Lider ve Demagog
Uygun
- Cumhuriyet dönemi Türk siyasi tarihine ilgi duyanlara
- Aydemir'in «Tek Adam», «Suyu Arayan Adam» kitaplarını okuyanlara
- Liderlik ve popülizm (demagoji) üzerine kısa denemeler arayanlara
- Atatürk'ün fikirlerinin yorumlanmasıyla ilgilenenlere
Uygun değil
- 1960–70'ler Türkiye siyasetini bilmeyen, bağlam açıklaması bekleyen okurlara
- Tek bir konu üzerine kurulmuş sistemli bir kitap arayanlara — bu bir gazete yazıları derlemesi
- Siyasi köşe yazılarına ilgi duymayanlara
Kitaba adını veren yazı basit ama akılda kalan bir ayrımla başlıyor: çok partili rejimlerde parti kurmak kolaydır, her partinin başkanına da «lider» denir, ama başkan olmak lider olmak demek değildir. Aydemir karşılaştırma yapıyor: İngiltere'de üç, ABD'de iki parti var; İkinci Dünya Savaşı'ndan önce ise Yunanistan'da 47, Bulgaristan'da 50 parti sahnedeydi. Sonuç: çok partililik «lider üreten bir tarla», ama bu tarlada her üreyen lider değil.
Yazar lideri üç nitelikle tanımlıyor: olayları ve koşulları en doğru değerlendirmek, bu değerlendirmeden gelen yetenekle en ileriyi görmek ve sonunda olayların gidişine yön tayin edebilmek. Demagog ise, onun sözleriyle, «eğitimden yoksun ya da eğitimi yetersiz ülkelerde, hiçbir vicdan sorumluluğu duymadan, esen rüzgâra göre konuşan», ucuz sloganlarla halk önünde perendebazlık yapan bir «eyyam adamı». Aydemir din ticaretini ve «gerçek dışı komünizmle mücadele ticaretini» demagojinin somut örnekleri olarak gösteriyor.
Yazının son kısmı 1974 Türkiye'sine ait: ülke çözülmez gibi görünen bunalımlar içinde, «demagoglar bu dumanlı havada uğursuz çığlıklarla kanat çırpıyor». Ama Aydemir umudunu yitirmiyor: 1918–1974 arasında milletin ümitsiz çıkmazlardan nasıl çıktığını hatırlatıyor ve «Ümitsizliğe düşeceğimiz gün, iç ve dış düşmanların bekledikleri gündür» diyerek bitiriyor. Bu cümle hem dönemin havasını hem de yazarın Kemalist iyimserliğini iyi yansıtıyor.
İkinci yazı kitabın en ilgi çekici metinlerinden. Aydemir fikirlerin ve doktrinlerin en büyük talihsizliğinin «bir gün kelimeleşmek» olduğunu yazıyor: Aristo mantığı Ortaçağ skolastiğinin temeline, Musa şeriatı Ferisilerin şekilciliğine dönüştüğü gibi, Türkiye'de de Atatürkçülüğü «kelime Atatürkçülüğüne» — Atatürk'ün adını bayrak gibi dolaştıran ama fikirlerini anlamaya zahmet etmeyenlerin sloganına — çevirme tehlikesi var. Yazar bunun karşısına «fikir Atatürkçülüğü»nü koyuyor.
Bu yazıda Aydemir cesur bir itirafta da bulunuyor: 1962'de Atatürk hakkında Türkçe, çağdaş bilim yöntemleriyle yazılmış doğru dürüst bir biyografi bile yok; yabancı bir aydına önerilecek ciddi bir Türk eseri bulmak zor — bunu Atatürk üzerine kitap hazırlayan Lord Kinross ile görüşmesinden örnek vererek söylüyor. Atatürk'ün «vatan» anlayışını Namık Kemal'in, Enver Paşa'nın ve Ziya Gökalp'in vatan tasavvurlarıyla karşılaştırması da (Misak-ı Milli sınırları ile «Turan» hayali arasındaki fark) yazının güçlü yanı.
Kitabın zayıf yanı derleme biçimi: yazılar tarih sırasıyla değil karışık dizilmiş, her yazının sonunda yalnızca gazetenin adı ve tarihi var, hiçbir açıklama ya da dipnot yok. 1960–70'lerin isimlerini, partilerini ve olaylarını bilmeyen okur birçok yazıda zorlanacak. Dil de dönemin Osmanlıca kelimeleriyle dolu. Yine de «lider ve demagog» ayrımı bugün neredeyse her ülkenin siyasetine uyarlanabilir.
- Kısa gazete yazıları, her biri bağımsız okunuyor
- Tarihsel karşılaştırmalar ve kişisel anılarla zengin köşe yazıları
- Her yazının sonunda yayımlandığı gazete ve tarih belirtilmiş
- Derleyen — yazarın oğlu Ertuğrul Aydemir'in önsözü
Gerçek devlet adamını sahtesinden ayırma sorusunun klasik kaynağı — sitemizde incelemesi var
Kitleleri etkileme ve siyasi manipülasyon üzerine Türk bir yazarın başka bir kitabı — sitemizde incelemesi var
Okunan yazıda Aydemir cesur bir itiraf yapar: 1962'de Atatürk hakkında Türkçe bilimsel yöntemlerle yazılmış bir biyografi bile yoktur, yabancı bir aydına önerilecek ciddi bir Türkçe eser bulmak zordur. Atatürk'ün «vatan» anlayışını Namık Kemal'in, Enver Paşa'nın ve Ziya Gökalp'in tasavvurlarıyla karşılaştırır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.