Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek — Ertelemeci, Terörist, Benim İşim Değil
Uygun
- İş yerinde zamanını yönetemeyen, geciken ya da sorumluluktan kaçan bir çalışma arkadaşıyla uğraşanlara
- Kariyerinin başındaki, ekip çalışmasını öğrenen genç profesyonellere
- Kuram yerine hikâye aracılığıyla öğrenmeyi sevenlere
- Kendinde «ertelemeci» özellikler gören ve bu alışkanlıktan kurtulmak isteyenlere
Uygun değil
- Bilimsel psikolojiye dayalı, derin kişilik analizi arayanlara
- Edebi niteliği yüksek öykü bekleyenlere — karakterler biraz şematik
- Karmaşık yönetim sorunları için stratejik bir rehber arayanlara
Önsöz basit bir benzetmeyle açılıyor: yaşam dikensiz bir gül bahçesi değil; önemli olan dikenlerle yaralanmadan güllerden keyif alabilmek. Yazar okurlarının en çok talep ettiği üç zor kişiliği seçtiğini, her birini ayrı bir öyküde sunduğunu ve ilk öykünün içine zaman yönetimi ipuçları yerleştirdiğini söylüyor. En ilginç itiraf şu: bazen «zor insan» kendimiz oluyoruz.
«Ertelemeci» öyküsü havalimanındaki son çağrıyla açılıyor: aynı şirketin üç genç uzmanı — Onur, Elif ve Alper — holdingin yönetici yetiştirme programının ilk toplantısı için İstanbul uçağına yetişmeye çalışıyor. Gecikmenin sebebi Alper: son dakika müşteri telefonu, kabine alınmayan büyük el bagajı ve her seferinde başkasını — şoför Mahmut'u, trafiği — suçlaması.
Yazar Alper'in karakterini küçük ayrıntılarla kuruyor: uçaktan inerken biniş kartını koltukta unutuyor ama arkadaşlarına söylemiyor; eşyalarını onların taşımasını doğal karşılıyor, sonra yemek ısmarlayarak «ödeşiyor». Akşam «sabaha kadar çalışıp bomba gibi bir sunum yaparım» diye övünüyor, ama iki slayttan sonra uyuyakalıyor ve sabah Onur kapıyı çalana kadar uyanmıyor.
Holding binasındaki toplantı sahneleri iş ortamına dair şaşırtıcı derecede gerçekçi ayrıntılarla dolu: program koordinatörü Belkıs Hanım'ın «eksik yanlarınızı belirleyin» çağrısı, yönetim kurulu başkanı Turgay Bey'in yaratıcılık, toplumsal sorumluluk ve zamanı doğru kullanmak üzerine ilham verici konuşması. Alper konuşmayı dinlemek yerine sunumunu yetiştirmeye çalışıyor ve defterinin kapağına iri harflerle «zamanı yönetmek» yazıyor — ironik bir ayrıntı.
Doruk noktası ekibin sunumu: Alper kararlaştırılan sırayı bozarak söze ilk giriyor, hazırlıksız slaytlarda yazım hataları görünüyor, Elif ve Onur sahnenin ortasında neredeyse çarpışıyor, Onur'un son slaytında «Şimdi sözü ekip arkadaşlarıma bırakıyorum» yazısı kalıyor. Belkıs Hanım'ın kibar ama sert yorumu — «Eğer iyi bir planlama yapmış olsaydınız, böyle bir mazeret bulmaya gerek kalmazdı» — öykünün ana dersini veriyor.
Kısım üç karakterin iç sesleriyle bitiyor: Alper suçu ekibin «yavaşlığında» buluyor, Elif anne babasının hayal kırıklığını düşünüyor, Onur «şu çocuktan kurtulacağım» kararını veriyor. Yazar burada ertelemecinin başkaları üzerindeki etkisini net biçimde gösteriyor; dil sade, diyaloglar doğal, ancak karakterler biraz tipleşmiş ve didaktik ton hissediliyor.
- Öneriler kuru bir liste olarak değil, olay örgüsünün içine örülerek veriliyor
- Gerçek ofis ve kurumsal etkinlik ayrıntıları öyküyü tanıdık kılıyor
- Kısa bölümler ve sade dil kitabı bir iki oturuşta okunur yapıyor
- Karakterler şematik, didaktik ton zaman zaman fazla belirgin
İş hayatındaki değişimi ve davranışları kısa bir mesel biçiminde anlatan ünlü kitap
Erteleme alışkanlığından kurtulmak ve zamanı yönetmek için pratik bir rehber
Okunan kısım üç karakterin iç monologlarıyla biter: Alper suçu ekibin «yavaşlığında» görür, Elif ailesinin hayal kırıklığını düşünür, Onur «bu çocuktan kurtulacağım» kararına varır. Yazar erteleyicinin başkaları üzerindeki etkisini açıkça gösterir; dil sade, diyaloglar doğaldır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.