Bebeklerin Ahlaki Yaşamı
Uygun
- İnsan doğasının "temelde iyi mi kötü mü" olduğu sorusuna bilimsel temelli bir yanıt arayan okurlara
- Çocuk gelişim psikolojisi, ahlak felsefesi veya evrim biyolojisiyle ilgilenenlere
- Kendi çocuklarının empati ve adalet duygusunun ne zaman ve nasıl geliştiğini anlamak isteyen ebeveynlere
- Adam Smith'in "Ahlaki Duygular Kuramı" gibi klasik metinlerin günümüz bilimsel deneyleriyle nasıl örtüştüğünü görmek isteyenlere
Uygun değil
- Sadece felsefi (normatif etik) bir metin arayan, ampirik psikoloji deneylerine ilgi duymayan okurlara
- Ahlakın tamamen kültürel/öğrenilmiş olduğuna inanan ve biyolojik/doğuştan açıklamalara ilkesel olarak itiraz edenlere
- Kukla deneyleri, bebek davranış araştırmaları gibi metodolojik ayrıntılardan sıkılan, yalnızca nihai sonuçları isteyen hızlı okurlara
Bloom, Önsöz'ü keskin bir tezatla açıyor — 2005'te bir kadının (Virginia Postrel) hiç tanımadığı bir hastaya (Sally Satel) böbreğini bağışlaması gibi gerçek bir özgecilik örneğiyle, aynı gün gazetede okuduğu, eski sevgilisinin yüzüne asit atan bir adamın haberi arasında. Bu tezat — insanın hem şaşırtıcı iyiliğe hem de korkunç kötülüğe muktedir olması — kitabın ana sorusunu şekillendiriyor.
Yazar ardından "Mary Bale" olayını anlatıyor — İngiltere'de orta yaşlı bir kadının sokakta bulduğu kediyi çöp kutusuna atması kameraya yansıyor, Facebook'ta yayılıyor ve sonunda binlerce kişi kadına o kadar şiddetli bir öfke gösteriyor ki polis koruması gerekiyor. Bloom bunu, cezalandırma içgüdümüzün ne denli aşırıya kaçabileceğinin bir örneği olarak sunuyor.
Ahlakı anlamanın farklı yollarını sıralıyor — teoloji (Ulusal Sağlık Enstitüsü başkanı Francis Collins'in özverili davranışları Tanrı'nın kanıtı sayması), edebiyat/felsefe (romancı ve şairlerin sezgisi, normatif ve metaetik yaklaşımlar) ve son olarak bilim (dil ve bellek gibi zihinsel süreçlerin incelendiği aynı yöntemlerle ahlakı araştırmak). Bloom, bir gelişim psikoloğu olarak bebeklerde ve küçük çocuklarda ahlakın ortaya çıkışına odaklandığını açıklıyor.
Thomas Jefferson'ın 1787 tarihli mektubundan alıntı yaparak — ahlak duygusunun kol veya bacak gibi insanın bir parçası olduğu, gücü kişiden kişiye değişse de herkese bahşedildiği fikri — ve Adam Smith'in "Ahlaki Duygular Kuramı"ndan (Smith'in kendisinin bile "Ulusların Zenginliği"nden üstün saydığı eser) söz ederek, Bloom kitabının büyük bölümünün bu 18. yüzyıl fikirlerinin güncel gelişim psikolojisi deneyleriyle nasıl doğrulandığını göstereceğini vaat ediyor.
Dört doğuştan gelen ahlaki yeteneği sıralıyor: ahlak duygusu (iyi/kötü niyetli davranışı ayırt etmek), empati ve merhamet, ilkel bir hakkaniyet algısı (kaynakların eşit paylaşımına eğilim) ve ilkel bir adalet algısı (iyi davranışın ödüllendirilmesi, kötünün cezalandırılması isteği) — ancak bu doğuştan gelen iyiliğin sınırlı olduğunu, yabancılara karşı kayıtsızlığın, bağnazlığın ve ırkçılığın da aynı derecede doğal olduğunu vurguluyor.
1. bölüm ünlü bir deneyle açılıyor — bir yaşındaki bir bebek, üç kuklalı bir gösteri izliyor: "uslu" kukla topu geri veriyor, "yaramaz" kukla topu alıp kaçıyor; ardından her iki kuklanın önüne ödül konulduğunda bebek beklendiği gibi yaramaz kuklanın ödülünü alıyor — ama bununla yetinmiyor, kuklanın kafasına da vuruyor. Bloom bunu, bebeklerde konuşma yetisi oluşmadan önce var olan ilkel bir "adaleti yerine getirme" içgüdüsünün kanıtı olarak sunuyor.
- Bloom'un dili akademik titizlikle yazılmış, ama kişisel itiraflar (kendi ahlaki hatalarını kabul etmesi) ve gündelik örneklerle (Yoda alıntısı, Facebook olayları) canlandırılmış
- Kitap, bilimsel araştırmayı (kukla deneyleri) felsefi geleneği (Jefferson, Adam Smith) birleştiren nadir örneklerden biri
- Yazar Yale Üniversitesi'nde psikoloji ve bilişsel bilim profesörüdür, araştırmaları Nature ve Science gibi dergilerde yayımlanmıştır
İnsan doğasının doğuştan gelen yönlerini aynı bilimsel-felsefi tonda inceleyen, tamamlayıcı bir eser
Ahlaki sezgilerin grup çatışmalarında nasıl işlediğini daha derinlemesine inceliyor
1. bölümden sonra Bloom empati ve merhametin (2. bölüm), hakkaniyet-statü-cezalandırmanın (3. bölüm) gelişim psikolojisini inceliyor, ardından "Başkaları" bölümünde grup içi/grup dışı ayrımcılığın (ırkçılık, bağnazlık) bebeklerde ne kadar erken ortaya çıktığını gösteriyor.
Sonraki bölümler bedene (iğrenme duygusu ile ahlak arasındaki ilişki) ve ailenin ahlaki gelişimdeki rolüne geçiyor; kitap "Nasıl İyi Olunur?" adlı son bölümde doğuştan gelen ahlaki sınırlılıklarımızı hayal gücü, merhamet ve zeka yoluyla nasıl aşabileceğimizi tartışarak kapanıyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.