Kitabda Nə Var? Kitabda Nə Var?
Görünüm
Bize katıl
Kitapta ne var? Tartışma Hakkımızda
Azərbaycan English Русский Türkçe ✓
← İncelemeler
Kurgu dışı

Söz Dinlemeyen Anneler

Asiye Türkan
İnceleyen: Rafel Əlizadə28 Eylül 20261 dk okuma
Almanya'da yaşayan aile danışmanı ve üç çocuk annesi Asiye Türkan'ın ebeveynlere seslenen kısa yazılarından oluşan bir derleme: başlıktaki ironi — söz dinlemeyenin çoğu zaman çocuk değil ebeveyn olması — kitabın en iyi fikri; bağırmanın ve dövmenin zararı, «ben dili» gibi konularda içten ve yararlı öneriler var, ama bazı iddialar sözde bilimsel kaynaklara dayanıyor, çalışan ebeveynler ve kreşler hakkındaki yargılar ise tek yanlı.
Bu kitap kime uygun?
Uygun
  • Çocukla iletişimde bağırma ve ceza alışkanlığından kurtulmak isteyen ebeveynlere
  • Kısa, bağımsız yazılardan oluşan, her gün biraz okunan kitapları sevenlere
  • Gurbette çocuk büyüten ailelere — «Avrupa'da Çocuk Yetiştirmek» gibi yazılar özellikle onlar için
Uygun değil
  • Bilimsel temelli, kaynakları doğru gösterilmiş bir ebeveyn rehberi arayanlara
  • Çalışan ebeveynleri ve kreşi yargılayan bir tona duyarlı olanlara
  • Konulara göre sistemli kurulmuş bir kitap bekleyenlere
Okuyucular nasıl değerlendiriyor
Pratik fayda 3.3/5 Orta
Bilimsel temel 2.5/5 Orta
Okunabilirlik 3.8/5 Kolay
40 kişi oy verdi
Seçilmiş yazılar — «Söz Dinlemeyen Anneler», «Bağırmayan Anne Baba Olur mu?», «Biz Neden Bağırıyoruz?», «Ben Dili» ve «Eti Senin, Kemiği Benim»
Kitap kısa ve bağımsız yazılardan oluştuğu için konu bakımından merkezî beş yazı (s. 19–20, 81–85, 129–131, 145–147; kitabın yaklaşık %5'i) tamamen okundu ve incelendi.

Kitaba adını veren yazı iyi bir hikâyeyle açılıyor: yayıncısı bir lokantada, iki yaşındaki çocuğunun elindeki şişeyi yere dökmesine kızan ve «bu çocuk hiç söz dinlemiyor» diyen bir anneye tanık olmuş. Yazarın sorusu basit ve etkili: söz dinlemeyen iki yaşındaki çocuk mu, yoksa annesi mi? «Biz anneler için en kolay kaçış ve çıkış yolu, suçu söz dinlemeyen evlatlara atmaktı» cümlesi kitabın bütün felsefesini özetliyor. Yazıda Mevlana'ya atfedilen «siz ne söylerseniz söyleyin, söyledikleriniz sadece karşıdakinin anladığı kadardır» sözü ve birbirimizi yanlış anlamanın dokuz sebebi de kısaca açıklanıyor.

Bağırmayla ilgili iki yazı kitabın en yararlı kısmı. Yazar bağırmayı «acizliğimizin en kolay göstergesi», çocuğa gücümüzü göstermek için en basit ama etkisiz silah olarak tanımlıyor: bağırılan çocuk sonunda davranışından vazgeçmiyor, ama zamanla kendine güveni yıkılıyor, sürekli savunma refleksi gelişiyor, hatta ebeveynine karşı nefret doğabiliyor. Aynı zamanda ebeveynleri de anlıyor: yorgun, geçim derdi çeken anne babalar robot değil, bağırabiliyorlar, ama bunu fark edip özür dilemek büyük bir erdem. Hintli bir ermişin «öfkelenen insanların kalpleri birbirinden uzaklaşır, bu yüzden bağırırlar» hikâyesi fikri akılda kalıcı kılıyor.

