Sherlock Holmes — Dörtlü İttifak
Uygun
- Klasik polisiye sevenlere ve Sherlock Holmes hayranlarına
- «Baskerville'lerin Köpeği»ni okuyup Holmes'un başka bir romanını arayanlara
- Viktorya dönemi Londra'sının sisli atmosferini seven okurlara
- Gençlere — kısa, hızlı ve ilgi çekici bir klasik olarak
Uygun değil
- Modern, psikolojik gerilim temposu bekleyenlere
- Sömürge döneminin ırksal kalıp yargılarından rahatsız olan okurlara
- Hikâyenin ortasında uzun geriye dönüşleri sevmeyenlere
Doyle romanı dönemi için çok cesur bir sahneyle açıyor: Holmes şömine rafından şırıngayı alıyor, yüzde yedilik kokain çözeltisini enjekte ediyor; Watson ise aylardır günde üç kez buna tanık olduğunu ve artık dayanamadığını söylüyor. Holmes'un cevabı kahramanın bütün karakterini açığa vuruyor: «Aklım durağanlığa isyan ediyor. Bana sorunlar getir, iş getir.» Bu açılış Holmes'u parlak, ama derin bir can sıkıntısı ve bağımlılıkla boğuşan, çok insani bir figür olarak sunuyor.
Birinci bölümün kalbi ünlü saat sahnesi. Holmes önce Watson'ın ayakkabısındaki kırmızımsı tozdan Wigmore Caddesi Postanesi'ne gittiğini, masadaki pul ve kartpostallardan da telgraf çektiğini çıkarıyor: «Olmayacak ihtimalleri elersen geriye gerçekler kalır.» Ardından Watson ona eline geçen eski bir saati veriyor. Holmes saatteki çiziklerden, rehinecilerin iğneyle kazıdığı numaralardan ve anahtar deliği çevresindeki titrek izlerden Watson'ın ağabeyinin özensiz, sık sık paraya sıkışmış ve sonunda kendini içkiye vermiş biri olduğunu söylüyor. Watson'ın önce kırgınlığı, sonra hayranlığı sahneye hem dram hem mizah katıyor.
İkinci bölümde genç, sade giyimli, iri mavi gözlü Mary Morstan geliyor. Babası Yüzbaşı Morstan 1878'de Hindistan'dan izne gelip Langham Oteli'ne yerleşmiş ve 3 Aralık'ta kaybolmuş. 1882'den beri her yıl bilinmeyen birinden ona nadir bir inci geliyor, şimdi de buluşmaya çağıran bir mektup. Holmes'un mektubu ve zarfları incelemesi, Watson'ın «Ne çekici bir bayan!» ünlemine Holmes'un «Fark etmedim» cevabı iki karakter arasındaki farkı ustalıkla gösteriyor. Watson'ın Mary'ye karşı filizlenen duyguları ve kendini «zayıf bir bacağı ve ondan daha zayıf bir banka hesabı olan bir askeri doktor» diye küçümsemesi romanın ince romantik hattını başlatıyor.
Üçüncü bölümde Holmes Times'ın eski sayılarından Binbaşı Sholto'nun 28 Nisan 1882'de öldüğünü buluyor ve her şeyi birleştiriyor: inciler Sholto'nun ölümünden bir hafta sonra gelmeye başlamış. Yüzbaşının masasında bulunan gizemli kâğıt — büyük bir binanın planı, kırmızı bir çarpı ve «Dörtlü İttifak — Jonathan Small, Muhammed Singh, Abdullah Han, Dost Ekber» yazısı — hikâyeye yeni bir katman ekliyor. Sisli, çamurlu bir eylül akşamında Lyceum Tiyatrosu'ndan bilinmeyen bir adrese giden araba sahnesi, Holmes'un karanlıkta sokak adlarını tek tek sayması Doyle'un atmosfer yaratma ustalığını gösteriyor.
Dördüncü bölüm romanın en eğlenceli karakterlerinden birini — Thaddeus Sholto'yu — tanıtıyor: yoksul bir mahalledeki evin içinde saklanmış Doğu zevkinde lüks bir oda, nargile, Corot ve Bouguereau tabloları ve her dakika mitral kapakçığından endişe eden hastalık hastası kel bir genç. Babasının ölüm döşeğindeki itirafı — Morstan'ın kalp krizinden ölmesi, cesedin gizlenmesi, «Agra hazinesi» ve pencerede beliren vahşi bir yüz — romanın asıl sırrını kuruyor.
Türkçe çeviri akıcı, açıklayıcı dipnotlar (Jezail mermisi, Beaune şarabı, Winwood Reade) faydalı. Roman bugün de çok rahat okunuyor; tek sorun dönemin sömürgeci bakışı — Hintli hizmetkârlar ve sonraki bölümlerde Andamanlı adalının betimlemesi çağdaş okura kalıp yargı gibi görünebilir.
- Watson'ın ağzından birinci tekil şahıs anlatımı
- Çıkarım sahneleriyle sisli Londra atmosferinin birleşimi
- Holmes–Watson diyaloglarında mizah ve karakter zıtlığı
- Her bölüm yeni bir sır ya da karakterle bitiyor
Holmes'un en ünlü romanı — sitemizde incelemesi var
Holmes'un değerli bir taş sırrı etrafında kurulan kısa öyküsü — sitemizde incelemesi var
Thaddeus Sholto, babası Binbaşı Sholto'nun ölüm döşeğinde, Morstan'ın Londra'ya geldiği gece hazinenin bölüşümü yüzünden tartışırken kalp krizinden öldüğünü ve sadık hizmetkârı Lal Chowdar ile cesedi sakladığını itiraf ettiğini anlatıyor. Hazinenin yerini söylemek üzereyken pencerede vahşi, sakallı bir yüz görüp «Onu dışarı çıkarın!» diye bağırmış ve ölmüş. Ertesi sabah oda aranmış, ölünün göğsüne «Dörtlü İttifak» yazılı bir kâğıt iliştirilmiş.
Kardeşler yıllarca bahçeyi kazıyor, bir şey bulamıyorlar. Thaddeus Mary'ye incileri göndermeye karar veriyor. İkiz kardeşi Bartholomew ise evin yüksekliğini ölçüp hesaptaki dört fitlik farktan gizli çatı arasını buluyor — hazine yarım milyon sterlin değerinde. Watson, Mary'nin zengin bir varise dönüşebileceğini düşünüp içi burkuluyor. Ekip Pondicherry Malikânesi'ne vardığında bu incelemenin kapsadığı kısım bitiyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.