İsfahan Kuşatması
Uygun
- 18. yüzyıl Safevi İran'ını arka plan olarak görmek isteyen tarihi macera severlere
- Gizemli kimlik, saray entrikası ve casusluk temalı sürükleyici bir kurgu arayanlara
- Amin Maalouf ve Orhan Pamuk'un Doğu-Batı kesişimindeki romanlarını sevenlere
- Üçlemelerde devam eden karakterleri takip etmekten keyif alan okurlara
Uygun değil
- Üçlemenin ilk kitabını ("Kralın Kervanları") okumadan başlamak istemeyenlere — karakterlerin geçmişine göndermeler var
- Yavaş, atmosferik betimlemeden çok hızlı aksiyon bekleyenlere
- Tarihi romanlardaki siyasi/diplomatik ayrıntıları yorucu bulanlara
- Kısa, basit kurgulu kitap arayanlara — 397 sayfalık geniş bir macera
- Açılış sahnesi klasik bir "sır" tekniğiyle kurulmuş — gerçek okuyucuya karakterlerin gözünden yavaş yavaş açılır
- Tarihi bağlam (Safevi-Osmanlı-Rus gerginliği) diyaloglar aracılığıyla, ders verir gibi değil, doğal biçimde aktarılır
- Poncet ve Alix'in kişiliğinde "Doğu'ya uyum sağlamış Batılı" arketipi özenle işlenmiş — ne tam yerli, ne tam yabancı
Aynı karakterlerin (Poncet, Alix) hikâyesinin bu romandan 20 yıl önce geçen ilk kitabı
Doğu-Batı kesişiminde kurulan, tarihi ayrıntılarla zenginleştirilmiş benzer bir macera romanı
İslam saray ortamında sır ve iktidar oyunlarını inceleyen benzer bir atmosfer
Kaşan kervansarayında yüzünü saklayan, hamama girmekten kaçan yolcu aslında bir kadındır. İsfahan'da Jean-Baptiste Poncet ona hekim olarak bakmaya gönderildiğinde sesini tanır: bu, Françoise'dır — yıllar önce Kahire'de Alix'e kol kanat germiş, kaçmalarına yardım etmiş sadık hizmetçi. On beş yıldır haber yoktu: Poncet'nin eski dostu Juremi usta ile birlikte Fransa'ya gitmişti.
Françoise kötü haber getirir: yerinde duramayan Juremi İsveç tarafında Ruslara karşı savaşmış, alayıyla birlikte donmuş bir gölde kuşatılmıştır. Kurşuna dizilmediği kesindir, büyük olasılıkla Ruslar onu tutsak almıştır ama nerede tutulduğu bilinmemektedir. Françoise Stockholm'de beklemeye dayanamamış, neyi varsa satıp yola düşmüş ve Poncet'yi bulmak için İsfahan'a gelmiştir. Böylece gizemli yolcu hikâyesi bir dostu kurtarma serüvenine dönüşür.
Romanın sonunda İsfahan Afganların eline geçmiş, Şah Hüseyin yeni hükümdar Mahmud'un tutsağıdır. Eski nazır, Poncet'nin «ölümünün» de Alberoni meselesinin de uydurma olduğunu öğrenir ve buna «güzel bir yalan» der. Mahmud, Colfa surlarına tek başına saldıran George'a ve «kızıl bakire»ye bir hükümdarlık konutu bağışlar; gençler binalardan birini Juremi'ye verir. Juremi artık İsfahan'dadır ve laboratuvarda George'a mesleğinin sırlarını öğretmektedir.
Kapsam. İnceleme romanın yalnızca açılış sahnesini (yaklaşık ilk 9 sayfa, ≈%2) kapsar; gerisi burada açılmaz; yukarıdaki spoiler bölümü ise ayrıca okunan kısımlara (yolcunun kimliği, Françoise’ın haberleri ve romanın sonu) dayanır.
Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Açılış sahnesi beni hemen içine çekti, bu kadının kim olduğunu bilmemek kitabı bırakmama izin vermedi.
Tarihi ayrıntılar o kadar zengindi ki, kendimi gerçekten İsfahan'da geziyormuş gibi hissettim.