Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz Propagandası
Uygun
- Birinci Dünya Savaşı tarihine, özellikle Osmanlı-İngiltere ilişkilerine ciddi ilgi duyan okurlara
- Propaganda mekanizmalarının tarihsel köklerini sosyoloji açısından öğrenmek isteyenlere
- Arşiv belgelerine dayanan, geniş kaynakçalı akademik eserleri seven ciddi okurlara
- Medya sosyolojisi, kimlik inşası ve "ötekileştirme" gibi güncel kavramların tarihsel köklerine ilgi duyanlara
Uygun değil
- Basit, popüler tarih özeti arayan, akademik dile hazır olmayan okurlara
- Yalnızca muharebe taktikleri/askeri operasyonlara odaklanmak isteyenlere — kitap propaganda ve medya tarafına ayrılmış
- Kısa, öz bir kitap arayanlara — 650+ sayfa, geniş arşiv belgeleri ve eklerle (s. 437-641) dolu
Sosyolog Dursun Ayan "Sunuş"ta propagandayı "bilgi sosyolojisi" çerçevesinde açıklıyor — bir insanı ya da milleti özel bir bilgiyle "elini kolunu bağlamak" anlamında "öğrenilmiş çaresizlik" yaratmak, düşmanı "ötekileştirmek" ve ona karşı olumsuz kimlik inşa etmek propagandanın temel mekanizması olarak sunuluyor.
Ayan, Avşar'ın kitaptan alıntıladığı bir bölümde, İngiliz propaganda teşkilatının savaşın başında küçük, etkisiz bir şube olduğunu, ancak zamanla "mükemmel bir propaganda teşkilatına" dönüştüğünü, tüm faaliyetlerin sıradan insanların hisleri ve düşüncelerine göre planlandığını vurguluyor.
Yazarın kendi "Ön Söz"ü daha somut gerçeklerle devam ediyor: savaşın başında propagandaya resmi çevrelerde eğlence gözüyle bakılıyordu, ancak savaşın ortalarına doğru büyük güçler "sözel kurşunların" birkaç tümene eşdeğer bir güce sahip olduğunu anladılar.
Avşar somut tarihler veriyor: İngiltere Parlamento Savaş Amaçları Komitesi Ağustos 1914'te "Wellington House" adlı basın bürosunu açarak propaganda faaliyetine başladı; Aralık 1916'da ise Dışişleri Bakanlığına bağlı Enformasyon Dairesi kuruldu.
Kitap ayrıca uçakların yalnızca cephelerde değil, yerleşim merkezlerinde de propaganda aracı olarak kullanıldığını, bu alanda ilk harekete geçen devletin İngiltere olduğunu belirtiyor — teknoloji ile propagandanın birleşmesinin erken bir örneği olarak dikkat çekiyor.
Ayan "Sunuş"u, Türkçedeki "İngiliz oyunu", "İngiliz sicimi" gibi deyimlerin kendisinin tarihsel propagandanın izleri olabileceği ilginç bir gözlemle bitiriyor — kitap bunu arşiv belgeleriyle sınamaya çalışıyor.
- Dil ağır akademik registerde yazılmış, sosyoloji terminolojisi (bilgi sosyolojisi, ötekileştirme) sık kullanılıyor
- Britanya Ulusal Arşivi (TNA:PRO) ve Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) arşivlerinden doğrudan belgelere atıf yapılıyor
- Kitap 641-655. sayfalarda geniş bir kaynakça ve dizin, 437-641. sayfalarda ise arşiv belgelerinden oluşan ekler taşıyor
- "Genişletilmiş İkinci Basım" olması, ilk baskıdan sonra ek belge ve içerikle zenginleştirildiğini gösteriyor
İstihbarat ve propaganda tarihine ayrılmış, benzer arşiv temelli yaklaşım
Propaganda olgusunun daha geniş, kuramsal sosyolojik çözümlemesi
Ön sözden sonra kitap "İngiliz Propaganda Organizasyonu" bölümüne geçiyor — Parlamento Askere Alma Komitesi, Sansür ve Basın Bürosu, Tarafsız Basın Komitesi, Haber Bürosu, Wellington House, Basın Kontrolü ve MO5(h), son olarak MI7 gibi kurumların kuruluş ve gelişim tarihini ayrıntılı izliyor.
Sonraki büyük bölüm İngiliz propagandasının Osmanlı İmparatorluğu'na karşı faaliyetine ayrılmış (Almanya'ya suç yüklemek, Cihad ilanını etkisizleştirmek), ardından Avusturya-Macaristan, Almanya, Bulgaristan, Sırplar, Arnavutlar ve ayrılıkçı akımlara (Ermeniler, Araplar, Musevîler, Kürtler) karşı propaganda ayrı bölümlerde inceleniyor.
Kitap, İngiliz propaganda broşürlerindeki Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti tasvirini, "Büyük Savaş Üzerine Bir Gerçek" başlıklı iki bölümlü kısmı, Sonuç bölümünü ve 437-641. sayfalar arasında yer alan geniş arşiv belgesi eklerini kapsayarak tamamlanıyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.