Cinsellik ve Başarısız Mutlak
Uygun
- Hegel, Kant ve Lacan felsefesine aşina, ağır teorik metinlerden çekinmeyen okurlara
- Žižek'in popüler kültürü (Hitchcock, Tim Burton) soyut felsefeyle birleştiren üslubunu sevenlere
- Marksizmin felsefi temellerine eleştirel, heterodoks bir bakış arayanlara
- Cinselliğin felsefi statüsü hakkında derin tartışmaya meraklı olanlara
Uygun değil
- Felsefeye giriş seviyesinde, basit anlatım bekleyenlere — kitap hiçbir kavramı basitleştirmez
- Kitabın adından cinsellik hakkında popüler/betimleyici içerik bekleyenlere — bu soyut metafizik bir incelemedir
- Hızlı, doğrusal bir okuma deneyimi isteyenlere — metin sık sık geri dönüp kendi argümanını yeniden kurar
- Lacan psikanaliz terminolojisine aşina olmayan, ek bağlam aramak istemeyen okurlara
Kitap, adından itibaren etkili bir ikili okumaya davet eder: "Cinsellik ve Başarısız Mutlak" — bir yandan, din ya da Mutlak'a inanç başarısız olduğunda dizginsiz hedonizmin kendini sahte bir Mutlak olarak (Sade örneğinde olduğu gibi) sunmasını, öte yandan doğası gereği çelişkili olan cinselliğin yeni bir Mutlak mertebesine yükseltilmesi girişiminin kaçınılmaz olarak başarısızlığa mahkum olmasını ifade eder.
Žižek bunu "kadın meselesi" üzerinden örnekler: Schelling'den Sloterdijk'e uzanan bir felsefi hat, kadın orgazmını Tanrı'nın varlığının ontolojik kanıtı, insan evriminin doruk noktası olarak sunmuştur. Yazar bunu yalnızca "obskürantist New Age spekülasyonu" diye reddetmek yerine, içeriden çökertmeyi tercih eder: cinselliğin en yüksek "Varlık" deneyimi olarak tarifi, aslında insan cinselliği için kurucu olan arızanın/çatlağın üstünü örter.
Kitabın asıl felsefi hedefi ise daha geniştir — Stalinist "diyalektik materyalizm"in yeniden inşası. Yazar, Stalin'in 1938 tarihli metninden dört tezi sıralar (doğanın ayrılmaz bütünlüğü, sürekli hareket, nicelikten niteliğe sıçrama, içsel çelişki) ve her birine kendi "DM2" versiyonunda bir karşı-tez koyar: bütünlük yerine ayrım/kesme, sıçrama yerine gecikme ve "ölü zaman", doğrusal ilerleme yerine yön verilemez tekrar yapısı, dışsal çelişki yerine şeyin kendisiyle kurduğu kurucu çelişki.
Bu "yön verilemezlik" kavramını açıklamak için Žižek matematiksel bir metafora başvurur: Möbius şeridi gibi yüzeylerde "sağ" ve "sol" gibi kavramlar sabit biçimde tanımlanamaz, çünkü yüzey üzerinde hareket eden her şey başlangıç noktasına ayna görüntüsü olarak döner. Yazara göre, gerçek diyalektik materyalizmi Stalinist karikatüründen ayıran da tam olarak bu öz-ilişkisel, dairesel yapı düşüncesidir.
Soyut argümanları canlandırmak için Žižek sürekli popüler kültüre başvurur: Hitchcock'un "Vertigo" filmindeki sekoya sahnesi (Madeleine'in "burada doğdum, burada öldüm" dediği an, sonradan sahte olduğunu öğrendiğimiz an) Alman İdealizminin tarihsel çerçevesini (1781, Kant'ın ilk Eleştiri'si — 1831, Hegel'in ölümü) metaforik olarak yorumlar; Tim Burton'ın "Batman" filminin açılış jeneriği ise "maddesiz materyalizm" fikrini göstermek için kullanılır.
Bölüm, Heidegger'in "ontolojik fark" kavramını "ontolojik paralaks" olarak yeniden biçimlendirerek kapanır: modern bilimin insanı hayvanlar aleminden evrim yoluyla açıklamasını, transandantal-ontolojik yaklaşımın bu açıklamayı "döngüsel" saymasıyla karşı karşıya getirir — Žižek'e göre bu iki yaklaşım arasındaki mesafe ortadan kaldırılamaz; soru şudur: bu son mudur, yoksa kitabın geri kalanı bu kapalı daireden bir çıkış yolu sunacak mıdır?
- Žižek soyut felsefi kavramları açıklamak için sürekli sinema örneklerine (Hitchcock'un "Vertigo"su, Tim Burton'ın "Batman"i) başvurur
- Stalin'in diyalektik materyalizminin dört tezi sıralanıp her birine karşı kendi dört karşı-tezi konularak açık bir yapısal yöntem uygulanır
- Geniş bilimsel-felsefi referans aygıtı (Schelling, Sloterdijk, Heidegger) metni yoğunlaştırır, ama argümanı takip etmeyi zorlaştırır
Yazarın bu kitapta kullandığı "ontolojik paralaks" kavramını daha ayrıntılı işlediği önceki eseri
Kitabın dayandığı cinsiyetlenme formüllerinin asıl kaynağı
Kitabın referans verdiği Kant-Hegel dönemini daha geniş bağlamda açıklar
Teorem I ("Mutlak"ın Kipleri) Kant ve Hegel'den Budist felsefesi ve Husserl'e uzanan geniş karşılaştırmalar yapar, "transandantal" kavramının tarihsel evrimini izler.
Teorem II ana başlığa uygun olarak cinsellik meselesini doğrudan ele alır: "saf cinsiyetlenme"nin antinomilerinden bitkiler/hayvanlar/insan/post-insan spektrumunda cinsel öznenin nasıl oluştuğuna kadar.
Teorem III kitabın merkezi topolojik metaforlarını (Möbius şeridi, çapraz kapak, Klein şişesi) sınıf mücadelesi ve kuantum fiziğiyle birleştirir — Žižek'in "yön verilemez üçlü" adını verdiği yapı budur.
Son Teorem IV delilik, savaş ve dil konularını Beckett ve Prokofiev'in eserleri üzerinden inceleyerek kitabı "inatçı soyutlama" kavramıyla sonlandırır.
Kapsam. İnceleme kitabın yalnızca “Giriş: Diyalektik Materyalizmin Yön Verilemez Uzamı” bölümünü (s. 11–25, yaklaşık 468 sayfalık kitabın %3’ü) kapsar; dört ana “Teorem” bölümü açılmaz (yalnızca konuları aşağıdaki bölümde verilmiştir).
Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Vertigo ve Batman örnekleri olmasaydı ilk bölümü anlamakta zorlanırdım — Žižek'in bu üslubu gerçekten işe yarıyor.
Başlığa aldanmayın, beklediğiniz gibi bir kitap değil — çok ağır, çok akademik, ama değerli.
Stalin'in dört tezine karşı Žižek'in dört karşı-tezi bölümü bana en net kısım oldu.