Seçtiğimiz Gelecek
Uygun
- İklim değişikliği karşısında umutsuzluğa kapılmış ama ne yapacağını bilmeyen okurlara
- Paris Anlaşması'nın perde arkasını merak edenlere
- Konuya kısa, duygusal ve sade bir giriş arayanlara
Uygun değil
- Rakam, model ve teknik çözüm analizi bekleyen okurlara
- Motivasyon dilinden ve çağrı tonundan sıkılanlara
- Konuyla ilgili birkaç kitap okumuş olanlara — yeni bilgi az
Kitap yazarların kendilerini tanıtmasıyla açılıyor: Christiana Figueres 1956'da Kosta Rika'da, Tom Rivett-Carnac 1977'de İngiltere'de doğmuş. Yazarlar bunu iki farklı jeolojik dönemin — istikrarlı iklimli Holosen'in sonu ile insanın gezegeni değiştirdiği Antroposen'in başlangıcı — çocukları olmak diye sunuyor. Figueres 2010–2016 arasında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin icra sekreterliğini yürütmüş, Rivett-Carnac ise Paris müzakerelerinde baş siyasi danışman olarak çalışmış. Bu özgeçmiş kitaba güvenilirlik kazandırıyor: iklim siyasetini içeriden görmüş iki kişi konuşuyor.
Girişin ana tezi iki tarih: 2030 ve 2050. Yazarlara göre ısınmayı 1,5 derecede tutma şansının en azından yarı yarıya olması için küresel emisyonların 2030'a kadar en az %50 azalması, en geç 2050'de “net sıfıra” inmesi gerekiyor. Sebep, iklim değişikliğinin doğrusal olmaması: Arktik deniz buzu, Grönland buzulları, boreal ormanlar ve Amazon birbirini devirecek bir domino gibi. Girişte iklim inkârcılığı da sert eleştiriliyor; yazarlar iklim bilimini reddetmeyi yerçekimine inanmamakla kıyaslıyor.
İlk bölümün iki senaryosu kitabın en akılda kalan sayfaları. “Yarattığımız Dünya”da 2050'de insanlar pencereyi açmadan önce telefondan hava kalitesine bakıyor, mercan resifleri artık sadece bir hatıra, Arktik buzu erimiş, kıyı kentlerinden insanlar taşınıyor. “Yaratabileceğimiz Dünya”da ise emisyonlar her on yılda yarıya inmiş, şehirlerin havası temiz, ormanlar geri gelmiş. Bu edebi yaklaşım etkili; ama okur bunun bir kehanet değil, yazarların bilimsel verilere dayanan bir tasavvuru olduğunu akılda tutmalı — bunu kendileri de kabul ediyor.
Kitabın kalbi “İnatçı İyimserlik” bölümü. Bölüm Buda ile açılıyor ve ana fikri net: iyimserlik bir mizaç değil, bir seçim; zihin bilinçli olarak yeniden programlanabilir. Yazarlar iklim konusundaki en yaygın tepkiyi “öğrenilmiş çaresizlik” olarak adlandırıyor ve bunu sadece yanlış değil, sorumsuz buluyor. Bölümün pratik tarafı hoşuma gitti: zihin “artık çok geç” dediğinde ona derecenin onda birinin bile fark yarattığını, “fosil yakıttan vazgeçmek imkânsız” dediğinde Birleşik Krallık'ta elektriğin yarısından fazlasının temiz kaynaklardan geldiğini hatırlatmak öneriliyor.
Bölümün en güçlü kısmı kişisel bir itiraf. 2009 Kopenhag fiyaskosunun ardından Figueres müzakerelerin sorumluluğunu üstleniyor ve ilk basın toplantısında bir gazetecinin “Küresel bir anlaşmanın mümkün olduğuna inanıyor musunuz?” sorusuna “Benim ömrüm yetmeyebilir” diye cevap veriyor. Kitap bu cümleyi sorunun ta kendisi olarak sunuyor ve Paris'e giden yolu her şeyden önce bir ruh hâli değişimi olarak anlatıyor. Rebecca Solnit'in “Umut, acil durumda camı kırdığınız o çekiçtir” cümlesi de bu bölümde yer alıyor.
- İki gelecek senaryosunun edebi, canlı anlatımı
- Paris müzakerelerinden içeriden sahneler (Kopenhag fiyaskosu, Le Bourget'deki bomba alarmı)
- Her iddia için geniş notlar ve kaynakça
İklim çözümlerinin rakamlarla, daha teknik bir listesi
Aynı konuya mühendis ve yatırımcı bakışı
“Yarattığımız Dünya” senaryosunun daha karanlık, geniş hâli
Bölümün en güçlü kısmı kişisel itiraftır. 2009 Kopenhag konferansının fiyaskosundan sonra Figueres müzakerelere başkanlık etmeye başlar ve ilk basın toplantısında gazetecinin «Küresel bir anlaşmanın mümkün olduğuna inanıyor musunuz?» sorusuna «Benim ömrüm buna yetmeyecek» diye yanıt verir. Bölümün pratik yanı: akıl «artık çok geç» dediğinde ona her onda bir derecenin bile fark yarattığını hatırlatmak önerilir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.