Büyük Alaeddin Keykubad ve Zamanı
Uygun
- Anadolu Selçuklu tarihine, özellikle I. Alaeddin Keykubad dönemine derinlemesine, akademik kaynağa dayalı bir yaklaşım arayan okurlara
- Bir tarihçinin ömür boyu tek bir konuya adanmış bilimsel yolculuğunu — başarılarını, engellerini, kişisel mücadelesini — izlemek isteyen okurlara
- Türk tarihçiliğinin 20. yüzyıldaki gelişimine (Köprülü ekolü, Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu gibi isimler) ilgi duyan okurlara
Uygun değil
- Sadece Alaeddin Keykubad'ın hükümdarlığına dair hızlı, olay örgüsüne dayalı bir özet arayan okurlara — bu bölüm kitabın kendisi hakkında, hükümdarın kendisi hakkında değil
- Akademik tarihyazımı tartışmalarından (kaynak eleştirisi, tarihçiler arası yazışmalar) uzak durmak isteyen okurlara
Bölüm, Köymen'in bu eseri ilk kez 1963'te "Selçuklu Devri Türk Tarihi" kitabının önsözünde dolaylı biçimde anmasından başlıyor — o zaman henüz somut bir ad vermeden, ileride "Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi" yazacağını vaat ediyor. Editör Sinan Tarifci, Köymen'in el yazması notlarını inceleyerek, kitabın ilk planlanan adının ve yapısının yıllar içinde tamamen değiştiğini gösteriyor.
Özellikle etkileyici kısım, Köymen'in 1991 tarihli özel mektuplarından alıntılardır — 40 yıllık bilimsel kariyerinin ardından, hocası Fuad Köprülü'nün "tarihi ancak şimdi anladım" sözlerini tekrarlayarak, önceki tüm eserlerini "çıraklık ve kalfalık" işleri, bu kitabını ise kendi "ustalık eseri" olarak adlandırıyor — zanaat geleneğinden gelen bir metafor.
Bölüm, Köymen'in bilimsel çevrede karşılaştığı engelleri açıkça gösteriyor: "anlayışsızlık, hatta engellemeler" ve "gizli kıskançlık"tan şikayet ediyor, Kültür Bakanlığı'ndaki yayın değişiklikleri yüzünden eserlerini kendi imkanlarıyla bastırmak zorunda kaldığını yazıyor, hatta Türk Tarih Kurumu'na verdiği makalelerin yıllarca "akıbetinin meçhul" kaldığını belirtiyor.
En şiirsel kısım, Köymen'in kendisinden önceki iki büyük Selçuklu tarihçisinin — Osman Turan (ö. 1978) ve İbrahim Kafesoğlu (ö. 1984) — vefatından sonra oluşan "bilimsel boşluğu" doldurma misyonunu nasıl üstlendiğini gösteriyor: "Azrail... bizim neslin arasına girerek... Türk tarih ve medeniyeti mücahitlerini... yerlerini dolduracak kimse bırakmadan teker teker aldı götürdü."
- Editör doğrudan arşiv malzemelerinden (özel mektuplar, el yazması notlar, tarihli makaleler) alıntı yaparak, kitabın ortaya çıkış öyküsünü bir dedektif hikayesi gibi kuruyor
- Akademik tarihyazımını kişisel biyografiyle birleştirerek, kuru bir "yayın tarihçesinden" çok daha canlı bir metin yaratıyor
- Her iddia kesin tarih ve kaynakla (mektubun tarihi, makalenin yayın yılı) destekleniyor, akademik titizliği koruyor
Sitede mevcut, benzer akademik titizlikle yazılmış başka bir göçebe-Türk tarihi incelemesi
Kitabın ana kısmı (Alaeddin Keykubad'ın hükümdarlığı, Selçuklu ordusu ve devleti) — bu inceleme yalnızca giriş bölümünü kapsıyor
Giriş bölümünden sonra kitap asıl konusuna geçiyor — I. Alaeddin Keykubad'ın (hükümdarlığı 1220-1237) döneminde Anadolu Selçuklu Devleti'nin örgütlenmesi. Köymen'in kendi mektuplarında belirttiği gibi, Selçuklu ordusuna ayrılan bölüm tek başına bir cilt tutuyor — "Savaş Sebepleri", "Savaş Kararı" ve "Seferberlik" gibi alt bölümlerle. Kitap devlet yapısı, saray hayatı, hakimiyet alametleri ve Akdeniz sahilindeki fetihler gibi konuları da ele alıyor.
Kitap esas olarak İbn Bibi'nin "el-Evamirü'l-Ala'iyye fi'l-Umuri'l-Ala'iyye" adlı Orta Çağ kaynağına dayanıyor — Köymen bu kaynağı 1965'ten itibaren fişlemeye başlamıştı ve onu kendisini "en çok uğraştıran" tarihi kaynak olarak nitelendiriyordu. Kitabın sonunda yazarın el yazması nüshalarının ekleri de yer alıyor, bu da okura eserin nasıl derlendiğini doğrudan görme imkanı sunuyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.