Panik Bozukluk
Uygun
- Panik bozukluğun tarihsel gelişimini (Da Costa, Freud, Klein) bilimsel bağlamda öğrenmek isteyenlere
- Panik atağın fiziksel ve psikolojik belirtilerini kesin tanı ölçütleriyle bilmek isteyen öğrenci/klinisyenlere
- Türkiye'de bilişsel-davranışçı terapinin panik bozukluk tedavisinde neden yeterince uygulanmadığını anlamak isteyenlere
- Gerçek bilimsel referanslarla (DSM sınıflamaları, araştırma alıntıları) zengin akademik metinleri sevenlere
Uygun değil
- Popüler, otobiyografik tarzda, "panik atağımla mücadelem" formatında bir kitap arayanlara
- Yalnızca pratik öz-yardım tekniklerini (nefes egzersizleri vb.) arayan okurlara — kitap daha çok kuramsal/klinik bir çerçeve sunuyor
- Hipertansiyon ilişkisini (kitabın temel özgün katkısı) değil, genel anksiyete hakkında okumak isteyenlere
Giriş, panik bozukluğun tarihçesini 1871 Amerikan İç Savaşı'na götürüyor — Dr. Da Costa, askerlerde gözlemlediği çarpıntı, terleme, titreme ve boğulma hissiyle birlikte görülen ancak herhangi bir organik kalp hastalığı bulunamayan tabloyu "irritabl kalp" sendromu olarak adlandırmış.
I. Dünya Savaşı döneminde Lewis bunun için "efor sendromu" önerisini getirmiş, Oppenheim ise "nörosirkülatuar asteni" olarak adlandırmış — her ikisi de aynı klinik tabloyu farklı terimlerle tanımlamış.
Psikolojinin bilimsel temelini atan Sigmund Freud, 1895'te "anksiyete nevrozu" kavramını ortaya atmış ve panik bozukluk ile agorafobi arasındaki ilişkiyi gösteren ilk bilim insanı olmuş.
Klein'ın yoğun çabaları sonucunda panik atak, ilk kez 1980'de yayınlanan DSM-III ile resmi sınıflamaya girebilmiş — böylece psikiyatri literatürüne "panik atak" terimini kazandıran ilk bilim insanı Klein olmuş.
Bölüm daha sonra klinik soruna geçiyor — panik bozukluğu olan hastalar genellikle kalp krizi korkusuyla acil servise başvuruyor, herhangi bir organik bulguya rastlanmayınca psikiyatriye yönlendiriliyor, genellikle antidepresan/anksiyolitik reçete ediliyor, ama yazarın kendi 2013 araştırmasına göre Türkiye'de bilişsel-davranışçı terapi yeterince uygulanmıyor.
Bu eksiklik (ilaç + psikoterapi değil, yalnızca ilaç) hastaların hastalık hakkında bilgisiz kalmasına, bedensel belirtilere odaklanarak yeni atakları tetiklemesine ve beklenti anksiyetesi/agorafobi gibi bir kısır döngüye girmesine yol açıyor.
- Yoğun bilimsel referans aparatı (Özkan, Tükel, Ceylan ve Yazan, Aksoy) her iddiaya kaynak gösteriyor
- Tarihsel gelişim kronolojik sırayla (1871 → I. Dünya Savaşı → 1895 Freud → 1980 Klein) sunuluyor, okurun kavramın nasıl şekillendiğini izlemesini sağlıyor
- Yazar kendi doktora araştırmasına (2013) atıfta bulunarak kitaba kişisel bilimsel bir katkı ekliyor
Aynı alanda, kitapta defalarca atıfta bulunulan Türk uzmanın temel eseri
Anksiyete bozukluklarının biyolojik ve psikolojik temellerine dair uluslararası akademik bir başvuru kaynağı
Kitap devamında panik bozukluğun kesin tanı ölçütlerini, fiziksel ve psikolojik belirtilerini, beklenti anksiyetesini ve agorafobi ile ilişkisini, epidemiyolojisini ve diğer ruhsal/organik hastalıklardan ayırıcı tanısını (1. Bölüm'ün kalanı) inceliyor.
Kitabın temel özgün katkısı 2. Bölüm'de geliyor — panik bozukluk ile hipertansiyon arasındaki ilişkinin incelenmesi (yazarın kendi doktora araştırmasının konusu), ardından tedavi yöntemleri, psikoterapinin rolü ve ortak yaşam olaylarının (aile, ayrılık, kayıp) panik bozukluğun başlangıcındaki rolüne ayrılan bölümler geliyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.