Kan ve Petrol
Uygun
- Petrol, jeopolitik ve modern savaşların ekonomik nedenleriyle ilgilenenlere
- ABD'nin Orta Doğu politikasını eleştirel bir gözle anlamak isteyenlere
- Uluslararası ilişkiler ve enerji güvenliği öğrencilerine
- Hazar bölgesi ve Bakü–Tiflis–Ceyhan boru hattı gibi konularda küresel bağlamı merak edenlere
Uygun değil
- Tarafsız, iki tarafı eşit sunan akademik bir metin arayanlara — yazarın tutumu açık
- En güncel istatistikleri bekleyenlere — rakamlar 2000'lerin başına ait
- Petrol endüstrisinin teknik yönlerini öğrenmek isteyenlere
Klare önsözde kendi entelektüel yolculuğunu şeffaf biçimde anlatıyor. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle barış bekleniyordu ama gelmedi; Huntington'ın «medeniyetler çatışması» kuramı bazı çatışmaları açıklasa da örneğin 1991'de ABD'nin Suudi Arabistan'la Irak'a karşı ittifakını açıklamıyordu. Yazar Angola ve Sierra Leone'de elmas, Kongo'da altın ve bakır, Kamboçya'da kereste uğruna süren savaşları inceledikten sonra şu sonuca varıyor: çağımızdaki çatışmaların çoğunun kökeninde kimlik değil, kaynaklar yatıyor.
Önsözün en ilginç yanı yazarın kendi önceki görüşünü düzeltmesi. 2001'de çıkan «Kaynak Savaşları» kitabında tüm kaynakları aşağı yukarı eşit tehlike kaynakları olarak görüyordu; 11 Eylül, saldırganların çoğunun Suudi vatandaşı olması ve Irak Savaşı hazırlıkları onu petrolün ayrıcalıklı bir yeri olduğu sonucuna götürüyor. Bu entelektüel dürüstlük kitaba güvenilirlik kazandırıyor.
Klare'nin merkezi argümanı basit ve güçlü: petrolün çıkarılması Amerikan ekonomisinin yalnızca yaklaşık %5'ini oluştursa da, ucuz ve bol petrol otomobil, otoyol, havacılık, petrokimya, tarım ve turizm gibi sektörlerin — yani Amerikan yaşam tarzının — temeli. Bu yüzden her iki partiden başkanlar petrole bakır ya da kobalt gibi sıradan bir hammadde olarak değil, bir «ulusal güvenlik» meselesi olarak bakmış ve güvenliği için askeri güç kullanmayı olağan saymışlar.
Birinci bölüm etkileyici bir ayrıntıyla açılıyor: Florida'daki Tampa ne bir petrol başkenti ne de bir medya merkezi, ama burada — MacDill Hava Üssü'nde — Körfez, Afganistan ve Irak'taki tüm Amerikan operasyonlarının beyni olan Merkez Komutanlığı (Centcom) bulunuyor. Klare, Centcom'un 1980 Carter Doktrini'nden doğduğunu, İran–Irak Savaşı'ndan 2003 Irak işgaline kadar dört büyük savaşta yer aldığını ve asıl görevinin aslında küresel petrol akışını korumak olduğunu belgelerle gösteriyor.
Bölümün güçlü yanı resmi söylemle olgular arasındaki çelişkiyi ortaya koyması: Ari Fleischer ve Donald Rumsfeld'in «bu savaşın petrolle hiçbir ilgisi yok» açıklamaları, Amerikan birliklerinin Bağdat'ta ilk iş olarak Petrol Bakanlığı'nı koruyup diğer binaların yağmalanmasına göz yummasıyla yan yana konuyor. Klare ayrıca Kolombiya'da petrol boru hatlarının, Gürcistan'da Bakü–Tiflis–Ceyhan hattının korunması gibi örneklerle Amerikan ordusunun «küresel bir petrol muhafaza teşkilatına» dönüştüğünü savunuyor — bu, bölge okuru için özellikle ilginç bir ayrıntı.
Kitabın zayıf yanı 2004'ün gerçekliğine bağlı olması: kaya petrolü devrimi ABD'yi yeniden büyük bir petrol üreticisi yaptı ve «petrol zirvesi» tahminleri gerçekleşmedi. Yine de petrol ile askeri güç arasındaki yapısal bağı açıklayan bir analiz olarak kitap değerini yitirmemiş.
- Her bölüm somut bir yer ya da olayla açılıyor (Tampa, Centcom), ardından geniş analize geçiyor
- Resmi açıklamalar, Kongre ifadeleri ve istatistiklerle zengin belgeleme
- Argüman açık ve mantıksal bir sırayla kurulmuş, her kısım bir sonraki soruyu hazırlıyor
Orta Doğu'da petrol uğruna büyük güç rekabetinin 1940–1970 yıllarını anlatıyor — sitemizde incelemesi var
Enerji güvenliği ve petrol jeopolitiğine daha güncel bir bakış — sitemizde incelemesi var
Birinci bölümde Klare, Florida'daki Merkez Komutanlığı'nın (Centcom) 1980 Carter doktrininden doğduğunu ve asıl misyonunun küresel petrol akışını korumak olduğunu belgelerle gösterir. Kolombiya'da petrol boru hatlarının, Gürcistan'da Bakü–Tiflis–Ceyhan hattının korunması gibi örneklerle Amerikan ordusunun «küresel petrol koruma hizmetine» dönüştüğünü savunur.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.