«Ben Dili» yazısında «sen dili» ile «ben dili» arasındaki fark somut örneklerle gösteriliyor: «Ne kadar kabasın, her zaman sözümü kesiyorsun» yerine «Sana bir şeyler anlatırken sonunu getiremediğim zamanlar çok rahatsız oluyorum». Çocuğun göz hizasına eğilmek, yumuşak bir üslupla konuşmak, acizliğini kabul edip çocuktan yardım istemek gibi öneriler sade ve uygulanabilir. Ancak aynı yazıda ünlü «iletişimin yüzde 55'i beden dili, yüzde 38'i ses tonu, yalnızca yüzde 7'si sözlerdir» rakamları genel bir gerçek gibi veriliyor — oysa bu sonuç yalnızca duygu ve tutumlara ilişkin sınırlı laboratuvar deneylerine ait ve bütün iletişime genellenemez.

«Eti Senin, Kemiği Benim» yazısı kitabın hem en güçlü hem de en zayıf yanını gösteriyor. Güçlü yanı: yazar «öğretmenin vurduğu yerde gül biter» kültürüne açıkça karşı çıkıyor; Almanya'da bir Türk babanın çocuğunu öğretmene «Fleisch dir, Knochen mir» diyerek teslim etmesi ve öğretmenin «ben yamyam değilim» cevabı hem komik hem düşündürücü, dayağın, aşağılamanın ve tehdidin hiçbir getirisi olmadığı kesin bir dille söyleniyor. Zayıf yanı: aynı yazıda güzel sözler söylenen suyun güzel kristaller, azarlanan suyun ise kötü şekiller oluşturduğu «araştırma» kanıt olarak gösteriliyor — bu, bilim dünyasınca doğrulanmamış, sözde bilimsel kabul edilen bir iddia.

Diğer yazılarda da benzer bir karışıklık var. «Avrupa'da Çocuk Yetiştirmek» yazısında anadilin önemine dair düşünceler ilginç, ama «üç yaşına kadar başka dil öğretilmemeli» önerisi yazarın kişisel deneyimi olarak veriliyor ve iki dilli büyüme üzerine güncel araştırmalarla tam örtüşmüyor. «Beni Ödül ile Cezalandırma» yazısında ise zaman eksikliğini pahalı oyuncaklarla telafi etmeye çalışmanın anlamsızlığı haklı olarak eleştiriliyor, ancak kreş öğretmenlerinin «parasını sadece oyun oynamak için alıp çocuklarımızın en verimli çağlarını bizden aldığı» gibi genellemeler haksız görünüyor.

Sonuçta kitap içten bir annenin ve danışmanın deneyiminden doğan, yürekten yazılmış yazılar derlemesi: bağırmanın, dövmenin ve aşağılamanın zararı, çocuğu dinlemek ve «ben dili» üzerine düşünceleri her ebeveyne yararlı. Ama kitap bilimsel bir rehber değil — bazı «araştırmalar» kaynaksız ya da sözde bilimsel, çalışan ebeveynlere karşı ton yargılayıcı. Onu gündelik tefekkür için kısa yazılar olarak okumak, somut eğitim kararlarında ise daha güvenilir kaynaklara başvurmak gerekiyor.

Okuma deneyimi
  • Doksana yakın kısa, bağımsız yazı
  • Hikâyeler, meseller ve yazarın danışmanlık deneyiminden örnekler
  • Bazı yazılarda Alman ve Türk literatürüne göndermeler
İçerik uyarısı
Sözde bilimsel örnekler (suyun «kristalleri»)Çalışan ebeveynler ve kreşler hakkında yargılayıcı bir tonKaynaksız rakamlar ve genellemeler
Bunu sevdiysen
Gence Haya Yakışır!Asiye Türkan

Aynı yazarın gençlere seslenen dinî öğüt kitabı — sitemizde incelemesi var

Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım? — Bebeklikten Gençliğe CinsellikBengi Semerci

