Kutsal Savaş
Uygun
- Çok hatlı, geniş ölçekli tarihi romanlar arayan okurlara
- Selçuklu dönemi ile Haçlı seferlerinin kesişimine ilgi duyanlara
- Yazarın "Gazi Han — Osman" romanını beğenip devamını arayanlara
- Dini-tarihi bağlamda yazılmış, araştırmaya dayalı düz yazıyı sevenlere
Uygun değil
- Tek hatlı, hızlı okunan romanlar bekleyenlere
- Dini vaaz ve nasihatlerden çabuk yorulan okurlara
- 517 sayfalık uzun bir romana vakit ayırmak istemeyenlere
- Coğrafi/tarihi sıçramalarla kaybolmaktan çekinen okurlara
Roman güçlü bir kontrastla açılıyor: Giriş bölümü bizi doğrudan 1237'nin Keykubadiye Sarayı'na götürüyor, burada Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad zehirlenerek can veriyor. Sahne hızlı, sert ve siyasi — vezir Celaleddin Karatay Sultan'ın vasiyetini yetiştirmeye çalışırken, devlet adamları çoktan taht kavgasına hazırlanıyor, Sultan'ın vasiyet ettiği veliaht İzzeddin bir kenara itilip yerine Gıyaseddin seçiliyor.
Ama yazar okuru bu krizde bırakmıyor — hemen 25 yıl geriye, 1212'ye, İtalya'nın Cenova şehrine götürüyor. Burada tarihi "Çocuklar Haçlı Seferi" hareketinin izini sürüyoruz: Alman çoban Nicholas'ın melekten aldığını iddia ettiği çağrıyla binlerce çocuk, Kutsal Toprakları Müslümanlardan geri almak için yola çıkıyor. Bu bir kurgu değil — 1212'nin gerçek, belgelenmiş "Çocuklar Haçlı Seferi" olayıdır, yazar buna kurgusal karakterler (yetim Archer, sadık dostu Oliver, cesur Rachel) ekleyerek canlandırıyor.
Archer'in karakteri dikkat çekici: babasını hiç tanımayan, annesini veba salgınına kaybeden, manastırda büyüyen bu çocuk, babasının intikamını Müslümanlardan almak arzusuyla yaşıyor. Kâbus dolu rüyaları (bataklığa saplanmak, uçurumdan yuvarlanmak) romanın açılış sahnesi olarak veriliyor ve önümüzdeki tehlikeleri simgesel biçimde işaret ediyor.
Cenova'ya ulaşan çocuklar, denizin Musa peygamberin önünde olduğu gibi yarılacağına inanıyor — üç gün bekliyorlar, mucize gerçekleşmiyor. Bu sahne kitabın en güçlü duygusal anlarından biri: yıllarca çekilen eziyetin ardından karşılaşılan sert gerçeklik. Kimi geri dönüyor, kimi şehirde kalıyor, kimi ise — Archer, Oliver ve Rachel dahil — yola devam etmeye karar veriyor.
Tam bu sırada iki "iyi niyetli" tüccar — Silvio ve Ricardo — sahneye çıkıyor, çocuklara Kutsal Topraklara ücretsiz gemi teklif ediyor. Yazar bu iki karakterin gerçek niyetini okura açıkça sezdiriyor ama çocuklardan gizli tutuyor — klasik bir dramatik ironi tekniği, gerilimi artırıyor.
II. bölüm ise tamamen farklı bir coğrafyaya — 1222 Konya'ya — geçiyor ve bizi Ahi kardeşliğinin etik-ekonomik öğretileriyle tanıştırıyor: servetin kendisinin amaç değil araç olduğu fikri. Bu geçiş ilk bakışta sert görünüyor ama yazarın niyeti belli — kitap paralel coğrafyalarda (Avrupa ve Anadolu) ilerleyen hatları kademeli olarak birbirine yaklaştıracak.
Bölümler arasına Kur'an ayetleri, hadisler ve Ahi Baba nasihatleri gibi ahlaki epigraflar yerleştirilmiş — bu, kitaba hem dini-etik bir çerçeve hem de bölümler arası bir düşünce molası kazandırıyor. Kitabın sonunda 30'dan fazla akademik kaynağa atıfta bulunan geniş bir "Kaynakça" bölümü var — yazar tarihi olayları sadece fon olarak değil, ciddi bir araştırmaya dayanarak kullanmış.
