Kişiliğin DNA’sı
Uygun
- Enneagram'a ilgi duyan ve dokuz tipin ayrıntılı tasvirini okumak isteyenlere
- Kendini ve yakınlarını farklı bir açıdan görmek için düşünce çerçevesi arayanlara
- Psikolojiyi manevi-tasavvufi bakışla birleştiren metinleri sevenlere
Uygun değil
- Bilimsel temelli kişilik psikolojisi (örneğin Beş Faktör Modeli) arayanlara
- İnsanları tiplere ayırıp etiketleme eğilimi olanlara — kitap bu eğilimi güçlendirebilir
- Ruhsal bir bozukluk yaşayan ve profesyonel yardıma ihtiyacı olanlara
Acarkan önsözde ana metaforunu kuruyor: bedenimizin biyolojik programı DNA olduğu gibi, psikolojik boyutumuzun da doğuştan gelen bir «işletim sistemi» var ve bu mizaçtır. Aynı ailede, aynı kültürde büyüyen kardeşlerin farklı kişiliklere sahip olması onun için bunun kanıtı. Yazar cinsiyeti, anne-babayı, eğitimi ve kültürü kişiliğin temel belirleyicileri olarak görmüyor. Kitap kendini tanıma, başkalarını anlama, empati ve ilişkileri geliştirme gibi geniş vaatlerle başlıyor.
Birinci bölüm kitabın tonunu belirliyor: insan «biyo-psiko-spiritüel» bir varlık ve en üstte ruhsal düzey duruyor. Bu düzeyde zıtlık, eksiklik ve huzursuzluk yok; yazar buradan hareketle «ruhsal bozukluk ve hastalıklar kavramı yanlıştır» diyor — ruh hastalanmaz, sorun nefs düzeyindedir. Göndermeler Şankara'dan, İslam düşüncesindeki akl-ı meaş ve akl-ı mead ayrımından, Sokrates'in anamnesis'inden geliyor. Psişik düzeyde ise üç merkez var: varlığı korumaya yönelik eylem merkezi, ilişki ve tanınma arayan istek-duygu merkezi, bilgi ve güven arayan düşünme merkezi.
En çok soru işareti doğuran kısım dördüncü bölümdeki sorular ve cevaplar. Yazara göre mizaç doğuştandır, «ilk 1 yaş içinde bile tam ve net olarak» teşhis edilebilir ve ömür boyu değişmez; değişen yalnızca sağlıklı, ortalama ve sağlıksız seviyeler arasındaki geçiştir. Anne-babanın mizacıyla çocuğun mizacı arasında kurallı bir bağ bulunamadığını da belirtiyor. «Bu bir etiketleme değil mi?» sorusuna cevap: canlıları omurgalı-omurgasız diye sınıflandırmak etiketleme değildir, bu da değildir. Bu benzetme ikna edici değil, çünkü biyolojik sınıflandırmanın arkasında ölçülebilir olgular var.
Modelin kökeni konusunda yazar, sistemin Aristo'dan ve İslam-Doğu düşüncesinden gelen üç melekeye dayandığını, 20. yüzyılın ikinci yarısında Oscar Ichazo ve psikiyatr Claudio Naranjo aracılığıyla geniş kitlelere ulaştığını yazıyor. Ölçüm çalışması yapan araştırmacıların listesi veriliyor ve modelin Georgetown, Stanford gibi üniversitelerde kullanıldığı söyleniyor, ancak bu iddiaların somut kaynağı gösterilmiyor. Enneagram'ın bilimsel araştırmalardaki geçerliği tartışmalı ve kitap bu eleştirilerin hiçbirini ele almıyor.
Tip portreleri ise kitabın en güçlü yanı. «Birler» — «doğru eylem ve kusursuzluğu arayan tip» — temel arayış, ikincil arayışlar, karakteristik tutumlar, olumlu özellikler ve riskler başlıklarıyla anlatılıyor. Mevcut olanı ideal bulduklarında muhafazakar, yanlış bulduklarında reformist olmaları, hataları çabuk fark edip düzeltmeye çalışmaları, çevrelerinden önce kendilerini eleştirmeleri canlı biçimde tasvir ediliyor. Her tip için sağlıklı, ortalama ve sağlıksız seviyelerin farkı da gösteriliyor; bu da okuru aceleci yargılardan koruyor.
Üslup sade ama tekrarlı: aynı fikirler farklı kelimelerle birkaç kez söyleniyor, metinde kayda değer sayıda dizgi hatası var. Genel olarak kitap Enneagram sevenler için geniş bir kaynak. Psikoloji kitabı olarak okuyanların ise iddiaları ihtiyatla karşılaması gerekiyor.
- Her tip için aynı şemayla kurulmuş ayrıntılı portreler
- Sağlıklı, ortalama ve sağlıksız seviyelerin ayrılması
- Kişilik kuramlarıyla karşılaştırma eki
Seviyeler kavramını getiren klasik Enneagram kitabı
Modelin psikiyatrik kaynağı, kitabın kaynakçasında da var
Beş Faktör Modeline dayanan bilimsel bir alternatif
Tip portreleri kitabın en güçlü kısmıdır. «Birler» — «doğru eylem ve kusursuzluk arayan tip» — temel arayış, ikincil arayışlar, karakteristik davranışlar, olumlu özellikler ve riskler başlıklarıyla betimlenir. Var olanı ideal sayınca muhafazakâr, yanlış sayınca reformcu olmak gibi özellikler sıralanır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.