Ebeveyn–çocuk iletişiminin zor bir konusuna bir çocuk psikiyatristinin bilimsel yaklaşımı — sitemizde incelemesi var

Ergenlik RehberiRecep Murat

Ebeveynler için ergenlik dönemine dair pratik bir rehber — sitemizde incelemesi var

Spoiler
Bu kısım nasıl bitiyor?
⚠️ «Eti senin, kemiği benim»

«Eti senin, kemiği benim» yazısında yazar «öğretmenin vurduğu yerde gül biter» kültürüne açıkça karşı çıkar; Almanya'da bir Türk babanın çocuğunu öğretmene «Fleisch dir, Knochen mir» diye teslim etmesi ve öğretmenin «ben yamyam değilim» yanıtı hem komik hem düşündürücüdür. Yazı dövmenin, hakaretin ve tehdidin zararını gösterir.

Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.

Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Sen nasıl değerlendiriyorsun?
Bu inceleme karar vermene yardımcı oldu mu?
Yorumlar · 0
Benzer kitaplar
İnceleme
Sosyal medyada gençlerden gelen sorulara cevap veren yazarın boşluk, anlamsızlık, borç, başarısızlık ve vesvese gibi dertleri İslami inanç ve Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'undan alıntılarla, teselli edici ve samimi bir dille ele aldığı, belirli bir okur kitlesine yönelik manevi gelişim kitabı.
3.4 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
Kendimi Boşlukta Hissediyorum

Kendimi Boşlukta Hissediyorum

Abdussamet Öztan · Kurgu dışı
İnceleme
Nefes üçlemesinin son kitabı Emma Thomas'ın Stanford'daki ikinci yılını izliyor: geçmişini bir kutuya kapatıp «hissizlik» içinde yaşayan genç kız, bir yılbaşı gecesi o kutu açılınca kendini yok etmeye başlıyor. Kitabın güçlü yanı yas ve kendine zarar verme psikolojisini içeriden, inandırıcı biçimde göstermesi. Zayıf yanı ise tanıdık «new adult» formülleri, birbirine benzeyen parti sahneleri ve önceki iki kitabı okumayanlar için pek çok şeyin karanlıkta kalması.
3.4 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
Aşk Yakar

Aşk Yakar

Rebecca Donovan · Roman
İnceleme
Dünyaca tanınmış dilbilimci ve siyasi eleştirmen Noam Chomsky'nin 1983'te yayımlanan, ABD-İsrail-Filistin ilişkilerini belgesel kaynaklar üzerinden amansız bir eleştiri süzgecinden geçiren klasik eserinin 2015 baskısına yazdığı yeni önsözü ve Edward Said'in ünlü ilk önsözünü ele alan bu inceleme, kitabın hem ideolojik çerçevesini hem otuz yılı aşkın süredir devam eden güncelliğini gösteriyor.
4.3 / 5
İncelemeAytən Həsənova
Kader Üçgeni — ABD, İsrail ve Filistinliler

Kader Üçgeni — ABD, İsrail ve Filistinliler

Noam Chomsky · Kurgu dışı
İnceleme
Psikoterapist Megan Devine, sevgilisi Matt'in gözleri önünde boğulmasının ardından mesleki bilgisinin hiçbir işe yaramadığını fark ediyor ve yas üzerine bambaşka bir kitap yazıyor: yas «çözülecek bir sorun» değil, sevginin doğal uzantısıdır; «Her şeyin bir nedeni var», «Güçlüsün, atlatacaksın» gibi teselli sözleri ise çoğu zaman yaralar. İçten, cesur ve büyük bir kayıp yaşayanlar için gerçekten teselli edici bir kitap; tek zayıflığı bazı yerlerde aynı fikrin tekrarı ve Amerikan kültürüne odaklanması.
4.1 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
İyi Hissetmek Zorunda Değilsin

İyi Hissetmek Zorunda Değilsin

Megan Devine · Kurgu dışı
Esc — kapat · ↵ — aç
Metin