Antik Dünya Tarihi
Uygun
- Antik dünya tarihine edebi, klasik üslupta yazılmış geniş bir giriş arayan okurlara
- Mısır-Mezopotamya'dan Yunanistan ve Roma'ya uzanan "uygarlık zincirini" bütünlüklü bir anlatı olarak izlemek isteyen okurlara
- Kamu malı olan, 20. yüzyılın başındaki akademik tarihçiliğin üslubunu görmek isteyen meraklı okurlara
Uygun değil
- En son arkeolojik keşiflere dayanan güncel bir araştırma arayan okurlara — kitap 1904'te yazılmıştır, bazı bilgiler sonradan güncellenmiştir
- Kısa, hızlı bilgi formatı isteyen okurlara — kitabın nesri klasik, dolaylı ve bazen uzun cümlelerle yazılmıştır
Goodspeed Giriş'e tarihi bir ağaca benzeterek başlıyor — kökleri, gövdesi, kabuğu, dalları hepsi birbirine bağlı, ortak bir hayata sahip. Antik ve modern dünyanın aynı ağacın gövdesi ve dalları olduğunu anlatıyor ve antik tarihi öğrenmenin değerinin tam da bu kökten geldiğini vurguluyor.
En canlı kısım, yazarın okuru hayali bir yolculuğa davet etmesidir: İngiltere'den Almanya ve Fransa üzerinden Roma'ya, sonra Atina'ya, sonra Küçük Asya kıyılarından Nil vadisine, Mısırlıların Memphis ve Thebes'teki başarılarına hayran kalarak, sonra Kudüs'e, Şam'a, Fırat'ın yukarı akışına ve nihayet "insan uygarlığının beşiği" olarak adlandırdığı Babil'e.
Bu yolculuk metaforundan sonra Goodspeed somut coğrafi argümana geçiyor: Mısır (Nil vadisi) ile Babil (Dicle-Fırat ovası) arasındaki ilişkiyi "Bereketli Hilal" biçiminde tasvir ediyor — iki nehrin ağzından Suriye'nin dağlık bölgelerinden geçerek birbirine bağlanan hilal şeklinde verimli toprak şeridi.
Bölüm, Sami halklarının (Babilliler, Asurlular, Aramiler, Kenanlılar, Fenikeliler, İbraniler) Kuzey Arabistan'dan bu verimli vadilere nasıl yayıldığını izliyor ve Hint-Avrupa kökenli Med-Perslerin kuzey dağlarından gelip Pers İmparatorluğu'nu nasıl kurduğunu not ediyor — tarihin "sürekli olarak Doğu'dan Batı'ya hareket ettiği" tezisiyle sonlanıyor.
- Bilimsel içeriği edebi bir metaforla (tarih = ağaç, tarih öğrenmek = yolculuk) birleştirerek kuru olgulardan farklı bir okuma deneyimi yaratıyor
- Hayali "gezinti" tekniğiyle soyut coğrafi ilişkileri (Mısır-Babil bağlantısı) canlı, izlenebilir bir hikayeye dönüştürüyor
- 1904'ün akademik nesir üslubu (uzun, katmanlı cümleler) günümüzde nadir rastlanan bir edebi nitelik taşıyor
- Kitap kamu malıdır — bu da onun ücretsiz erişilebilir olmasını ve farklı yayınevleri tarafından defalarca yeniden basılmasını açıklıyor
Sitede mevcut, aynı coğrafyaya (Mezopotamya) daha güncel, eleştirel arkeolojik bakışla yaklaşan başka bir eser
Kitabın ana kısmı (Mısır, Asur, Pers, Yunanistan, Roma imparatorluklarının tam tarihi) — bu inceleme yalnızca Giriş ve 1. bölümün başlangıcını kapsıyor
Giriş ve 1. bölümün başlangıcından sonra kitap üç büyük kısma ayrılıyor: "Doğu İmparatorlukları" (Babil ve Mısır'daki ilk krallıklar, Asur'un dünya imparatorluğu, Med-Kalde imparatorlukları, Pers dünya imparatorluğunun kuruluşu), "Yunan İmparatorlukları" (Yunanistan'ın başlangıcı ve yayılması, Atina-Sparta-Thebes-Makedonya'nın ilk imparatorluk girişimleri, İskender ve haleflerinin imparatorlukları) ve "Roma İmparatorluğu" (Roma'nın kuruluşundan Kartaca ile mücadeleye, Roma'nın dünya imparatorluğuna dönüşmesine ve antik çağın sona ermesine kadar).
Goodspeed'in ana tezi kitap boyunca tekrarlanıyor: uygarlık Dicle-Fırat ve Nil vadilerinden Doğu Akdeniz ve Küçük Asya'ya geçmiş, oradan Yunanistan'a ulaşmış, Yunanistan Doğu uygarlığını geliştirmiş, sonra Roma'ya aktarmış, Roma ise bunu tüm Akdeniz dünyasına yaymıştır — kitap bu "bayrak yarışını" Şarlman'ın 800 yılında Roma imparatoru olarak taç giymesiyle, yani Antik Çağ'ın resmi sonuyla bitiriyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.