Kendimi Boşlukta Hissediyorum
Uygun
- Hayatındaki zorlukları İslami inanç çerçevesinde anlamak ve teselli bulmak isteyen dindar gençlere
- Kısa, samimi, sohbet tadında yazılmış manevi yazıları sevenlere
- Bediüzzaman Said Nursi'nin düşüncelerine yakın olan ve bunların gündelik hayata uygulanmasını arayanlara
- Ergen ve gençlerle din konusunda konuşmak için sade bir dil arayan ebeveynlere
Uygun değil
- Depresyon ya da intihar düşünceleri yaşayanlara profesyonel yardımın yerine — kitap bir ruh sağlığı uzmanının yerini tutmaz
- Seküler psikoloji bakış açısıyla yazılmış bir kitap arayanlara — tüm cevaplar dini çerçevede
- Edebi ya da akademik bir dil bekleyenlere — metin konuşma dilinde ve redaksiyon hataları içeriyor
Önsöz yazarın tonunu hemen belirliyor: «Bazen çok ister durursun... ama tam da istediğinin tam zıddı olur», dertler «sıra meşeler gibi» üst üste gelir. Yazar İbrahim peygamberi ateşten, Yunus'u balığın karnından, Yusuf'u kuyudan kurtaran Rabbin «sebepleri vesile kıldığını» hatırlatıyor ve okuru «anahtarları toplayıp hazineyi keşfetmek» üzere yola davet ediyor. Yazar hakkındaki bilgiye göre 1986 doğumlu Öztan kamu yönetimi ve ilahiyat önlisans eğitimi almış, geçimini seslendirmenlikle sağlıyor.
«Başımda sıradağlar gibi dert» yazısı tanıdık bir tabloyla açılıyor: ev kredisi, taksitle alınmış televizyon, çocukların istekleri, eşin listesi. Yazar sebebi dünyevi hırsta görüyor: eski «Hacı Murat» yetip dururken iş arkadaşlarının lüks arabalarına bakıp faizli kredi çekmek. Ona göre bu zorluklar Allah'ın kulunu «tokatlayarak uyandırması»; çıkış yolu tövbe ve imanı güçlendirmek.
Kitaba adını veren yazı hayali bir karakter olan Özgür üzerinden kuruluyor: köyde büyüyen, sonra keyfine düşkün, «tüm kuralları ve sınırları çiğneyerek» istediği her şeyi elde eden ama içindeki boşluğu dolduramayan bir genç. Yazar Risale-i Nur'dan alıntıyla cevap veriyor: insan, hayvandan farklı olarak geçmiş ve gelecekle bağlantılı olduğu için haramdan gelen zevk sonradan bin kat fazla elem verir; «helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir».
«Her şey tersine döndü» ve «Hayat anlamsız ve her şey boş geliyor» yazılarında yazar gündelik benzetmeler kullanıyor: zamanında yağı değiştirilmeyen arabanın aniden bozulması, hız radarına yakalanan sürücü, çobanın koyunlara attığı taş, şarjı bitmek üzere olan telefon. Hepsinin mesajı aynı: sıkıntı bir uyandırma çağrısı, iman ise «şarj edilmeli».
En hassas yazı «İntihar etmek üzereyken gelen bir mesaj»: 22 yaşında bir genç Instagram'dan hayattan zevk alamadığını, psikolojik ilaçların fayda etmediğini ve intihar etmek istediğini yazmış. Yazar sosyal medya «fenomenlerinin» yalnızca ekrandaki parlak yüzünü gördüğümüzü hatırlatıyor, «Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış» hadisini aktarıyor ve gencin intihardan vazgeçtiğini yazıyor. Burada bir not düşmek gerekiyor: kitap ilaç tedavisini faydasız gösteren deneyimi eleştirmeden aktarıyor — intihar düşüncesi olan herkes mutlaka profesyonel destek almalı.
«Allah beni önemsemiyor mu?» yazısında yazar, duasının kabul olmadığından yakınanlara Bediüzzaman'ın hekim ve hasta çocuk benzetmesiyle cevap veriyor: hekim çocuğun istediğini ya aynen verir, ya daha iyisini verir, ya da zararlı olduğu için hiç vermez — «cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır». Üslup sıcak ve samimi, ancak tekrarlar, konuşma dili ifadeleri ve redaksiyon hatalarıyla dolu.
- Her yazı gerçek bir okur sorusuyla açılıyor — kitap soru-cevap ritminde okunuyor
- Gündelik hayattan benzetmeler (araba, radar, telefon şarjı) dini düşünceleri sadeleştiriyor
- Her yazının sonunda kısa bir aforizma ve «Kendime notlar» bölümü var
- Dil konuşma tadında; tekrarlar ve redaksiyon hataları fazla
İç boşluğu ve acıyı İslami inanç ile psikolojiyi birleştirerek anlatan, sitemizde de incelemesi olan kitap
Anlamsızlık ve varoluşsal boşluğu seküler psikoterapi perspektifinden inceleyen, sitemizde incelemesi olan kitap
«Allah beni önemsemiyor mu?» yazısında yazar duasının kabul olmamasından yakınanlara Bediüzzaman'ın doktor ve hasta çocuk benzetmesiyle yanıt verir: doktor çocuğun istediğini ya verir, ya daha iyisini verir, ya da zararlı olduğu için hiç vermez — «cevap vermek ayrı, kabul etmek ayrıdır».
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.