Kitabda Nə Var? Kitabda Nə Var?
Görünüm
Bize katıl
Kitapta ne var? Tartışma Hakkımızda
Azərbaycan English Русский Türkçe ✓
← İncelemeler
Kurgu dışı

Nazilerin Kürdistan Seferi

Türkçesi: Yanan Doğu'da — Nazilerin Kürdistan Seferi
Gottfried Müller
İnceleyen: Türkanə Əliyeva05 Ekim 20261 dk okuma
1943'te Irak Kürdistanı'na paraşütle inen bir Alman subayının anıları: Musul ve Kerkük petrol bölgesini bir Kürt ayaklanmasıyla İngilizlerden alma planı, tarihe «Mammut» harekâtı olarak geçen başarısız bir macera. Kitap nadir bir birinci el kaynak ve bir casus romanı gibi okunuyor. Ama yazar ilk yarıda Nazi rejiminin niteliğine neredeyse hiç değinmiyor, Kürtleri ise egzotik, «doğal» insanlar olarak kalıp yargılarla anlatıyor. Eleştirel bir gözle okunması gereken tarihi bir belge.
Bu kitap kime uygun?
Uygun
  • İkinci Dünya Savaşı'nın Ortadoğu cephesine ilgi duyanlara
  • Kürt tarihini ve Güney Kürdistan'ın 20. yüzyılını araştıranlara
  • Casusluk ve sabotaj anılarını sevenlere
Uygun değil
  • Bir Nazi subayının kendini aklayan anlatısından rahatsız olanlara
  • Nesnel, akademik bir tarih kitabı arayanlara
  • Oryantalist kalıp yargılara tahammülü olmayanlara
Okuyucular nasıl değerlendiriyor
Tarihi değer 3.6/5 Çok
Nesnellik 2.2/5 Zayıf
Macera havası 4.1/5 Çok
41 kişi oy verdi
Birinci kitap «Büyük Harekât»: plandan paraşüt inişine
Okunan kısım: çevirmenin notu, ikinci baskıya önsöz ve birinci kitabın «Zafer üstüne zafer»den «Dağlara kaçış»ın başına kadar olan bölümleri (s. 7–70). Kitabın yaklaşık üçte biri.

Anı 1942 ilkbaharında başlıyor: yazar İstanbul'da bir casus grubunu yönettikten sonra Almanya'ya dönüyor ve «hafif bir hoşnutsuzluk» hissediyor. Ordular Kafkasya'da ve Mısır'da, ama yakıt yetmiyor; yaralılar «artık dosdoğru ileri denilmiyor, çünkü akaryakıt az» diyor. Yazarın aklına bir fikir geliyor: Musul ve Kerkük petrol bölgesini Kürtlerin ayaklanmasıyla İngilizlerden alıp Alman paraşüt birlikleri gelene kadar iki hafta tutmak. Wehrmacht Başkomutanlığına bir mektup yazıyor, Mareşal Keitel bir hafta sonra «hazırlığını ve uygulanmasını» emrediyor. Tarihte bu plan «Mammut» harekâtı olarak biliniyor.

En sorunlu kısım Kürdistan'ın betimlenmesi. Yazar ülkeyi «Doğu'nun İsviçresi» olarak adlandırıyor; evleri, kadınların emeğini, erkeklerin avını, ağaların mutlak gücünü anlatıyor; Kürtleri ise «doğal insanlar», «dişleri kurt dişleri gibi», «köle olmaya alışmış ama en medeni Avrupalıdan daha özgür» diye genelliyor. «Doğulular çok meraklı ve güvensizdir» gibi cümleler kitap boyunca tekrarlanıyor. Bunlar 1940'ların Avrupa bakışını iyi gösteriyor, ama etnografik bilgi olarak alınmamalı.

En açıklayıcı cümleler ise yazarın kendi niyetiyle ilgili. Kürtleri petrol bölgesini almaya yöneltmek için onlara ne sunabilirdi? Parası yoktu. Cevap: ülkelerinin mutlak özgürlüğü, ekonomik ve kültürel kalkınma. Ama yazar açıkça yazıyor: «Onlara adeta hayırsever olarak görünmeliydim... Çünkü genellikle her şeyden kuşkulanan Doğulular bir şeyin kokusunu iyi alırlar.» Kürtlere «Petrol alanları bölgenizde duruyor, ama onları siz işletemezsiniz, bize satın» demek istiyor. Kitabın ileriki «özgür Kürdistan» vaatleri bu cümlelerin ışığında okunmalı.

