Bilişsel Psikoloji — Zihin, Araştırma ve Gündelik Deneyim
Uygun
- Psikoloji, eğitim ve nörobilim öğrencilerine
- Belleğin, dikkatin ve kararların nasıl işlediğini bilimsel temelde öğrenmek isteyenlere
- Popüler psikoloji kitaplarından sonra bir adım ileri gitmek isteyen okurlara
- Eğitim, hukuk ya da tasarım alanında insan bilişiyle çalışan uzmanlara
Uygun değil
- Kısa, hafif bir okuma arayanlara — kitap 750 sayfalık bir ders kitabı
- Kişisel gelişim tavsiyeleri bekleyenlere
- En güncel araştırmaları arayanlara — baskı 2011 tarihli
Bölüm belleği laboratuvardan çıkarıp gündelik hayata taşıyor ve bunu yazarın kendi anısıyla yapıyor: 11 Eylül 2001 saldırılarını üniversitedeki ofisine yürürken bir sekreterden duyduğunu, önce yolunu şaşırmış küçük bir uçak geldiğini düşündüğünü, sonra eşini arayıp kulenin yıkıldığını öğrendiğini anlatıyor. Okura da aynı soruları soruyor: Siz neredeydiniz, kimden duydunuz? Bu, Brown ve Kulik'in 1977'de Kennedy suikastı üzerinden öne sürdüğü «flaş bellek» kavramına güzel bir giriş: şok edici, duygusal bir olayı duyduğumuz anın koşulları bir fotoğraf gibi belleğe kazınıyormuş.
Bölümün gücü bu sezgisel fikri nasıl sınadığında. Goldstein, Brown ve Kulik'in yönteminin zayıflığını gösteriyor: anılar yıllar sonra toplanmış, doğruluğunu denetlemenin yolu olmamış. Çözüm «yinelenen anımsama» yöntemi. Neisser ve Harsch'ın Challenger çalışmasında öğrenciler felaketten bir gün sonra ve iki buçuk yıl sonra aynı soruları yanıtlamış: bir katılımcı önce haberi din dersinde duyduğunu yazmış, sonra yurtta oda arkadaşıyla televizyonda gördüğünü «hatırlamış». Haberi ilk televizyondan duyduğunu söyleyenlerin oranı %21'den %45'e çıkmış. Talarico ve Rubin'in 11 Eylül çalışması ise flaş anıların sıradan anılar kadar solduğunu, ama insanların onlara daha çok güvendiğini göstermiş.
Kitap tarafsız ve karşıt sonuçları da gösteriyor: Davidson ve meslektaşlarının çalışmasında bir yıl sonra 11 Eylül anılarının eşleşik puanı 0,77, gündelik olayınki ise 0,33 çıkmış, katılımcıların %35'i gündelik olayı hiç hatırlayamamış. Goldstein farkın olası nedenlerini tartışıyor ve okura tek bir araştırmaya güvenmemeyi öğretiyor — ders kitabının en değerli yanlarından biri bu.
Sonraki kısım belleğin «yapı-kurucu» doğasına geçiyor. Frederic Bartlett'in 1932'de yayımladığı klasik deneyde katılımcılar Kanada yerlilerine ait «Hayaletlerin Savaşı» öyküsünü okuyup defalarca yeniden anlatmış; zaman geçtikçe öykü kısalmış, bozulmuş ve en önemlisi katılımcıların kendi kültürüne uydurulmuş. Ardından Elizabeth Loftus'un ünlü deneyleri geliyor: «dur» işaretini görenler, sonradan verilen yanıltıcı bir sorudan sonra «yol ver» işareti gördüklerini söylemiş; kaza filminden sonra «çarpıştıklarında» sözcüğüyle sorulanlar hızı daha yüksek tahmin etmiş ve bir hafta sonra %32'si olmayan kırık camı «görmüş» — «vurduklarında» sözcüğünü duyanlarda bu oran %14.
Bölümün pratik doruğu görgü tanıklığı. Kitap ABD'de DNA kanıtıyla 248 kişinin haksız yere hüküm giydiğinin ortaya çıktığını ve bu kararların büyük çoğunluğunun hatalı tanık teşhisine dayandığını hatırlatıyor, ardından hataların algıdan, bellekten ve polis prosedürlerinden nasıl doğduğunu açıklıyor. Bölüm çocuklukta istismar anılarıyla ilgili hassas tartışmaya da değiniyor. Zayıf yan Türkçe çeviride: Bartlett'in adı tutarlı biçimde «Barlett» yazılmış, bir şekil altı yazısında «11 Eylül 2011» gibi bir tarih hatası var — okur bu küçük hatalara dikkat etmeli.
Sonuçta bu bölüm kitabın neden klasik sayıldığını gösteriyor: gündelik hayattan soru soruyor, klasik deneyleri adım adım açıklıyor, sonuçların sınırlarını gizlemiyor ve okura kendi belleğine kuşkuyla bakmayı öğretiyor. Ders kitabı olsa da yazarın kişisel örnekleri ve «Birlikte Düşünelim» kısımları metni canlı tutuyor. Kitabın hacmi göz korkutabilir, ama bellek üzerine yalnızca bu bölümü okumak bile önemli bir bakış değişikliği yaratıyor.
- Her bölümde «Yöntem» ve «Gösterim» kutuları
- Çok sayıda grafik, şema ve fotoğraf
- Bölüm arasında ve sonunda kendinizi test edin soruları, özet ve anahtar terimler
- Yazarın kendi hayatından gündelik örnekler
Psikolojinin bütün alanlarına daha geniş ve hafif bir giriş sunan ders kitabı — sitemizde incelemesi var
Zihin ve düşünme üzerine felsefi bir bakış — sitemizde incelemesi var
Bölümün pratik zirvesi görgü tanıklığıdır. Kitap ABD'de DNA kanıtıyla 248 kişinin haksız yere mahkûm edildiğinin ortaya çıktığını ve bu hükümlerin büyük çoğunluğunun yanlış tanımaya dayandığını anımsatır, sonra hataların algı, bellek ve polis prosedürlerinden nasıl doğduğunu açıklar. Bölüm çocuklukta istismar anılarıyla ilgili hassas tartışmaya da değinir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.