Anksiyete — İçten Gelen Belirsiz Kaygı
Uygun
- Anksiyete bozukluklarının türlerini kısaca öğrenmek isteyen psikoloji öğrencilerine
- Kendinde ya da yakınında kaygı belirtileri görüp terimleri anlamak isteyenlere
- Sanal gerçekliğin psikoterapide kullanımıyla ilgilenenlere
- Serinin diğer psikoloji kitaplarını okuyanlara
Uygun değil
- Pratik alıştırmalar ve öz yardım planı arayanlara
- En güncel bilimsel sınıflandırmayı (DSM-5) bekleyen uzmanlara
- Canlı, kişisel hikâyelerle yazılmış bir kitap isteyenlere
Bölüm teknolojinin psikolojiye kazandırdığı araçları — MRG, EEG, galvanik deri tepkisi ölçümü — sıralayıp sanal gerçekliğe geçiyor: başa takılan bir gözlük ya da kaskla kullanıcının duyularını «yanıltarak» onu fiziksel olarak yapay bir ortamın içindeymiş gibi hissettiren teknoloji. Kitap sanal gerçekliğin tıptaki iki farklı rolünü ayırıyor: cerrahlar için benzetim aracı, davranışçı tıp için ise etkileşim aracı. 1990'ların ortasından beri klinikte kullanılan bu yöntemin en yaygın uygulama alanı anksiyete bozuklukları, TSSB ve OKB.
Kuramsal temel açıkça anlatılıyor. Anksiyete tedavisinde en etkili yöntemlerden biri «maruz bırakma» ve üç biçimde yapılıyor: gerçek hayatta korkulan durumla yüzleşme, zihinde canlandırma ve sanal gerçeklik. Foa ve Kozak'ın duygu işleme kuramına göre korku yapısını değiştirmek için önce onu etkinleştirmek, sonra içine eski öğrenmelerle uyuşmayan yeni bilgiler yerleştirmek gerekiyor. Bunun üç koşulu var: kişi ortamın içinde olduğunu hissetmeli, ortam fizyolojik uyarılma yaratmalı ve öğrenilenler gerçek hayata genellenebilmeli.
Bölümün güçlü yanı somut araştırmalar. 1993'te yükseklik fobisi olan bireylerle yapılan ilk kontrollü çalışmada Rothbaum ve arkadaşları katılımcıları sekiz hafta boyunca asansör, köprü ve balkon içeren sanal ortamlara maruz bırakmış; katılımcılar ortamın yapay olduğunu bildikleri halde avuçlarının terlediği, dizlerinin titrediği kaydedilmiş ve sonunda kaygı anlamlı biçimde azalmış. Carlin'in 1997 tarihli örümcek fobisi çalışmasında sanal örümceğe dokunma hissi yaratılmış, sonraki araştırmalarda ise Half-Life ve Unreal Tournament gibi bilgisayar oyunlarının motorları terapi ortamına dönüştürülmüş — okur için hem ilginç hem de beklenmedik bir ayrıntı.
Uçak fobisi kısmı da bilgilendirici: nehir ve göllerin üzerinde uçan sanal bir helikopter, titreşim cihazıyla dokunma hissi, deri ısısı ve beyin dalgalarıyla ölçülen kaygı. Kitap ayrıca pahalı CAVE sistemiyle basit başa takılan ekran (HMD) arasında etkililik açısından fark bulunmadığını, hareket simülasyonunun ek fayda sağlamadığını, klostrofobide ise 40 yıldır bu korkuyla yaşayan birinin yedi seansın ardından tek başına asansöre binebildiğini aktarıyor. Bu örnekler yöntemin potansiyelini ikna edici biçimde gösteriyor.
Ama bölümün, hatta tüm kitabın sorunları burada da görünüyor. Metin akademik bir makaleden aktarılmış gibi kuru ve tekrarcı: «dikkat çekmektedir», «ortaya koymaktadır» ifadeleri neredeyse her paragrafta yineleniyor, atıf yapılan araştırmaların hiçbirinin tam künyesi verilmiyor. En yeni örnekler 2010 yılına ait, oysa son yıllarda tüketici VR cihazları alanı baştan değiştirdi. Ayrıca kitabın arka kapağındaki travma, nöroplastisite ve «dört beceri» vaatleri içerikle örtüşmüyor — okur başka bir kitabın tanıtımını okuyormuş izlenimine kapılabilir.
Sonuçta bu bölüm kitabın en özgün ve en bilgilendirici kısmı: sanal gerçeklik terapisinin neden ve nasıl işlediğini, hangi fobilerde denendiğini açıkça gösteriyor. Ancak kitap bütün olarak adındaki «Çözüm Sensin» vaadini yerine getirmiyor — kaygıdan muzdarip okura somut adımlar değil, klinik bilgi veriyor. Ciddi kaygı yaşayan okur için bu kitap uzmana başvurmanın yerini tutmaz, yalnızca terimleri anlamak için bir başlangıçtır.
- Tıbbi terimlerle sistemli bölümler
- Somut klinik araştırmaların özetleri
- Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği eksiksiz
- Renkli fotoğraflar ve kenar notları
Anksiyete türlerinden biri olan panik bozukluğa daha ayrıntılı ayrılmış — sitemizde incelemesi var
Korku ve kaygıyla pratik başa çıkmaya odaklanan bir kitap — sitemizde incelemesi var
Travma ve kriz durumlarında psikolojik müdahaleyi anlatıyor — sitemizde incelemesi var
Okunan bölümün sonunda uçak fobisi kısmı gelir: nehir ve göllerin üzerinden uçan sanal helikopter, titreşim cihazıyla dokunma hissi, deri sıcaklığı ve beyin dalgalarıyla ölçülen kaygı. Kitap pahalı CAVE sistemi ile basit baş üstü ekran arasında etkililik farkı bulunmadığını, klostrofobide ise 40 yıl bu korkuyla yaşayan birinin yedi seansın ardından iyileştiğini gösterir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.