Çocuk ve Ergenlerde Şizofreni — Spektrum Bozuklukları ve Diğer Psikotik Bozukluklar
Uygun
- Psikiyatri, psikoloji ve hemşirelik uzmanları ve öğrencilerine
- Çocuğuna psikotik bozukluk tanısı konmuş ve konuyu ciddi biçimde öğrenmek isteyen ebeveynlere
- Ruhsal hastalıklara yönelik damgalanma konusuyla ilgilenenlere
Uygun değil
- Hafif, popüler bir dille yazılmış kitap arayanlara — metnin çoğu akademik ve terim yoğun
- Baştan sona okunan tek bir anlatı bekleyenlere — bu bir makaleler derlemesi
- Kendine tanı koymak için rehber arayanlara
Bölüm stigmatizasyonu — damgalanmayı — şöyle tanımlıyor: ruhsal hastalıkla ilişkilendirilen kişilerden korkulmasına, reddedilmelerine ve ayrımcılığa uğramalarına yol açan olumsuz stereotiplerin tetiklediği sosyal statü kaybı. Yazar onu iki türe ayırıyor — toplumsal damgalama ve kendini damgalama — ve kaynak olarak komşuları, akranları, medyayı, sağlık personelini ve hatta aile üyelerini gösteriyor. İlginç bir bulgu hatırlatılıyor: ruhsal hastalıklar hakkındaki bilgi yaşla artsa da ortaokul çağındaki çocuklarda bu kişilerden sosyal mesafe alma isteği azalmıyor, aksine artabiliyor.
Medya kısmı özellikle güncel. Televizyon, gazete ve sosyal medyada psikiyatri servislerinin hapishane gibi, hastaların ise tehlikeli ve korkutucu gösterildiği, şizofreninin şiddet suçlarıyla yüksek oranda ilişkilendirildiği belirtiliyor; oysa yazar araştırmalara dayanarak şizofreninin nadiren doğrudan şiddete yol açtığını vurguluyor. Çarpıcı bir karşılaştırma da var: kanser ya da organ yetmezliği olan hastalar «cesur» ve «ilham verici» diye anılırken, ruhsal hastalığı olanlara «deli» deniyor, onlar «tehlikeli», «tembel» ve «kendi hastalıklarının nedeni» olarak görülüyor. Yazar haklı olarak şizofrenisi olan bir kişinin semptomları üzerinde migreni olan birinden daha fazla kontrol sahibi olduğunu düşünmek için hiçbir tıbbi neden bulunmadığını hatırlatıyor.
Kendini damgalama kısmı bölümün en etkileyici yeri. Toplumun olumsuz bakışını içselleştiren hasta zamanla bu tepkilerin haklı olduğunu düşünmeye başlıyor: «Neden deneyeyim ki?», «Başkaları beni sorumsuz sanıyorsa iş bulmanın anlamı var mı?» Nitel araştırmalarda hastaların yalnızlık, utanç ve aşağılık duygusu yaşadığı, hatta antipsikotiklerin yan etkilerinin — gözlerde donukluk, yavaş tepkiler — onları kendilerini «hasta rolünde» görmeye ittiği aktarılıyor. Yazar dengeyi koruyor: her hastada damgalanma öz saygıyı sarsmıyor, bazıları daha da güçleniyor; ebeveynin iyimser tavrı çocuğu koruyor, hastalığı gizlemesi ise utancı artırıyor.
Aile kısmı 20. yüzyılın büyük bölümünde otizm, şizofreni, depresyon ve DEHB'nin «kusurlu ebeveynlikten» kaynaklandığına inanıldığını ve bunun aileleri yardım aramaktan alıkoyduğunu hatırlatıyor. Etkiler kısmında ise ağır rakamlar veriliyor: her on çocuk ve ergenden biri herhangi bir zamanda ruh sağlığı sorunu yaşıyor, ama üçte birinden azı tedaviye başvuruyor; damgalanma ciddi ruhsal sorunları olanlarda tedaviye başvuruyu ortalama on yıl geciktiriyor. Şizofreninin tam da kimliğin pekiştiği ergenlikte başlamasının öz saygı ve «normallik» duygusu için özellikle yıkıcı olduğu da vurgulanıyor.
Çözüm kısmı somut ve pratik: «deli», «şizofren», «paranoyak» gibi sözcüklerin gündelik dilden çıkarılması, medyanın hastaları tehlike stereotipinden uzak göstermesi, klinisyenlerin bozukluğu kişinin özü değil sahip olduğu bir dizi semptom olarak ele alması, ayrımcılığın çocuğun değil toplumun kusuru olduğunun ebeveyn tarafından söylenmesi, genetik açıklamaların ebeveynde suçluluk yaratmayacak bir dille yapılması, aile eğitimi ve destek grupları. Bölümün tek zayıflığı derleme formatından geliyor: metin kısa bir makale yapısında ve bazı fikirler tekrar ediyor.
Sonuçta bu bölüm kitabın genel niteliğini iyi yansıtıyor: her iddia kaynakla destekleniyor, dil bilimsel ama insani kalıyor. Kitap öncelikle uzmanlar için yazılmış olsa da damgalanma, aile eğitimi ve psikososyal müdahaleler bölümleri hastaların yakınları için de değerli. Türkçede çocuk ve ergen psikozu üzerine bu kadar kapsamlı bir kaynak çok az.
- Her biri ayrı yazarca yazılmış yirmi dokuz bağımsız bölüm
- Her bölümün başında özet ve anahtar kelimeler
- Metin içi kaynak gösterimi ve her bölüm sonunda geniş kaynakça
Ergenliğin olağan gelişimini anlamak için kapsamlı bir ders kitabı — sitemizde incelemesi var
Aynı formatta — Türk psikiyatristlerin klinik derlemesi — sitemizde incelemesi var
Başka bir ruhsal bozukluğa daha kısa ve sade bir giriş — sitemizde incelemesi var
«Çözüm» bölümü somut ve pratiktir: «deli», «şizofren», «paranoyak» gibi sözcüklerin gündelik dilden çıkarılması, medyanın hastaları tehlike stereotipinden uzak betimlemesi, hekimlerin bozukluğu insanın özü değil sahip olduğu belirtiler bütünü olarak sunması, çocuğa ayrımcılığın onun değil toplumun kusuru olduğunun ebeveyn tarafından söylenmesi.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.