Endurance — Uzayda Bir Yıl, Bir Ömür Boyu Keşif
Uygun
- Uzay, astronotluk ve NASA ile ilgilenen okurlara
- Gerçek hayattan macera ve dayanıklılık hikâyelerini sevenlere
- “Kötü öğrenci” olup sonra kendi yolunu bulmuş insanların hikâyesinden ilham alanlara
Uygun değil
- Kısa ve derli toplu bir kitap isteyenlere — 450 sayfayı aşıyor
- Teknik ayrıntılardan (istasyon sistemleri, prosedürler) sıkılanlara
- Felsefi ya da şiirsel bir uzay kitabı bekleyenlere — üslup sade ve işgüzar
Kitap sondan başlıyor. Ön sözde yazar bir yıllık görevden sonra Houston'daki evinde ailesiyle akşam yemeğinde: uzun süreli kız arkadaşı Amiko, kızları Samantha ve Charlotte, ikizi Mark. Masadan kalkmak için “koltuk değneklerine uzanan yaşlı biri gibi” masaya yaslanması gerekiyor, yatak odasına kadar yirmi adımda tökezliyor. Gece ise daha kötü: ateş, şişmiş bacaklar, kaşınan döküntüler. Bilekler “su dolu bir balon” gibi eziliyor. Bu açılış kitabın asıl sorusunu koyuyor: insan bedeni bir yıla ne kadar dayanabilir ve bu deney neden gerekli?
Yazar “Neden gönüllü oldun?” sorusuna tam bir cevap bulamadığını itiraf ediyor ve çocukluğuna dönüyor. Polis bir baba ve sekreter bir annenin gece gündüz çalıştığı evde iki ikiz çatılara tırmanıyor, risk almayı seviyor, dersleri ise hiç sevmiyor. Lise yıllarında acil tıp teknisyeni olarak çalışmak, ilk kez bir şeyi iyi yapabildiğini gösteriyor. Üniversitede tıp hazırlık derslerinden kalan on sekiz yaşındaki genç, kitapçı vitrininde Tom Wolfe'un “The Right Stuff” kitabını görüyor ve bir gecede okuyup “farklı bir insan olarak” kapatıyor. Bu kısım kitabın en etkileyici sayfalarından: yazar kariyerinin gerçek başlangıcını yıllarca kimseye anlatmadığını yazıyor.
Birinci bölüm Şubat 2015'te başlıyor. Uzay mekikleri 2011'de emekliye ayrıldığı için Amerikalılar uzaya yalnızca Rus Soyuz'uyla gidebiliyor. Yazar Moskova yakınındaki Yıldız Şehri'ni — Gagarin'in dev heykeli, Amerikalılar için yapılmış ama “Rusların Amerikalılar hakkındaki basmakalıp fikirlerine dayanan bir film seti” gibi duran evler — ve Kazakistan bozkırındaki Baykonur'u anlatıyor: paslı hurdalar, havacılık ekipmanlarının gölgesinde yiyecek arayan köpekler ve develer, eski bir Sovyet bombardıman uçağıyla getirilen uluslararası mürettebat.
Bölümün en ilginç yanı kültürlerarası gözlemler. Yazar komutanı Gennady Padalka'yı “doğuştan lider”, Misha Kornienko'yu ise sakin ve düşünceli biri olarak tanıtıyor. Rus ritüelleri ironik ama saygılı bir dille anlatılıyor: her yemekteki dereotu, banyada huş dallarıyla dövülmek, uçuş öncesi zorunlu lavman, karantina kararlarını keyfî verdiği için “Dr. No” denen doktor, Sokol uzay giysilerinin sıradan lastik bantlarla kapatılması. Yazar Soyuz roketinin aslında Soğuk Savaş'ın kıtalararası balistik füzesi R-7'nin torunu olduğunu, şimdi ise eski düşmanların birlikte uzaya uçtuğunu hatırlatıyor.
Bilimsel taraf da net: sıradan bir görev beş-altı ay sürüyor ve sonrasında bedende neler olduğu neredeyse bilinmiyor. Önceki 159 günlük görevinde yazar kemik yoğunluğu ve kas kaybetmiş, görme sorunları yaşamış, her gün yaklaşık on göğüs röntgenine eşit radyasyon almış. Ama yazara göre en ağır risk bu değil: uzaydayken sevdiğin birinin başına kötü bir şey gelebilir ve eve dönemezsin.
Üslup sade, işgüzar ve esprili; ön sözdeki acılı sahnelerle Baykonur'daki absürt ayrıntılar arasındaki geçişler kitabı canlı tutuyor. Bazı siyasi notlar ve aile ilişkileri (boşanma, büyük kızla soğuk ilişki) açıkça anlatılıyor; bu da kitaba insani bir derinlik katıyor.
- Uzaydaki yıl ile hayat hikâyesinin dönüşümlü yapısı
- Rus ve Amerikan uzay kültürleri üzerine esprili gözlemler
- Beden ve zihin üzerindeki etkilerin açık, utanmadan anlatımı
UUİ'de komutanlık yapmış bir astronotun hayat dersleri
Yazarın kaderini değiştiren kitap
Uzayda yaşamın tuhaf ayrıntıları üzerine esprili bir kitap
Uçuştan önceki son gün ritüellerle dolu: kozmonotlar bedenlerini alkollü mendillerle silen “Dr. No”nun denetiminden geçiyor, alt bezi ve Sokol giysilerini giyiyor, ailelerini cam arkasından görüyor. Yazar on bir yaşındaki Charlotte'un otobüs camına koyduğu elinin üstüne kendi elini koyuyor. En beklenmedik an ise şu: fırlatma rampasına giden otobüs duruyor, kapı açılıyor ve içeri kardeşi Mark giriyor — açık bir karantina ihlali. Bütün hafta “hayır” diyen Dr. No birden “evet” diyor. Yazar Rusların tutarsızlıklarının bazen kendisini çıldırttığını, ama bu jestin ona “dünyaları” verdiğini yazıyor.
Kitabın sonunu ise ön söz açıyor: bir yıllık görev başarıyla bitiyor, ama Dünya'ya dönüş önceki görevden “çok, çok daha kötü” oluyor. İlk gece ateş, şişmiş bacaklar, acı veren döküntüler; kan bedende bacaklara doğru akıyor. Hastaneye gitmek de çare değil, çünkü hiçbir hastane bir yıl uzayda kalmış birinin semptomlarını görmemiş. Yazar Moskova'daki evinde Misha'nın da aynı acıyı çekip çekmediğini merak ediyor ve hatırlatıyor: tam da bunun için gönüllü olmuşlardı — bilim insanları bedenlerinden alınan verileri yıllarca inceleyecek.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.