Anlamsızlık Hissi — Psikoterapi ve Felsefeye Bir Meydan Okuma
Uygun
- «İnsanın Anlam Arayışı»nı okuyup logoterapinin kuramsal yanını derinlemesine öğrenmek isteyenlere
- Psikoloji, psikiyatri ve psikoterapi öğrencileri ve uzmanlarına
- Varoluşçuluk ve felsefi antropolojiye ilgi duyan okurlara
- Anlamsızlık ve boşluk hissiyle mücadele eden, onu anlamaya çalışan insanlara
Uygun değil
- Frankl'ın toplama kampı anılarını bekleyenlere — bu kuramsal bir makale derlemesi
- Pratik bir «kişisel gelişim» kitabı arayanlara
- Akademik terminolojiden (noolojik, psikolojizm, noojenik nevroz) yorulan okurlara
Batthyany'nin kapsamlı giriş yazısı Frankl'ın düşüncesinin nasıl şekillendiğini gösteriyor: 21 yaşındaki bir tıp öğrencisinin 1926'da «logoterapi» terimini ilk kez kullanması, Freud'dan uzaklaşıp Adler'e yakınlaşması, 1927'de «ortodoks olmayan görüşleri» nedeniyle Adler'in derneğinden ihraç edilmesi. Viyana'da gençlik danışma merkezleri kuran Frankl, karne günlerinde öğrenci intiharlarının arttığını fark ediyor ve özel bir kampanya düzenliyor — kuram doğrudan klinik deneyimden doğuyor.
Yazının en etkileyici kısmı savaş yılları: Frankl 1942'de ailesiyle birlikte Theresienstadt'a sürgün ediliyor, getto içinde intihar riski taşıyan insanları arayıp bulan gönüllü bir gruba katılıyor. Dört kamptan sağ çıkıyor ama babasını, annesini, kardeşini ve eşini kaybediyor. Batthyany onun ünlü sözünü hatırlatıyor: «İnsan gaz odalarını icat eden ama aynı zamanda dudaklarında dualarla gaz odalarına gidendir.»
Frankl'ın kendi metni «Anlamsızlık Hissi» makalesiyle açılıyor: Viyana'da 500 genç üzerinde yapılan bir araştırmaya göre bu duyguyu yaşayanların oranı iki yılda %30'dan %80'e çıkmış; varoluşsal boşluk kapitalist ve komünist ülkeler arasındaki sınırları «vizesiz» geçiyor. Nedeni açık: hayvanın aksine insana içgüdüleri, eski zamanların aksine de gelenekleri ne yapması gerektiğini söylemiyor. Sonuçta insan ya başkalarının yaptığını yapıyor (konformizm) ya da başkalarının ondan istediğini (totalitarizm).
Frankl «kendini gerçekleştirme» fikrini eleştiriyor: insan kendini ancak kendi dışındaki bir anlama — bir işe, bir insana — yönelerek gerçekleştirebilir; kendini aşmak varoluşun özüdür. Cinsellikte «başarıya» yapılan kitlesel vurgunun kaygı ve nevroz doğurduğunu, «seks enflasyonunun» değer kaybıyla sonuçlandığını söylüyor. Anlamı bulmanın organı vicdandır — ama vicdan da yanılabilir; bu yüzden anlam kimseye bahşedilemez, herkes onu kendisi bulmalıdır.
İkinci makale terapistin rolüne geçiyor: anlam arayışı patolojik değil, insan olmanın en açık göstergesi; onu hastalık gibi yorumlamak hastayı ruhsal mücadelesinin meyvesinden yoksun bırakıyor. Frankl «psikolojizm», «patolojizm» ve «noolojizm» gibi indirgemecilik biçimlerini ayırıyor; 1941'de Gestapo'nun onu sorguya çağırıp aslında «bir arkadaşı» kılıfıyla kendi fobisi için terapi aldığı ironik hikâyeyi anlatıyor.
En etkileyici sahne, Auschwitz'te eşini ve altı çocuğunu kaybetmiş bir hahamla yapılan konuşma: ikinci eşinin kısır çıkması onu umutsuzluğa sürüklemiş. Frankl onun en derindeki korkusunu buluyor ve acısına yeni bir bakış açısı açıyor — haham yıllar sonra ilk kez rahatlıyor. Bu bölüm kitabın ana tezini canlı biçimde gösteriyor: kaçınılmaz acı doğru tutumla bir başarıya dönüşebilir ve hayat son nefese kadar anlamını yitirmez.
- Makaleler farklı yıllara ait olduğu için bazı fikirler tekrarlanıyor
- Kuramsal metinler kısa klinik hikâyelerle canlandırılıyor
- Batthyany'nin girişi kitabı bağlama oturtuyor, Frankl'ı ilk kez okuyan için yararlı bir yol haritası
- Türkçe çeviri terminoloji açısından ağır, bazı cümleler iki kez okunmayı gerektiriyor
Logoterapinin doğduğu kamp deneyimini anlatan, bu kitabın kuramına giriş niteliğindeki klasik
Ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlamsızlık temalarını psikoterapi bağlamında ayrıntılı işliyor
Okunan kısmın en etkileyici sahnesi Auschwitz'te eşini ve altı çocuğunu yitirmiş bir haham ile sohbettir: ikinci eşinin kısır çıkması onu umutsuzluğa sürüklemiştir. Frankl onun en derin korkusunu bulur ve acısına yeni bir bakış açısı açar — haham yıllar sonra ilk kez rahatlar.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.