Kitabda Nə Var? Kitabda Nə Var?
Görünüm
Bize katıl
Kitapta ne var? Tartışma Hakkımızda
Azərbaycan English Русский Türkçe ✓
← İncelemeler
Kurgu dışı

Hayata Gülümse

Türkçesi: Başarı ve Mutluluk İçin Hayata Gülümse
Sıtkı Aslanhan
İnceleyen: Cavid Mehdiyev05 Ekim 20261 dk okuma
Türkiye'de seminerleriyle tanınan bir kişisel gelişim eğitmeninin ilk kitabı; mutluluk, başarı, hedef, zaman ve insan ilişkileri üzerine kısa hikâyeler, fıkralar ve alıntılardan oluşan bir derleme. Samimi ve sıcak bir tonu, gündelik hayattan alınmış birkaç iyi örneği var. Ama kitap kaynaksız rakamlar, bozulmuş isimler ve yanlış atfedilmiş alıntılarla dolu; fikirleri de bu türün onlarca başka kitabında okunanların tekrarı.
Bu kitap kime uygun?
Uygun
  • Hafif, moral veren hikâyeler okumak isteyenlere
  • Seminer üslubundaki motivasyon metinlerini sevenlere
  • Konuşmalar için fıkra ve alıntı arayanlara
Uygun değil
  • Kaynağa ve doğruluğa önem veren okurlara
  • Kişisel gelişim türünün klasiklerini zaten okumuş olanlara
  • Psikolojik bir sorun için gerçek yardım arayanlara
Okuyucular nasıl değerlendiriyor
Okunabilirlik 4.2/5 Kolay
Doğruluk 2.0/5 Zayıf
Özgünlük 2.0/5 Az
41 kişi oy verdi
Önsöz, «Mutluluk» ve «Başarı» bölümleri
Okunan kısım: önsöz, ithaf, «Mutluluk» bölümü tam ve «Başarı» bölümü tam (s. 7–40) — kitabın en uzun iki bölümü, yaklaşık beşte biri.

Kitap modern bir paradoksla açılıyor: bugün geçmişe göre daha çok para kazanıyoruz, daha büyük evlerde oturuyoruz, sağlık imkânları yüz bin kat daha iyi — ama daha mutsuz ve daha sağlıksızız. Yazara göre Fatih Sultan Mehmet, Boğaz Köprüsü'nden saatte iki yüz kilometreyle geçmenin, kışın domates yemenin tadını yaşayamamış, biz yaşıyoruz ve yine de mutlu değiliz. Ardından ABD'nin tüketim istatistikleri geliyor: dünya nüfusunun %5'i, kaynakların %30'u, 40 milyon uykusuz, 45 milyon reçeteli psikiyatrik ilaç kullanıcısı. Rakamların hiçbirinin kaynağı verilmiyor.

En zayıf sayfa ünlülerin akıbeti üzerine. Yazar «ulaşırsak mutlu oluruz» dediğimiz hayata sahip yıldızların erken ölümlerini sıralıyor, ama isimler tanınmaz hale gelmiş: «Robert Johns», «Fredy Mercury», «Jimy Henriks», «Jen y Jopi», «Let Zepperi»nin davulcusu «John Wolham», AC/DC'nin solisti «Don Scott». Bu yalnızca bir dizgi hatası değil, yazarın konuyu yakından tanımadığını gösteriyor. Aynı bölümde ünlü bir Türk şovmeninin stresten dişlerini sıktığını ve kas gevşetici içtiğini anlattığı röportaj da alıntılanıyor.

Mutluluğu «ertelemek» üzerine kısım daha başarılı. Yazar tanıdık bir zinciri anlatıyor: «üniversiteyi kazansam mutlu olacağım», sonra «diploma alsam», «iş bulsam», «evlensem», «bir kızım olsa», «bir de oğlum olsa», «ev alsam» — ve her aşamada mutluluk yine uzaklaşıyor. Seminerde arka sıradan birinin «Olmaz hocam, önce oğlan sonra kız, çünkü biz Trabzonluyuz» demesi şakayla aktarılıyor. «Kooperatife girmişseniz yedi sekiz sene gülmek haramdır, çünkü taksit ödüyorsunuz» cümlesi kitabın en canlı yeri.

