Zebralar Neden Ülser Olmaz?
Uygun
- Stres, kaygı ya da psikosomatik şikâyetlerin ardındaki biyolojiyi anlamak isteyenlere
- Tıp, psikoloji ve biyoloji öğrencilerine, sağlık alanında çalışanlara
- Esprili yazılmış ama ciddi bilimsel temeli olan popüler bilim sevenlere
Uygun değil
- Kısa, pratik bir «10 adımda stresten kurtul» rehberi arayanlara — yönetime yalnızca son bölüm ayrılmış
- Biyoloji terimlerinden çabuk yorulanlara — hormon ve beyin bölgesi adları çok
- En güncel araştırmaları bekleyenlere — ana metin 2004 baskısına dayanıyor, bazı bilgiler eskimiş
Önsöz, bir kitapçıda Stephen Hawking kitabına dalmış gibi görünen bir adama bakmayı öneriyor: onda ne cüzam var, ne çiçek hastalığı, ne de ateş — ama kolesterolü yüksek ve gerginliğini yatıştırıcıyla bastırıyor. Sapolsky'nin başlangıç fikri şu: hastalık tablomuz değişti; eskiden insanları bulaşıcı hastalıklar öldürürken bugün yıllar içinde yavaş yavaş biriken hasar — kalp hastalıkları, kanser, inme — öldürüyor. 1918 grip salgınının Birinci Dünya Savaşı'ndan daha fazla insan öldürdüğünü hatırlatıyor. Yazar üçüncü baskıya uyku ve bağımlılık üzerine iki yeni bölüm eklediğini, eski bölümlerin üçte birini ila yarısını ise yeniden yazdığını söylüyor.
Birinci bölüm herkesin tanıdığı bir sahneyle açılıyor: saat gece iki, yarın önemli bir toplantı var, uyku gelmiyor ve birden «yoksa bende beyin tümörü mü var?» düşüncesi beliriyor. Sapolsky esprili bir şekilde kimsenin böyle gecelerde «bende cüzam var» diye endişelenmediğini not ediyor. Ardından kitabın ana karşılaştırması geliyor: zebra için stres, aslanın saldırısı, yara, açlık, yani kısa ve fiziksel bir tehlike. Beden tam da bunun için kusursuz tasarlanmış: «ya stres biter ya da siz». Bizse aynı tepkiyi kredi, vergi, topluluk önünde konuşma, hatta ölümün kaçınılmazlığı üzerine düşüncelerle — yani yalnızca kafamızda yarattığımız tehlikelerle — başlatıyoruz. Satranç ustalarının maç sırasındaki bedensel yükünün koşan bir atletinkine yaklaşması gibi örnekler bunu iyi gösteriyor.
Bölümün en akılda kalan kısmı Hans Selye'nin hikâyesi. 1930'larda genç Selye farelere koyun yumurtalığından elde edilmiş bir öz enjekte ediyor, ama bunu çok beceriksizce yapıyor: fareleri yere düşürüyor, kaçanları süpürge sopasıyla musluğun arkasından çıkarıyor. Aylar sonra hepsinde mide ülseri, büyümüş böbreküstü bezleri ve küçülmüş bağışıklık dokuları buluyor. Kontrol grubuna yalnızca şekerli su verilmişti, ama onlarda da aynı değişiklikler vardı. Selye vazgeçmek yerine düşünüyor: ortak olan şey işkence gibi geçen deney sürecinin kendisiydi. Fareleri soğuğa, sıcağa, ağır egzersize maruz bıraktığında aynı sonucu alıyor ve stres tepkisinin her tehdide verilen genel, aynı cevap olduğunu keşfediyor.
Sapolsky ardından stres tepkisinin mantığını açıklıyor: enerji hemen kaslara yönlendiriliyor, kalp hızlanıyor; sindirim, büyüme, üreme ve bağışıklık gibi «uzun vadeli projeler» askıya alınıyor, ağrı duyusu köreliyor, bellek keskinleşiyor. Selye'nin hatası ise hastalığın hormonlar «tükendiğinde» ortaya çıktığını düşünmesiydi; oysa yazarın deyişiyle «bedenin ordusunda kurşun bitmez» — beden savunmaya öyle çok harcıyor ki onarıma ve korunmaya kaynak kalmıyor. Buna «allostatik yük» deniyor ve kitap bunu tahterevallide dengede durmaya çalışan iki fil imgesiyle anlatıyor. Önemli bir ayrım da var: stres doğrudan hastalık yaratmıyor, ama hastalığa yakalanma ya da ona direnememe olasılığını artırıyor.
Okunan kısma göre kitabın en güçlü yanı dili: Sapolsky hormonlardan ve beyin bölgelerinden söz ederken bile espri yapıyor, her karmaşık fikri gündelik hayattan bir imgeyle gösteriyor ve metni başka uzmanlara denetlettiğini açıkça belirtiyor. Türkçe çeviriyi klinik psikolog Nesrin Hisli Şahin yapmış; terimler özenle seçilmiş, ama bazı cümleler ağır ve dizgi hataları var. Kitap yaklaşık 600 sayfa ve bazı bölümler ders kitabı yoğunluğunda; bölümler neredeyse bağımsız olduğu için ilgi çekenleri seçerek okumak da mümkün.
- Her bilimsel fikri gündelik hayattan bir imge ve espriyle anlatan üslup
- Hayvanlar (zebra, aslan, babun) ile insanlar arasında sürekli karşılaştırma
- Her bölümün bir organ sistemine ayrıldığı, ayrı ayrı okunabilen yapı
Kronik stres ve hastalık ilişkisine bir hekimin gözünden bakış
Travmanın bedende ve beyinde bıraktığı izler üzerine ünlü kitap
Yazarın Kenya'da babunlar arasında geçen yılları — stres araştırmasının arka planı
Sapolsky stres tepkisinin mantığını açıklar: enerji hemen kaslara yönlendirilir, kalp hızlanır, sindirim, büyüme, üreme ve bağışıklık gibi «uzun vadeli projeler» durdurulur. Selye'nin yanılgısı hastalığın hormonlar «tükenince» ortaya çıktığını düşünmesiydi; aslında «vücudun ordusunda mermi bitmez» — vücut savunmaya o kadar harcar ki onarım ve korumaya pay kalmaz. Buna «allostatik yük» denir. Stres doğrudan hastalık yaratmaz, ama hastalığa yakalanma olasılığını artırır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.