Gidenin Ardından Sağlıklı Yas Tutma Terapisi
Uygun
- Bir yakınını kaybetmiş ya da boşanma, taşınma, iş kaybı gibi büyük bir değişim yaşayan okurlara
- Yas üzerine samimi, kişisel hikâyelerle dolu, sıcak tonlu bir kitap arayanlara
- Yas tutan bir yakınına nasıl destek olacağını anlamak isteyenlere
- Pandemi dönemindeki kayıpları hâlâ sindirmeye çalışanlara
Uygun değil
- Yas psikolojisine dair akademik, araştırmaya dayalı bir kaynak arayanlara
- Hipnoterapi ve «bilinçaltının iyileştirici gücü» gibi yaklaşımlara şüpheyle bakanlara
- Ağır depresyon ya da intihar düşünceleri yaşayanlara profesyonel yardımın yerine — kitap bunun yerini tutmaz
Kitap iki önsözle açılıyor: olimpiyat yüzücüsü Sharron Davies annesini kaybettikten sonra Tait'le çalıştığını, iş dünyasından Penny Power ise yasın yalnızca ölümle değil ev, iş, umut kaybıyla da ilgili olduğunu yazıyor. Bu, kitabın ana tezini baştan kuruyor: değişime ayak uydurduğunuz, huzursuz ve hüzünlü hissettiğiniz her anda aslında yas tutuyorsunuz. Yazarın notunda ise dürüst bir uyarı var: bazı hikâyeler anonimleştirilmiş, bazıları gözlemlere dayalı kurgusal vaka örnekleri.
Giriş düşündürücü bir soruyla başlıyor: tanıdığınız herkesin ve yaşadığınız her şeyin bir «son kullanma tarihi» olsaydı, onlarla farklı etkileşime girer miydiniz? Yazar 48 yaşının eşiğinde hesaplıyor: Birleşik Krallık'taki ortalama yaşam süresine göre yaklaşık 33 yıl, 1.716 hafta kalmış. Bu hesap korkutmak için değil, hayatı daha bilinçli yaşamaya bir çağrı olarak sunuluyor. Tait'in ana fikri: yas korkusunu atlatmayı öğrenebilirsek, kaybetme ve ölüm korkusunu da yenebiliriz.
Birinci bölüm ölümden konuşmaktan nasıl kaçtığımızı anlatıyor: çalışıyoruz, seyahat ediyoruz, alışveriş yapıyoruz — ta ki ölüm bizi «bir kasırga gibi» yerden koparıp tanımadığımız bir gezegene atana kadar. Yazar huzursuzlukla başlamanın bilinçli bir seçim olduğunu açıklıyor: huzursuzluğa güvenli bir alanda bakmayı öğrenirsek, katlanılabilir hale gelir. Farrah Storr'un «huzursuzluk alanı» fikriyle birlikte bu, kitabın yöntemsel temelini oluşturuyor.
Bölümün merkezinde yazarın kendi hikâyesi duruyor ve kitabın en güçlü kısmı da bu. 2011 Noel arifesinde annesini karaciğer kanserinden, on gün sonra çok yakın olduğu anneannesini kaybeden, on iki yıl önce babasını yitirmiş, tek çocuk olan ve aynı anda boşanan Dipti kendini tamamen yetim ve yalnız hissediyor. Hint kökenli ailesinin boşanmayı hoş görmemesi, çocuklarını okula bıraktıktan sonra yedi saat arabada kıpırdamadan oturması gibi ayrıntılar çıplak ve etkileyici. Yazar bu durumu «Yetim Yası» olarak adlandırıyor.
Hikâye depresyonun en karanlık noktasına — intihar düşüncelerine kadar iniyor. Tait bu düşüncelerle savaşmak yerine onları «seni görüyorum, seni duyuyorum» diyerek kabul etmeyi ve onlarla içsel bir diyaloğa girmeyi öğrendiğini anlatıyor. Bu kişisel bir deneyim olarak samimi, ancak yazar da aynı yaklaşımın herkese uygun olmayabileceğini ve profesyonel desteğin önemli olduğunu belirtiyor; kitabın sonunda yardım hatları listesi veriliyor.
Kitabın zayıf yanı bilimsel açıklamaların görece yüzeysel kalması ve metnin zaman zaman motivasyon ve hipnoterapi diline kayması («bilinçaltının iyileştirici gücü», «süper güçler»). Yine de kayıp yaşayan okur için yalnız olmadığını hissettiren, sıcak ve insani bir yol arkadaşı.
- Yazarın kişisel hikâyesi, danışan hikâyeleri ve uzman görüşmeleri dönüşümlü ilerliyor
- Açık sorular okuru kendi hayatı üzerine düşünmeye davet ediyor
- Yazar hikâyelerin bir kısmının anonimleştirildiğini ya da kurgulandığını şeffafça belirtiyor
- Kitabın sonunda yardım ve destek hatları listesi var
Hayatın büyük değişimleri ve kayıpları karşısında bir psikoterapist bakışı — sitemizde incelemesi var
Kayıp ve boşluk karşısında anlam arayışına daha felsefi bir yaklaşım — sitemizde incelemesi var
Hikâye depresyonun en karanlık noktasına — intihar düşüncelerine — kadar iner. Tait bu düşüncelerle savaşmak yerine onları «görüyorum, duyuyorum» diyerek kabul etmeyi ve onlarla iç diyaloğa girmeyi öğrendiğini anlatır. Yazar da aynı yaklaşımın herkese uygun olmayabileceğini ve profesyonel desteğin önemli olduğunu belirtir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.