Eğitim sayfaları bir casus romanına benziyor: Karintiya'da, Bodental vadisinde Sloven partizanların arasında gizli bir kamp, şimşekler altında Berlin'le telsiz bağlantısı, özenle hazırlanmış özel üniforma, «Küçük Schmitt» adlı diş hekiminin yazarı tedavi ederken komutanın tabancasını çıkarıp «yaşamın senin için değerliyse hiçbir şey hissetmeyeyim» demesi. Erbilli bir ağanın oğlu Remzi'nin İstanbul'dan gelişi ve soğukkanlılığı iyi anlatılmış. Ama Sloven köylüler «zehirli yılanlar» diye anılıyor, onların neden Almanlara düşman olduğu hiç sorulmuyor. Remzi, yazarın deyişiyle, «tanıdığım en yetenekli ve bu işe en yatkın temsilci»: hangi şeyhin kesin Almanların tarafında olacağını, hangisine rüşvet yedirilmesi gerektiğini biliyor ve ülkesini özgür kılmak için «yaşamının büyük şansını» görüyor. Yazar onun soğukkanlılığını «bir Teddy ayısı gibi sakin» diye anlatıyor.

Kitabın sıra dışı yanı bürokrasiyle mücadele. Harekât bir gün bir telgrafla feshediliyor, sonra bunun başka bir harekâtla ilgili bir yanlışlık olduğu anlaşılıyor. Uçak hazır, ama Türkiye üzerinden uçmak için Hitler'in izni gerekiyor ve haftalarca bekleniyor. Bu arada Stalingrad yenilgisi geliyor, Almanlar Kafkasya'dan çekiliyor ve planın anlamı kalmıyor. Yazarın «hâlâ zaman var» diye ısrar etmesi hem cesareti hem de gerçeklikten kopuşu gösteriyor.

Türkçe çeviri zor okunuyor: «yapa(ede)bilmek» gibi biçimler, kelimesi kelimesine cümleler ve eski Almanca deyimler çok; çevirmen de yazarın eskimiş bir dil kullandığını belirtiyor. Çevirmenin önsözü kitabı Kürt trajedisi — Enfal ve Halepçe — bağlamında sunuyor, ama metin Kürtlerin değil, onları petrol için kullanmak isteyen bir Alman subayının bakışı. Bu çelişki bilinerek okunduğunda kitap değerli bir belge.

Okuma deneyimi
  • Bir casus romanı gibi gergin, hızlı ve sürükleyici bir anlatı
  • Gizli bir harekâtın hazırlığına dair nadir, birinci el ayrıntılar
  • Remzi'nin saygıyla ve canlı biçimde anlatılması
İçerik uyarısı
Bir Nazi subayının bakış açısı; rejimin suçları ilk yarıda neredeyse hiç tartışılmıyorKürtler ve «Doğulular» hakkında oryantalist kalıp yargılarSavaş, sabotaj planları ve idam cezası konuları
Bunu sevdiysen
Bilgeliğin Yedi SütunuT. E. Lawrence

Ortadoğu'da yerel bir ayaklanmayı kullanmak isteyen Avrupalı bir subayın anıları

Modern Kürt TarihiDavid McDowall

Kürtlerin 20. yüzyıl tarihi üzerine akademik bir kaynak

Üçüncü Reich ve Arap DoğuLukasz Hirszowicz

Nazi Almanyası'nın Arap dünyasındaki politikası üzerine bir araştırma

Spoiler
Paraşüt inişi nasıl geçiyor?
⚠️ Birinci kitabın son bölümleri.