- Kitap doğrusal olmayan bir yapı kullanıyor — Girişte 1237 krizini gösterip sonra 25 yıl geriye dönerek kökleri açıklıyor.
- Bölümler arasında Kur'an ayetleri, hadisler ve Ahi öğretilerinden epigraflar — dini-ahlaki bir çerçeve oluşturuyor.
- 30'dan fazla akademik kaynağa dayanan geniş bir "Kaynakça" bölümü var — tarihi olaylar ciddi araştırmayla destekleniyor.
- Paralel coğrafyalarda (Cenova/Avrupa ve Konya/Anadolu) ilerleyen hatlar kademeli olarak birleşmeye hazırlanıyor.
- Gerçek tarihi kişilikler (Sultan Alaeddin Keykubad, vezir Celaleddin Karatay) kurgusal karakterlerle aynı sayfada canlandırılıyor.
Aynı yazarın benzer tarihi-epik üslupta yazdığı, sitemizde zaten bulunan diğer roman
Ortaçağ dini-tarihi atmosferini ve araştırmaya dayalı anlatım tarzını paylaşıyor
Yazarın kendi kaynakça listesinde atıfta bulunduğu, benzer dönemi işleyen başka bir tarihi roman
Çocukları Kutsal Topraklar'a parasız götüreceğini vaat eden Silvio ile Ricardo'nun gemisine denizde korsanlar saldırır. Muhafızlar öldürülür, iki tüccarı korsan reisi denize attırır, ambarda aç susuz kalan çocuklar ise satılmak üzere tutulur. Archer pazarda köle olarak satışa çıkarılır; eli kolu bağlı tek çocuk odur, çünkü korsanlar onu «yırtıcı bir aslan yavrusu» diye tanıtmıştır.
Archer kervanla kıyı boyunca Trablus'a götürülür. Kervanın kahyası Osman bin Numan onunla konuşmaya çalışır ve uzun bir sessizlikten sonra Archer ilk kez «Ben köle değilim!» der. Trablus'un dar sokaklarında saldırıya uğrarlar, Archer Osman'ın yardımına koşar ve yaralanır. 1215'te onu Mısır'ın Dimyat şehrinde, Nil kıyısında Rachel'i hatırlarken görürüz. Sonra dostu Ahmed'in yanında şehadet getirir ve yeni adını kendisi seçer: «Archer değil, Abdullah — Allah'ın kulu».
Roman 1243'te Kösedağ Savaşı ile biter. Genç sultan savaşın ortasında orduyu geri çeker. Ahmed, Yağız Ali, Ayaz ve Abdullah kaçmayı reddedip bir avuç askerle kalır ve sabah Moğol ordusunun üzerine giderler. Önce Ali düşer, sonra Abdullah — son anda Rachel'i hatırlayıp gülümser —, ardından Ayaz. Son sahnede Moğol komutanı Baycu Noyan şehitlerin arasında dolaşır ve generallerine şöyle der: «İyi bakın bu adamlara… Cesareti ile yaşayamayanlar, esareti ile ölürler!»
Kapsam. İnceleme, romanın Giriş bölümünü ve Birinci bölümün ilk iki kısmını (yaklaşık ilk 65 sayfa, ≈%13) kapsamaktadır; geri kalanı açılmamıştır; yukarıdaki spoiler bölümü ise ayrıca okunan bölümlere (Akdeniz, Dimyat, Archer’ın Müslüman oluşu ve Kösedağ) dayanmaktadır. Kitap zaten Türkçe orijinal olarak yayımlanmıştır.
Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Açılıştaki sultan ölümü sahnesi beni hemen içine çekti, sonra birden Cenova'ya geçilince biraz şaşırdım ama çabucak bağlandığını hissettim.
Çocuklar Haçlı Seferi'ni bilmiyordum, araştırınca gerçekten yaşandığını gördüm — bu kitabı daha da etkileyici kıldı.
Dini nasihatler bazen uzun geldi ama tarihi araştırma ciddi görünüyor.