Delicesine Mutlu
Uygun
- Depresyon ya da kaygıyla yaşayan, “bir tek ben böyle değilim” duygusuna ihtiyaç duyan okurlara
- Ruhsal hastalığı olan bir yakınını anlamak isteyenlere
- Kara, absürt mizahı ve blog üslubunu sevenlere
Uygun değil
- Küfür, cinsel şaka ve kaba mizahtan rahatsız olanlara
- Psikoloji kitabı ya da pratik öneri bekleyenlere
- Tutarlı, yapılandırılmış bir metin arayanlara — kitap dağınık denemelerden oluşuyor
Kitap bir uyarıyla açılıyor: yazar okura kitabı okumamasını ısrarla tavsiye ediyor, ardından kitabı “dolaptaki kesik kafalara” benzetiyor — herkesin sakladığı tuhaflıklar, söylenmemiş itiraflar, bastırılmış korkular. Bu açılış kitabın tonunu belirliyor: ağır konular absürt, bazen kaba şakaların ardından anlatılıyor. Yazar hemen ekliyor: bu bir ders kitabı değil, tek bir insanın deneyimi; “Benim ruhsal sorunum, senin ruhsal sorunun değildir.”
Yazarın Notu kitabın en ciddi ve en değerli kısmı. Lawson burada #DelicesineMutlu hareketinin nasıl doğduğunu anlatıyor: depresyon dönemleri arasındaki iyi günleri “delicesine” — kanguru kiralamaya varana kadar — yaşama kararı. Yazar ruhsal hastalıktan iyileşmeyi savaştan dönen askerin hâline benzetiyor: işe zayıf, solgun dönersin ama kimse senin gizli savaşını bilmez. Asıl dilek de buradan doğuyor: ruhsal denge için verilen kişisel savaşların utançla değil gururla karşılandığı bir dünya. Not, “Üç gündür kendime zarar vermedim” cümlesiyle bitiyor — kitabın en sade ve en etkileyici anlarından biri.
İlk deneme, anneyle yıllardır süren bir tartışma üzerine kurulu. Anne “Sen deli değilsin, sadece hassassın” diyor, Lawson ise tanılarını sıralıyor: ağır kaygı bozukluğu, klinik depresyon, dürtü kontrol bozukluğuna bağlı kendine zarar verme, kaçınmacı kişilik bozukluğu, benlik yitimi, obsesif kompulsif bozukluk ve trikotilomani (saç yolma). Bu ağır liste hemen bir şakayla yumuşatılıyor: “Kalabalık uçaklarda ‘mani’ lafını duyan insanlar hemen geri çekilip sana yer açar.”
Denemenin merkezinde “beyaz önlük sendromu” var: çocukluktan beri doktor önlüğü görünce bayılmak. Lawson bir hastane gezisinde, göz doktorunda, dişçide, jinekologda ve hatta veterinerde bayıldığını anlatıyor — sonuncusunda yarı çıplak hâlde bir sürü köpeğin arasında ayılıyor. Bu hikâyeler gerçekten komik, ama ardında ciddi bir fikir var: beden ve beyin bazen insana karşı çalışır ve bunu saklamak yerine konuşmak daha sağlıklıdır. Anne sonunda kabul ediyor: “Belki normal değilsin, ama kim normal olmak ister ki?”
Denemenin en önemli fikri sonda geliyor: “Delicesine mutlu olmak ruh hastalığına bir derman değil, ona karşı tasarlanmış bir silah” — aklını yitirdiğinde senden çalınan yaşam sevincinin en azından bir kısmını geri almanın yolu. Lawson çocukken kaygılarını boş oyuncak kutularına saklanarak, lisede kendini yalıtarak, üniversitede yeme bozukluğuyla “düzeltmeye” çalıştığını, şimdi ise ilaç, terapi ve dürüstlükle yönettiğini yazıyor. Bu dürüstlük kitabın en büyük değeri.
Sonraki denemeler ise eşit değil. “Telefonumla Takılmak” gibi bölümler gece yarısı yazılmış absürt notlardan oluşuyor — şeftalinin “yeni doğmuş bebek kafası” gibi olması, kuşkonmazın “gelişememiş enginar” olması — ve bazı okurlar için yorucu olabilir. Cinsel şakalar ve küfürler bol. Türkçe çeviri canlı, ama yazarın İngilizce kelime oyunları (örneğin “cumin” ile “human”) açıklayıcı notlarla verilmek zorunda kalınmış ve bazı şakalar kaybolmuş. Kitap en güçlü sayfalarını sona saklıyor.
- Ağır konuları absürt mizahla anlatabilme becerisi
- Ruhsal hastalık hakkında nadir görülen açıklık
- Son denemelerde güçlendirici, okura doğrudan seslenen bir dil
Yazarın çocukluk anılarına dayanan ilk kitabı
Depresyonu mizah ve çizimlerle anlatan blog kitabı
Depresyondan sağ çıkmak üzerine daha ciddi, kişisel bir kitap
İlk denemenin en önemli düşüncesi sonda gelir: «Çılgınca mutlu olmak ruhsal hastalığın ilacı değil, ona karşı bir silahtır» — akıl senden çalarken yaşam sevincinin en azından bir kısmını geri almanın yolu.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.