1943 Haziranında dört motorlu bir «Condor» Kırım'dan havalanıyor. Yazar, iki Alman arkadaşı ve Remzi, gövdede benzin tankları ile yük kapları arasına sıkışmış. Yedi bin metrenin üzerinde onlar için oksijen maskesi alınmadığı anlaşılıyor — mürettebatın maskesi var, paraşütçülerin yok. Soğuktan ve oksijensizlikten ölümün yaklaştığını hisseden yazar çocukken öğrendiği bir ilahiyi mırıldanmaya başlıyor: «Ellerimi tutarak götür beni.» Uçak gece saat birde ışıl ışıl bir şehrin üzerinden geçiyor; yazar pilotun çıldırıp çıldırmadığını düşünüyor.

Atlayış sırasında hava akımı yazarı kapının kenarına çarpıyor, bir an takılı kalıyor, sonra boşluğa bir tekme atıp düşüyor. Yere indiklerinde «cehennem sıcağı» ve sayısız sivrisinek onları karşılıyor; arkadaşlar kilometrelerce dağılmış, dört yük kabından yalnızca birini bulmak mümkün. Yanlış yere atıldıkları anlaşılıyor — harekât daha ilk gece başarısız olmuş. Remzi'nin önerisiyle üniformalarını saklayıp Kürt giysileri giyiyorlar: bu onları savaş hukukunun dışına çıkarıyor, yakalanırlarsa beş dakika içinde kurşuna dizilebilirler. Bundan sonra yönetim Remzi'ye geçiyor. Bu noktadan sonra hayatta kalmak tümüyle onun yerel bilgisine ve diline bağlı.

Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.

Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Sen nasıl değerlendiriyorsun?
Bu inceleme karar vermene yardımcı oldu mu?
Yorumlar · 0
Benzer kitaplar
İnceleme
Klinik psikolog Ali Turan Barniç'in, panik bozukluğun tarihi, tanı ölçütleri ve Türkiye'de psikoterapinin yetersiz uygulanması sorununa odaklanan akademik-klinik incelemesi.
4.0 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
Panik Bozukluk

Panik Bozukluk

Ali Turan Barniç · Kurgu dışı
İnceleme
Klinik psikolog Albert J. Bernstein'ın «duygusal vampir» metaforuyla bozulmuş kişilik tiplerinden beşini anlatan ve onlarla gündelik yaşamda nasıl davranılacağını gösteren ünlü bir kendi kendine yardım kitabı. Okunan ilk bölümlerde en güçlü yan karmaşık tanıları akılda kalıcı karakterlere dönüştürmesi ve mizahla yazılmasıdır. Zayıf yanı sınıflandırmanın insanları kolayca etiketlemeye götürmesi ve 2001 baskısının bazı değerlerinin eskimesidir. Teşhis koymak için değil, zor insanları anlamak ve sınır koymayı öğrenmek için okunmalıdır.
3.6 / 5
İncelemeAytən Həsənova
Duygusal Vampirler

Duygusal Vampirler

Albert J. Bernstein · Kurgu dışı
İnceleme
Fonksiyonel tıp hekimi Mark Hyman, "paleo" ve "vegan" diyetleri arasındaki savaşa son vermeye çalışıyor — iki felsefenin ortak noktalarını bulup 21 basit prensibe dönüştürüyor; somut bilimsel referanslardan çok genellemeci iddialara dayanan pop-sağlık türünün tipik bir örneği, "bu tıbbi tavsiye değildir" uyarısıyla okunmalı.
3.7 / 5
İncelemeCavid Mehdiyev
Pegan Diyeti

Pegan Diyeti

Dr. Mark Hyman · Kurgu dışı
İnceleme
Rusların bin yılı aşkın sürede Türklere nasıl baktığını Rus yıllıkları, elçi raporları, anılar ve edebiyat üzerinden izleyen, kaynaklara dayanan bir tarih kitabı. En güçlü yanı «düşman» imgesinin Kıpçak ve Altın Orda savaşlarından nasıl doğduğunu ve aynı zamanda knezlerin Kıpçak han kızlarıyla evlendiğini göstermesi. Zayıf yanı akademik metnin yoğunluğu, çok sayıda dipnot ve bazı eskimiş terimler (örneğin «ırk»).
4.0 / 5
İncelemeRafel Əlizadə
Rusların Gözüyle Türkler

Rusların Gözüyle Türkler

İlyas Kemaloğlu · Kurgu dışı
Esc — kapat · ↵ — aç
Metin