağlı süt ürünlerini seçmek — sonraki yıllarda ABD beslenme kılavuzlarında yumuşatıldı. Metin tamamen Amerikan gerçekliğine — USDA, FDA kurallarına, Amerikan restoranlarına — dayanıyor. Buna rağmen gıda tercihlerine sakin, bilimsel ve dengeli bakmayı öğreten iyi bir tüketici rehberi.
- Her konuda «kaygılanın / kaygılanmayın» dengesi
- Tarihsel örnekler, istatistikler ve pratik öneriler
- Sonda kaynak listesi ve geniş notlar
Sanayi gıda sistemine ve alternatiflerine derinlemesine gazetecilik bakışı
Gıda sanayisinin beslenme önerilerine etkisini inceleyen klasik eser
Amerikan fast-food endüstrisinin sağlığa ve çevreye etkisi
Beşinci bölüm beslenme bilimi hakkında bir gözlemle açılır: Woody Allen'ın «Uyuyan» filminde 200 yıl sonra biftek ve tatlılar sağlığın anahtarı ilan edilir — izleyiciler güler, çünkü önerilerin sürekli değiştiğini düşünürler. Yazarlar ise sansasyonel haberleri bir kenara bırakırsak iyi beslenmenin temellerinin yıllardır sabit kaldığını söyler; on adım sade ve pratiktir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.