Ev Arkadaşım 3: Kalp Aritmisi
Uygun
- Büyük arkadaş grubu, doktor çiftler ve bol sıcak aile sahnelerini sevenlere
- Önceki iki kitabı okuyup karakterlerle devam etmek isteyen seri okurlarına
- Hamilelik, doğum ve yeni ebeveynlik deneyiminin duygusal anlatımını arayanlara
Uygun değil
- Birkaç açık cinsel sahneden (evli ya da rızası olan çiftler arasında) uzak durmak isteyenlere
- İşkence, kaçırılma ve çocuğa şiddet anlatımına hassas okurlara
- Serinin başını okumadan çok sayıdaki karakteri tek kitaptan takip etmekte zorlanabilecek olanlara
Kitap serinin üçüncü cildi ve önceki ciltlerdeki olayları bilmeyi gerektiriyor. Açılış sahnesinde doktor Fatih, eşi Asya'nın yüzüne bakıp çaresizlik hissediyor: Asya olanları yaşamamış gibi davranıyor, poğaça pişiriyor, kliniğe götürmek için tatlı hazırlıyor. Doktor Mehmet Hoca Fatih'e, Asya'da travma sonrası «aleksitimi», yani duygusal körlük geliştiğini anlatıyor: hasta duygularını tanımakta ve ifade etmekte güçlük çekiyor. Şu an ilaç gerekmiyor, psikoterapi uygulanacak. Fatih alt dudağını kan tadı gelene kadar ısırıyor.
Bu arada Leyla evde tek başına «P.S. Seni Seviyorum» filmini izliyor, cips yiyor ve gözyaşı döküyor: Merih'i beş gündür görmemiş. Aralarında ne olduğu bu bölümde tam açılmıyor, ama Merih'in evlenme teklifi etmek istediği gecede bir şey bozulmuş, o ise Leyla'ya olanları anlatmamış. Merih eve küçük bir valizle geliyor, Leyla soğukkanlı davranmaya çalışıyor: «Yardım edeyim mi?» diyor ama kalbi sıkışıyor.
Leyla, Merih'e şirket yöneticisi Adil Bey'in son yaşananlar yüzünden kendisini zorunlu izne çıkardığını anlatıyor. Merih, Altan adlı iş arkadaşına öfkeleniyor: «O dallamanın zorunlu izne çıkması gerekmiyor muydu?» Leyla onun ne demek istediğini anlamıyor. Merih otele gitmek üzere evden çıkıyor ve arkadaşı Semih'le telefon konuşmasında o gece Leyla'ya hayatını birleştirmek istediğini söyleyeceğini anlatıyor.
Yolda iki siyah araba onu takip ediyor. Ormanın yanında arabalar yolu kesiyor, birkaç iri yarı adam Merih'i ormana sürükleyip vahşice dövüyor. İçlerinden biri «Altan Bey'in selamı var. Tehdit böyle yedirilir» diyor. Merih bayılmak üzereyken ayağa kalkıyor, kusuyor, telefonunu ise arabasında bulamıyor: saldırganlar onu da parçalamış.
Yol kenarında onu 25-26 yaşlarında bir kadın, gazeteci Görkem buluyor, hastaneye götürmek istiyor. Merih reddediyor ve arkadaşı Onur'un numarasını veriyor. Onur gelene kadar Görkem yanında kalıyor, «meslek hastalığı» diyerek onun «kanlı bir et yığını» gibi göründüğünü şaka yollu söylüyor. Onur geliyor, Merih'i kliniğe götürüyor, yarasına dikiş atıyor. Merih, Onur'a polise gitmeyeceğini söylüyor: Altan'ın bunu yaptığını kanıtlayamaz.
- Hikâye birçok çift arasında bölünüyor; bölümler Asya, Fatih, Leyla, Merih, Selin, Devran ve Zehra arasında bakış açısını değiştiriyor, bu dünyayı genişletiyor ama seriyi bilmeyenler için zor olabilir
- Arkadaş atışmaları ve mizah (Onur–Zeynep, Merih–Leyla, Selin'in sert ama sıcak karakteri) kitabın en canlı kısmı
- Hamilelik, ultrason, erken doğum ve yenidoğan yoğun bakım anlatımları sade ve anlaşılır; tıbbi açıklamalar dipnotlarla veriliyor
- Ağlama, ani duygulanma ve «hamilelik hormonları» sahneleri çok tekrarlanıyor; kitap 527 sayfa ve bazı bölümler uzatılmış
- Yaklaşık 430. sayfadan sonra tür keskin değişiyor: romantik komedi ve günlük hayat sahneleri kaçırılma, işkence ve cinayet gerilimine dönüşüyor, ton aniden ağırlaşıyor
- Epilogda on yıl sonrası Emir'in günlüğüyle anlatılıyor; yazarın son sözünde çiftlere kısa bir veda var
Aynı serinin başlangıcı: Asya ile Fatih'in ev arkadaşlığından aşka uzanan hikâyesi
Aynı evi paylaşan iki kişinin yavaş yavaş yakınlaşması; daha yumuşak, esprili bir «ev arkadaşı» romantizmi
Birbirine bağlı arkadaşların çift hikâyelerini seri boyunca izleyen sıcak bir aile romanı
Klinikte Merih Onur'a, Altan'ın amacının kendisini Leyla'nın gözünde kıskanç ve hasta ruhlu göstermek, Leyla'yı ise kendi kollarına çekmek olduğunu söylüyor. Merih bunun farkında ve önceden sakin davranıyordu, çünkü Altan hakkında şirketi sarsabilecek bilgiye sahip: Altan, Leyla'nın çalıştığı şirkette «köstebek» ve büyük bir yolsuzluğa hazırlanıyor. Merih bunu kanıtlarıyla birlikte yakında Leyla'nın patronuna sunacak. Bunu nasıl bildiğini ise Onur'a söylemeyi reddediyor.
Bu arada Fatih hastası Oğuz'un odasına giriyor. Oğuz son zamanlarda deliryum tedavisine yanıt veriyor, krizleri azalmış ve yakında taburcu olabilir. Oğuz ona tuhaf biçimde «Ozan» diyor: Fatih'in adının Fatih olduğunu kabul etmiyor. Sonra Fatih'in yüzüne bakıp «Ağladın mı? O kızın yüzünden mi?» diyor ve Fatih'in parmağındaki alyansa bakıyor. Fatih Asya'yı anlatmak istiyor ama hiçbir söz yetmiyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.