Anadolu Uygarlıkları — Truva, Hititler, Urartular, Frigler, Lidyalılar
Uygun
- Anadolu ve Güney Kafkasya'nın eski tarihine kısa bir giriş arayanlara
- Urartu, Van, Tuşpa, Erebuni gibi adların ardındaki tarihi öğrenmek isteyenlere
- Truva, Midas, Krezüs gibi efsanelerin tarihsel kökleriyle ilgilenenlere
- Serinin «Mezopotamya Uygarlıkları» kitabını okuyanlara
Uygun değil
- Tam bir akademik atıf düzeni bekleyenlere
- Hafif, hikâye tadında bir tarih isteyenlere — bazı kısımlar kuru ve teknik
- Her uygarlığa eşit derinlikte bir bakış bekleyenlere
Bölüm beklenmedik biçimde arkeolojinin kendi tarihiyle açılıyor: 1827'de Fransız Asya Cemiyeti tarafından Van'a gönderilen Schulz, 1838'de Charles Texier, 1840'ta Ninova'nın kâşifi Layard, 1869'da Deyrolle, 1899'da Toprakkale'de kazıya başlayan Lehmann-Haupt. Kitap Avrupalı seyyahların ilgisinin kaçak define kazılarını da teşvik ettiğini, Toprakkale buluntularının yasa dışı yollarla Londra'ya gittiğini ve Hormuzd Rassam'ın 1880–1881'deki kazılarının ören yerine ciddi zarar verdiğini açıkça yazıyor. Götze ve Friedrich'in Urartu dilinin çözülmesindeki rolü de anılıyor. Bu giriş, okura bildiklerimizin nereden geldiğini gösterdiği için değerli.
Kaynak eleştirisi de bölümün güçlü yanı. Kitap Urartu yazıtlarının da Asur yıllıkları gibi yalnızca askeri zaferleri ve imar faaliyetlerini anlattığını, yenilgiler karşısında tamamen sustuğunu gösteriyor: II. Sarduri'nin MÖ 743'te Kommagene'de Asur'la savaşının yalnızca başarılı bölümleri aktarılmış. Ardından adın izi sürülüyor: Urartu adı ilk kez Asur yıllıklarında «Uruatri» olarak geçiyor, Tevrat'taki «Ararat» da aynı ad, Urartular ise ülkelerine «Biainili» diyordu — bugünkü «Van» adı buradan geliyor.
Siyasi tarih Asur metinlerinden uzun alıntılarla kuruluyor. I. Salmaneser'in «Tüm Uruadri ülkesini üç günde tanrım Asur'un ayaklarına diz çöktürdüm» yazıtı, Nairi ülkesinin kırk «kralı», III. Salmaneser'in Urartu Kralı Arame'nin başkenti Arzaşkun'u yakması okura dönemin dilini hissettiriyor. Ardından Tuşpa'yı (Van Kalesi) kuran I. Sarduri, Haldi devlet kültünü getiren İşpuini, yüzden fazla yazıtıyla bilinen Menua ve Urartu'ya bir «Rönesans» yaşatan, Bastam, Adilcevaz, Ayanis ve Karmir Blur kalelerini yaptıran II. Rusa tanıtılıyor. Kimmer ve İskit akınları, Medlerin yükselişi ve krallığın çöküşüyle siyasi kısım sona eriyor.
Bölümün en özgün kısmı «Doğuda Kültürel Değişim» ve «Kentler». Kitap Urartu Devleti'nin Doğu Anadolu'da kökü olmayan, «birdenbire» kurulmuş bir yapı gibi göründüğünü, Asur'un yazı, devlet örgütlenmesi ve kale inşası bakımından model olduğunu, bu geleneklerin Yukarı Dicle'deki Nairi toplulukları tarafından taşınmış olabileceğini tartışıyor. Yivli çanak çömlek, parlak kırmızı astarlı Urartu kapları, kremasyonun yaygınlaşması gibi arkeolojik ayrıntılar, sitadel ve aşağı şehirden oluşan planlı kentlerin özellikleri ve I. Argişti'nin Alzi'den sürdüğü 6.600 kişiyi Erebuni'ye yerleştirmesi gibi olgular devletin nasıl işlediğini somut biçimde gösteriyor.
Zayıf yanlar da var. Urartu sınırlarının «doğuda Hazar Denizi yakınlarına kadar» uzandığı iddiası abartılı görünüyor; krallığın çöküşü bir yerde MÖ 7. yüzyılın ortasına, başka bir yerde MÖ 609'a tarihleniyor, Urartu tarihinin başlangıcı da aynı bölümde farklı tarihlerle veriliyor. Metin sık sık akademik bir makaleden aktarılmış gibi ağırlaşıyor, uzun ad ve terim listeleri genel okuru yorabiliyor, metin içinde ise hiçbir atıf gösterilmiyor.
Buna rağmen Urartu bölümü serinin şimdiye kadar okuduğumuz kitapları arasında en bilgilendirici kısımlardan biri. Van Gölü, Urmiye, Sevan ve Aras havzasını kapsayan bu krallığın tarihi Güney Kafkasya okuru için de ilginç ve kitap konuyu siyasi tartışmalara girmeden, esas olarak arkeolojik ve yazılı kaynaklar üzerinden sunuyor. Kısa bir girişten fazlasını isteyen ama henüz akademik bir monografiye hazır olmayan okur için iyi bir köprü.
- Her uygarlığa ayrı bir bölüm
- Asur ve Urartu yazıtlarından doğrudan alıntılar
- Arkeolojik araştırma tarihi ve kent planlaması üzerine kısımlar
- Renkli fotoğraflar ve kenar sütunlarda kısa açıklamalar
Aynı seriden, Urartu'nun baş rakibi Asur hakkında ayrıntılı bilgi veriyor — sitemizde incelemesi var
Eski Doğu'yu ve Anadolu'yu geniş bir dünya tarihi bağlamında gösteriyor — sitemizde incelemesi var
Bölgenin yazı öncesi dönemini akademik düzeyde anlatıyor — sitemizde incelemesi var
Bölümün en özgün kısmı «Doğuda kültürel değişim» ve «Kentler» bölümleridir. Kitap Urartu devletinin Doğu Anadolu'da kökleri olmayan, «birdenbire» ortaya çıkmış bir yapı gibi göründüğünü, Asur'un yazı, devlet örgütü ve kale yapımı bakımından model olduğunu, bu geleneklerin Yukarı Dicle'deki Nairi topluluklarınca taşınmış olabileceğini tartışır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.