Yeni Tanrılar Yasak
Uygun
- Mitos, bilim ve modern insanın inançları üzerine düşünmeyi sevenlere
- 1970'ler Türkiye aydın ortamı ve basın tarihiyle ilgilenenlere
- Kısa, tartışmalı, okuru itiraza çağıran denemelerden hoşlananlara
Uygun değil
- Siyasal tutumu açıkça ifade edilen yazılardan rahatsız olanlara — yazarın sol görüşleri gizli değil
- Anday'ın şiirine ve edebiyat eleştirisine doğrudan giriş arayanlara
- Dönemin adlarını ve olaylarını bilmeden açıklamasız okumak istemeyenlere
Açılış denemesi Anday'ın söylenbilim hocalığı yıllarından bir soruyla başlıyor: öğrenciler çok tanrılı döneme nasıl bakıyor? İnsan biçiminde ama insanüstü güçleri olan tanrılara inanılması onlara gülünç mü geliyor? Önce «bizde böyle inançlar yok» diyorlar, sonra yavaş yavaş aynı inançların benzerleri ortaya çıkıyor. Anday bir adım daha ileri gidiyor: mitosların egemen olduğu en güçlü dönem günümüzde yaşanıyor. Çocuk dergilerindeki Örümcek Adam gibi kahramanlar, «Feza Yolu», uçan daireler, kompüterlere «düşünen makine» diye bakmak — bunlar Zeus'u, Poseidon'u gölgede bırakan yeni bir mitolojidir.
Deneme, Fransız fizikçi Pierre Auger'nin «Bilim ve Mitos» incelemesine dayanıyor: bilimi halka anlatanlar karmaşık, soyut kuramları açıklamak için benzetmelere başvuruyor ve bu benzetmeler kafalarda yeni mitoslar doğuruyor. Bohr'un atom modelinin güneş sistemine benzetilmesi bilimde bırakılsa da kafalarda kalıyor. Anday'ın vargısı sert: eski insan doğayı açıklamak için tanrılar yaratıyordu, bugünün insanı ise «bilim adına» uyduruyor ve bu yüzden çok daha tutarsız bir evren anlayışına sahip. Eski insan zaman zaman Zeus'a başkaldırabiliyordu, bizse kompüterler karşısında silinip gitmeye hazırız. 1973'te yazıldığını düşünürsek, yapay zekâ çağı için şaşırtıcı ölçüde güncel.
«Savaş ve Barış», Mudanya Mütarekesi günlerinde Bursa'da verilen bir akşam yemeğiyle başlıyor: Yahya Kemal «Bir kanlı gül ağzında» dizelerini okuyunca Mustafa Kemal Paşa gülüp «Ah bu şairler, düzeltilemezler!» diyor. Anday soruyor: şiir savaşın yanına konunca hep «uydurma» görünür, peki savaş uydurma değil mi? «Büyük Yunanistan» da, «Turan» düşü de çıkar uğruna tarihin çarpıtılmasıydı. Deneme, Birinci Dünya Savaşı'nı bir kovboy filmindeki meyhane kavgasına benzeten ironik karşılaştırmasıyla akılda kalıyor.
İkinci bölümün başlık denemesi «Yasak» (1978) kitabın en siyasal yazısı. Anday, 1 Mayıs yürüyüşünde taşınan bir dövizden yola çıkarak ceza yasasının komünist örgütlenmeyi yasaklayan 141–142. maddelerinin kaldırılmasını savunuyor. Argümanı düşünce özgürlüğü üzerine kurulu: bu maddeler her özgür düşünceyi «komünizm» damgasıyla susturmaya yaramış, ozanlar ve yazarlar mahkemeye verilmiş — yazarın kendisi de «Yanyana» şiir kitabı yüzünden 142'den yargılanmış, savcı yedi buçuk yıl hapis istemiş. Okur Anday'ın siyasal tutumuna katılmayabilir, ama yazı 1970'lerin ifade özgürlüğü ortamına doğrudan bir tanıklık olarak değerli.
«Okumamak» ise her kitapseverin seveceği bir deneme. Bir arkadaşı Schopenhauer'in «Aşkın Metafiziği»ni «sonunu biliyorum» diyerek okumayı reddediyor. Anday bu «gerekçenin» saçmalığını gösteriyor: felsefe ve bilim kitapları vardıkları sonuç için değil, o sonuca giden yol için okunur; Bergson'un eskimiş biyolojisi, Freud'un tanıtlanamayan varsayımları bile değerlidir. Herkes yalnızca katıldığı yazarı okursa felsefe ve yazın dinlere benzemeye başlar. Deneme kısa bir çağrıyla bitiyor: «Sonunu bilsek de okuyalım.» Kitabın genel zayıflığı, yazıların gazete köşesi için yazılmış olması ve zaman zaman aynı düşüncenin yinelenmesi.
- Her deneme bir fıkra, anı ya da haberle açılıp genel bir düşünceye bağlanıyor
- Mitoloji, bilim tarihi ve şiirden zengin örnekler
- Yazıların altında tarih var — dönemin havasını izlemek kolay
Aynı yazarın 1994–95 denemeleri — aynı üslup, daha sakin ton
Anday'ın 1987–91 kitap yazıları
İnsanlığın ortak mitoslar üzerine kurulduğu fikrini geniş ölçekte işler
«Okumamak» her kitapseverin seveceği bir denemedir. Bir arkadaşı Schopenhauer'in «Aşkın Metafiziği» kitabını «sonunu biliyorum» diyerek okumayı reddeder. Anday bu «bahane»nin saçmalığını gösterir: felsefe ve bilim kitapları sonucuna göre değil, o sonuca giden yola göre okunur.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.