Mutluluk Yolları: Hayat Kitabı
Uygun
- İslam ahlâkı ve ilmihal literatürüyle ilgilenenlere
- Evlilik ve aile ilişkilerine dini bakışı öğrenmek isteyenlere
- 20. yüzyıl Türk dini edebiyatının örneklerini inceleyenlere
Uygun değil
- Sağlık ve psikoloji konusunda bilimsel bilgi arayanlara
- Kadın-erkek eşitliğine güncel bir bakış bekleyenlere
- Dindar olmayan okura yönelik bir mutluluk kitabı arayanlara
Önsözdeki argüman yalın ve mantıklı: hasta, yorgun, bunalıma girmiş, kötü huylu, yoksul, iradesiz, hür olmayan, yuvasında huzur olmayan ve görevlerini bilmeyen insan mutlu olamaz; demek ki mutluluğun yolu bunların her birini düzeltmekten geçer. Beş bölümlük yapı da tam bu listeden çıkıyor. Yazar 1987'de Yalova Esenköy'de yazdığı bu metni «Batılı yazarların yaşama sanatı kitaplarına» İslami bir cevap olarak sunuyor — takrizi yazan Prof. Kandemir de tam bu noktayı vurguluyor.
Girişte insanın terbiyeyle yükseldiği fikri güzel bir benzetmeyle veriliyor: ormandaki ağaç baltacının eline düşerse odun olur, marangozun elinde doğrama, mobilyacının elinde salon takımı, hatta müzelik kıymetli bir eşya olur. İnsan da böyledir — ortamına ve eğitimine göre şekil alır, ama herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Kitabın aile ve komşuluk ilişkilerine dair bölümleri bu ruhla yazılmış ve buradaki öğütler — israftan kaçınmak, yaşlı anne babaya saygı, komşu hakkı, satıcı ile alıcının karşılıklı görevleri — bugün de değerli.
Sorun sağlık bölümlerinde. Yazar günde kılınan kırk rekât namazda yaklaşık dört yüz hareket bulunduğunu ve bu yüzden «namaz kılanların kılmayanlara oranla daha sağlıklı, daha enerjik ve daha uzun ömürlü» olduğunu yazıyor. Namazın fiziksel bir etkinlik olarak yararı olabilir, ama bu tür kesin bir tıbbi sonuç kanıtlanmış değil. «Nefesini yarım alan, ömrünü de yarım yaşar» gibi ifadeler de bilimsel değil, halk bilgeliği düzeyinde. Daha kaygı verici olan yazarın kişisel «formülü»: iddiasına göre ruh ana karnında 120. günde bedene gelir, çocuk o gün kımıldamaya başlar ve doğum bundan tam beş ay dört gün sonra olur; yazar bunu kendi çocuklarında «denediğini» yazıyor ve okurlara öneriyor. Tıpta ilk hareketlerin hissedilme zamanı çok değişkendir ve bu yolla doğum tarihi tahmin etmek güvenilir değildir.
«Ruhsal Hastalıklar» bölümü ise çağdaş psikolojiyle ilgisiz. Burada sıkıntı, üzüntü, karamsarlık, öfke, korku, vesvese, tembellik, haset, kin ve «kötü huylar» ruh hastalığı olarak sıralanıyor, listenin sonunda da «ruh hastalıklarının en müzmin ve en tehlikelisi dinsizliktir» deniyor. Tedavi olarak istiğfar, zikir, takva ve nefis muhasebesi öneriliyor. Bu, klasik İslam ahlâk literatürünün dili ve manevi terbiye bağlamında anlaşılır, ama depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşayan bir okur için gerçek tıbbi yardımın yerini tutmaz.
Kitabın en güçlü yanı yazarın kişiliği: Gaziantep'te başlayıp Halep, Şam ve Kahire'de süren zorlu ilim yolculuğu, sade yaşamı, takrizde anlatılan 70 yaşında denizde bir saat yüzen, iki yüz çeşit yemek yapmayı bilen ama her öğünde bir iki kap yiyen âlim portresi. Dindar okur için bu, samimi bir hayat rehberi; genel okur içinse daha çok bir dönemin ve bir dünya görüşünün belgesi olarak ilgi çekici. harfi sistemli biçimde düşmüş, bu da okumayı zorlaştırıyor.
- Çok geniş konu yelpazesi — yemekten vatan görevine kadar
- Her fikir ayet ve hadislerle, kaynak notlarıyla temellendiriliyor
- Yalın, öğüt verici, atasözleriyle zengin bir dil
Dini dönüş ve ibadet üzerinden mutluluk arayışı
İslami bakışla aile ve evlilik öğütleri
İmanın gündelik hayatta mutluluğa etkisi üzerine
«Ruhi hastalıklar» bölümünde sıkıntı, hüzün, karamsarlık, öfke, korku, vesvese, tembellik, haset, kin ve «kötü huylar» ruhi hastalık olarak sıralanır, listenin sonunda ise «ruhi hastalıkların en kronik ve en tehlikelisi — dinsizlik» denir. Tedavi olarak istiğfar, zikir, takva ve nefis muhasebesi önerilir. Bu bölüm çağdaş psikolojiyle ilgisizdir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.