Cehennem Günlüğü
Uygun
- Ionesco'nun oyunlarını okuyup yazarın iç dünyasını, korkularını ve düşüncelerini tanımak isteyenlere
- Ölüm, zaman ve çocukluk anıları üzerine parçalı, deneme tarzı metinleri sevenlere
- Tiyatro ve edebiyat öğrencilerine: kitapta oyun yazarının yazı ve tiyatro üzerine düşünceleri de var
Uygun değil
- Kronolojik, tarihli ve tek çizgide ilerleyen bir günlük arayanlara: notlar düzensiz ve düş gibi
- Ionesco'nun oyunlarını bilmeyenlere: birçok gönderme bu oyunların bilgisini gerektiriyor
- Siyasi konuda yansız bir metin isteyenlere: yazar sol ideolojilere karşı sert bir tutum alıyor
Kitap klasik bir günlük değildir: tarihsiz notlar, anı parçaları, düşler ve düşünceler iç içe geçer. İlk bölüm Mayenne yöresindeki La Chapelle-Anthenais köyünün çocukluk anılarıdır. Ionesco orada değirmen evinde Baptist Baba, Jeannette Ana, Marie ve Maurice ile yaşamıştır: Baptist Baba mavi gömlekli, boynunda kırbaçlı, kısrağını arabaya koşup dolaşırdı; askerliğinde tüfekle başparmağını uçurmuş, askerî mahkeme beraat ettirse de kasıtlı yaptığından kuşkulanılmış; okuma yazması olmayan baba hesap için tahtaya çentik atardı.
Anılar küçük, canlı sahnelerden oluşur: okulda ödül dağıtımı, öğretmen Monsieur Guene'in «o kadar bağırma Ionesco» demesi, köye yerleştirilen Amerikan askerlerinin bir kış köylülerle birlikte yaşaması, Fransızcası iyi olan şarkıcı ve «ama yine de Amerikalı!» diyen Jeannette Ana. Çocuğu annesi alıp Paris'e götürürken — sonbahar, istasyona giderken yağan yağmur — Baptist Baba gözyaşını parmağının ucuyla ezer. «Bundan sonra ne Jeannette Ana'yı ne de Baptist Baba'yı görebildim».
En güçlü kısım zaman ve ölüm düşüncesidir. Ionesco dört-beş yaşında kendisinin yaşlanıp öleceğini, yedi-sekiz yaşında annesinin öleceğini düşünmüştür; La Chapelle-Anthenais'te «zamanın dışında, bir tür cennette» olmuştur; on bir-on iki yaşında «sonu» sezmeye başlamış, on beş-on altı yaşında ise yalnızca geçmiş ve çoktan «geçmiş» olmaya başlamış bir yarın kalmıştır. «Şimdiki zamanı» yeniden bulmaya çalışır: yeni bir yerde iki gün, aynı yerde geçen otuz yıla bedeldir, hız ise «cehennemin ta kendisi»dir.
Sonraki bölüm «Düşüncelere Katılma, Tanıma» tiyatrodan söz eder. Ionesco, Brecht'in seyircinin duygulanmasını değil, düşünceyi kavramasını istediğini yazar ve her tarafgir yazarın okuru «ele geçirmek» istediğini söyler: parti yanlısı olan, eserinde cezalandıracağı bir kötü ve ödüllendireceği bir iyi koyar. Kendisi ise «bir partici değilim, ama hepsiyim» der ve insanı sınıfından, ırkından, «toplumsal kılıfından» çıkararak ele almayı seçer. Sonra ölüm düşüncesinden kaçamayan, yalnızca sarhoşken mutlu olmuş bir itiraf gelir.
- Notlar kronolojik değildir: çocukluk anısı, düşünce ve deneme iç içe geçer
- Küçük kişisel ayrıntılar (başparmak, tahtadaki çentikler, gözyaşı) anıları canlı kılar
- Zaman ve ölüm düşüncesi kitabın ana çizgisi olarak tekrarlanır
- Yazar kendisi hakkında yazarken yalın, yarı itiraf tonunu korur
Yazarın tiyatro üzerine yazılarını ve görüşlerini toplayan kitap
Absürt, ölüm ve anlamsızlık üzerine felsefi deneme
Kitaptaki ölüm diyaloglarının yakın olduğu oyun
Okunan kısmın sonunda Ionesco ölümle ilgili bir itirafta bulunur: annesinin bir gün öleceğini dehşetle düşünmüş, ama babasının öleceği hiç aklına gelmemiştir. Bunu babasını sevmemesine bağlamaz: babasının uzun yokluğu içinde derin bir boşluk bırakmıştır, demek ki ona ölümsüz biri gibi görünmüştür. Bundan sonrası bu incelemenin kapsamı dışındadır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.