Akdeniz Uygarlıkları — Fenikeliler, Kartaca, Eski Yunan, Etrüskler, Roma
Uygun
- Akdeniz antik dünyasına çok kısa bir genel bakış isteyenlere
- Etrüskler hakkında antik yazarların (Herodot, Tacitus, Vergilius) anlatılarını okumak isteyenlere
- Türkçe tarih yazımında yaygın «Etrüsk-Türk» tartışmasının ne olduğunu görmek isteyenlere — eleştirel bir gözle
Uygun değil
- Bilimsel temelli, güncel arkeoloji ve genetiğe dayanan bir tarih arayanlara
- Milli-romantik köken kuramlarından rahatsız olanlara
- Öğrencilere tek kaynak olarak — yanlış bilgi riski var
Bölüm Etrüskleri MÖ 10.–3. yüzyıllar arasında İtalya'da yaşamış antik bir halk olarak tanıtıyor ve ilginç olgularla başlıyor: kendilerine «Rasena» diyen, dişi bir kurdun çocukları olduklarına inanan, Yunanların «Tirhenler» dediği bu halk on iki site devletinden oluşan bir federasyon kurmuş, bataklıkları kurutmuş, sulama sistemleri yapmış, maden işçiliğinde ustalaşmış. Louvre ve British Museum'daki pek çok eserin Etrüsk mezarlarından geldiği, Roma'nın alfabeden mimariye pek çok şeyi Etrüsklerden aldığı belirtiliyor.
Köken kısmı önce doğru başlıyor: dilleri tam çözülemediği için Etrüsklere «gizemli halk» deniyor ve kökenleri 18. yüzyıldan beri tartışılıyor. Üç temel varsayım sıralanıyor: yerli köken (Massimo Pallottino'nun Villanova kültürüne bağladığı «ortodoks» kuram), Anadolu'dan göç ve diğerleri. En değerli kısım Herodot'un Lidya anlatısı: kıtlık yıllarında Lidyalıların bir gün oyun oynayıp bir gün yemek yediği, ardından Kral Atys'in halkı ikiye bölüp yarısını oğlu Tyrrhenos'un önderliğinde İzmir'den gemilerle gönderdiği, bunların Umbria'ya ulaşıp kentler kurduğu öykü. Tacitus, Vergilius, Strabon gibi antik yazarların bu anlatıyı benimsemesi ve Lemnos Adası'nda bulunan, Etrüskçeye yakın yazılı stel de ilginç kanıtlar olarak veriliyor.
Sorun bundan sonra başlıyor. Kitap bilim çevrelerince güvenilir sayılmayan Kazım Mirşan'ın Etrüsklerin «Anadolu'dan ve Karadeniz'in kuzeyinden göçen iki Türk boyunun torunları» olduğu iddiasını «değerli» buluyor ve bunu «Anadolu'daki Türk varlığının oldukça kadim zamanlara dayandığının işareti» olarak sunuyor. Daha ciddisi, eskimiş ırksal tipolojiye — «Türklerin de ait olduğu yuvarlak kafataslı (Homo Alpinus) ırk tipi»ne — kanıt olarak başvuruluyor, Etrüsk heykellerinin «Asyatik insan tipine uygun» olduğu söyleniyor.
Genetik iddialar da abartılmış: bir araştırmanın Etrüsk DNA'sının «Türklerle büyük benzerlik» gösterdiği, bunun «antik tarihçilerin zaferi» olarak karşılandığı ve «Ön-Türk Etrüskler»in Truvalıların halefi ilan edildiği yazılıyor. Oysa güncel paleogenetik araştırmaların büyük çoğunluğu — 2021'de yayımlanan kapsamlı bir çalışma da dahil — Etrüsklerin genetik olarak komşu Latinlere çok yakın, esasen yerli bir nüfus olduğunu gösteriyor. Kitap sonunda Etrüskleri «Türk ve Kıpti-Fenike karışımı melez bir halk» olarak niteliyor — bu sonuç hiçbir ciddi kaynakla desteklenmiyor ve birbiriyle çelişen iddiaları aynı cümlede birleştiriyor.
Siyasi tarih kısmı yeniden sağlam bir zemine dönüyor: Etrüsk siyasi tarihinin çok az bilindiği, kendi yazılı metinlerinin günümüze ulaşmadığı, bilgilerin esas olarak Yunan ve Latin yazarlardan, özellikle Livius'un «Ab Urbe Condita»sından geldiği ve bu eserin 142 kitabından yalnızca 35'inin günümüze ulaştığı doğru biçimde açıklanıyor. Bu, bölümün en güvenilir kısmı ve önceki kısmın tonundan keskin biçimde ayrılıyor — kitabın farklı kaynaklardan derlendiği yine hissediliyor.
Sonuçta bu bölüm okura iki şey öğretiyor: Etrüskler gerçekten ilginç ve gizemli bir halk; cep ansiklopedileri ise milli-romantik mitleri bilimsel olgu gibi sunabiliyor. Konuya ilgi duyan okur Herodot anlatısını ve Lemnos stelini burada okuyabilir, ama Etrüsklerin kökenine dair bir sonuç için güncel akademik literatüre başvurmalı. Kitabı özellikle öğrencilere tek kaynak olarak önermiyoruz.
- Her uygarlığa ayrı bir bölüm
- Herodot ve diğer antik yazarlardan uzun alıntılar
- Renkli görseller ve kenar sütunlarda kısa açıklamalar
- Kitabın sonunda kaynakça ve çevirmenin kaynakları
Fenike, Yunan ve Roma'yı daha tutarlı ve ölçülü biçimde anlatıyor — sitemizde incelemesi var
Aynı seriden, Etrüsklerle ilişkilendirilen Lidya ve Truva üzerine — sitemizde incelemesi var
Aynı seriden, Akdeniz'in doğusundaki büyük uygarlıklar üzerine — sitemizde incelemesi var
Siyasi tarih bölümü yeniden sağlam zemine döner: Etrüsk siyasi tarihinin çok az bilindiği, kendi yazılı metinlerinin kalmadığı, bilginin çoğunlukla Yunan ve Latin yazarlardan, özellikle Livius'un «Kent'in Kuruluşundan İtibaren» eserinden geldiği ve bu eserin 142 kitabından yalnızca 35'inin günümüze ulaştığı doğru biçimde açıklanır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.