En etkileyici hikâye bir gecekondu mahallesinden. Yazar dershanede çok başarılı bir öğrencinin ailesini ziyaret ediyor: asgari ücretle çalışan bir babanın altıncı çocuğu, iki odalı bir ev, misafirlere çay ikram etmek için bardakları komşudan ödünç alıyorlar. Ama ailedeki bakışlar, konuşmalar, sıcaklık yazara «İşte mutluluk bu!» dedirtiyor. Bunun karşısına lüks yemek masasında herkesin ayrı tabaktan yiyip kimsenin konuşmadığı aileler konuluyor. Bu karşılaştırma basit ama samimi ve kitabın ana mesajını iyi aktarıyor: mutluluk parada değil, ilişkilerde. Yazarın mutluluk için ilk «reçeteleri» de bu kısımda: yıllardır taşıdığımız kinleri çürük patates çuvalı gibi atmak, dünyayı değil kendimizi değiştirmeye çalışmak, televizyonu bir «zaman öldürme makinesi» olarak kenara koyup aileyle vakit geçirmek. Simit alıp sokak çocuklarıyla paylaşan bir kızın «beni mutlu eden simit almak değil, vermekti» sözü bölümün ana dersi: mutluluk vermektir.

Kitabın bir başka sorunu alıntılarla ilgili. «Yarışır gibi çalıştık... Hababam erteledik» şiiri Orhan Veli'ye atfediliyor ve yazar onun ölüm nedenini de anlatıyor, ama ne dili ne ruhu Orhan Veli'nin şiirine benziyor ve hiçbir kaynak verilmiyor. «Eğer zirvede çam olamazsan vadide bir çalı ol» şiiri ise yazarsız veriliyor; oysa bu, Amerikalı şair Douglas Malloch'un ünlü şiirinin serbest bir uyarlaması. Einstein'ın «Başarılı bir insan olmaya çalışmayın, değerli bir insan olmaya bakın» sözü gibi bazı alıntılar doğru, ama yine kaynaksız kalıyor.

«Başarı» bölümü de aynı üslupta: arı kelebeğe imrenmez, çünkü kelebeğin ömrü kısadır ve bal yapmaz; Yugoslav hancının Alman generale «Bizde organizasyon olsaydı, şimdi ben sizin tarlanızı kullanırdım» cevabı; risk almanın, konfor alanından çıkmanın önemi; John Maxwell'in «başarısızlık ne değildir» listesi. Sonuçta kitap, seminerde dinlendiğinde etkileyici olabilecek ama yazılı haliyle zayıf kalan bir öğüt derlemesi.

Okuma deneyimi
  • Seminer konuşması gibi sıcak, doğrudan bir hitap
  • Gündelik hayattan birkaç canlı ve komik örnek
  • Kısa bölümler ve hızlı okunan bir dil
İçerik uyarısı
Kaynaksız istatistikler ve yanlış atfedilmiş alıntılar varÜnlülerin ölümleri sansasyonel biçimde sıralanıyorAğır konu az
Bunu sevdiysen
Hayat Okulu RehberiHalil Çıkrıklar

Aynı türde, bir hekimin yazdığı mutluluk programı

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme SanatıDale Carnegie

Fıkralarla kurulmuş kişisel gelişim türünün klasiği

Mutluluk VarsayımıJonathan Haidt

Mutluluk üzerine eski bilgelik ile modern bilimin ciddi bir karşılaştırması

Spoiler
Bu kısım nasıl bitiyor?
⚠️ Başarısızlığın yeni tanımı

Bölümün sonunda yazar başarısızlığı yeniden tanımlıyor. John Maxwell'den aktarılan uzun listeye göre başarısızlık «hiçbir şeyi gerçekleştiremedim» değil, «bir şeyler öğrendim» demektir; «aptallaştım» değil, «deneyerek yaşamak için gereken inanca sahibim» demektir; «zamanımı boşa harcadım» değil, «yeniden başlamak için bir nedenim var» demektir; «vazgeçmeliyim» değil, «daha sıkı çalışmalıyım» demektir. Yazar insan için yalnızca çalıştığının karşılığı olduğunu ekliyor ve Mehmet Akif'in bir şiirine başvuruyor.

Bölüm bir şiirle bitiyor: «Eğer zirvede çam olamazsan vadide bir çalı ol, ama ol. Derenin yanındaki en güzel çalı sen ol... Hepimiz kaptan olamayız, tayfalar da olacak... Güneş olamazsan bir yıldız ol. İster büyük ol, ister küçük. Yalnız, her zaman en iyi ol.» Ondan önce yazar okura şöyle sesleniyor: hangi işi yaparsanız yapın, öyle yapın ki gökteki ve yerdeki herkes durup «burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş» desin. Bu, kitabın başarı üzerine ana fikrinin özeti: başarı mevkide değil, işi iyi yapmakta. Bu sözlerle yazar, okurun kendi işini küçümsememesini ve onu en iyi şekilde yapmasını istiyor.

Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.

Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Sen nasıl değerlendiriyorsun?
Bu inceleme karar vermene yardımcı oldu mu?
Yorumlar · 0
Benzer kitaplar
Esc — kapat · ↵ — aç
Metin