İnsana İman Yakışır!
Uygun
- İmana dair kısa, ayetlerle desteklenmiş gündelik nasihat yazıları arayanlara
- Yazarın Aileye Mutluluk Yakışır ve Gence Haya Yakışır kitaplarını okumuş olanlara
- Kur'an'ı «anlayarak okuma» çağrısına ilgi duyan dindar okurlara
Uygun değil
- Sistemli bir ilahiyat ya da kelam kitabı bekleyenlere
- Bilime ve modern düşünceye dengeli bir yaklaşım arayanlara
- Alıntıların kaynak doğruluğuna önem veren okurlara
Giriş bir soru yağmuruyla başlar: hayatın gayesi nedir, insana en çok ne yaraşır, iç huzuru bulamayan insan başarıya ulaşabilir mi? Cevap hemen verilir: «Hayat boşluk kabul etmez», vahiy ise «bütün hastalıklarımıza şifa olacak bir reçetedir». «Âsilik mi, Asillik mi?» yazısı bu tezi bir kelime oyunuyla açar: âsiliğin geçer akçe olduğu bir çağda gerçek asillik, Firavun'un eşi Asiye gibi zalimden Allah'a sığınmaktır — yazarın kendi adına ince bir gönderme. Kitabın kime seslendiği de açıkça söylenir: «Her şeye boş ver, kafana göre takıl» diyenler için bu kitap değildir.
Burada kitabın ilk ciddi sorunu görünür. Yazar, Ümit Meriç'in «namaz kılan bir toplumun psikolojiye, zekât veren bir toplumun sosyolojiye ihtiyacı yoktur» sözünü onaylayarak aktarır. Cinsel terapi ve aile danışmanlığı eğitimi aldığını belirten yazarın bu görüşü hiçbir yorum yapmadan benimsemesi — özellikle depresyonu «en çok tüketilen ilaçlar» üzerinden yalnızca imansızlığa bağladığı yerde — okuru yanıltıcı ve ruh sağlığı açısından risklidir.
«Allah ile Aldatılmak!» ve «İman Güvenmektir!» yazıları kitabın en iyi metaforlarını sunar. Kur'an insanın «kullanma kılavuzu», fıtrat ise «fabrika ayarları»dır: televizyon bozulunca tamirciye götürülür, insan da yaratılış gayesine döndürülmelidir. Yazarın en yerinde eleştirisi de buradadır: gözyaşlarıyla öpülüp başa konan, şifa için okunan, göbek üstü taşınan, ama hayattan çıkarılıp «sadece ölülere, hastalara, dertlilere okunan bir kitap» haline getirilen Kur'an. Bu çağrı — Kur'an'ı anlayarak okumak — kitabın en güçlü ve samimi çizgisidir.
«Soralım mı? Sorgulayalım mı?» yazısı soru sormayı «insanlığımızın ve özgürlüğümüzün önünü açan en büyük eylem» olarak niteler, ama hemen bir sınır koyar: soru kalbin mutmain olması içinse iyidir, «sorgulamak» ise imanı değil inkârı artırır. «İlmin yerine bilim aldığından beri sevgi, saygı, merhamet kaybolmuştur» genellemesi ve Ernest Renan'ın «bundan sonra amentüyü bilim yazacak» dediği iddiası kaynaksız verilir. Sonuçta «doğru bilgi özgürlüğün diğer adıdır» diyen yazı, bilimsel bilgiyi kuşkuyla karşılar.
«Kitap Yüklü Merkepler», Cuma suresindeki «kitap yüklü eşek» benzetmesini okuduğunu yaşamayanlara uygular ve güzel bir çağrıyla biter: «Aynalara küsülmemelidir.» Ama yazının temelini oluşturan Simurg ve otuz kuş hikâyesi Mevlânâ'nın Mesnevî'sine atfedilir — oysa bu, Feridüddin Attâr'ın Mantıku't-Tayr'ıdır. Bu tür hatalar metnin editörden geçmediğini gösteriyor.
Kitabın sonlarına doğru gelen «Medeniyet Dediğin Tek Dişi Kalmış Canavar!» — başlık Mehmet Âkif'in ünlü mısraıdır, ama şair anılmaz — yazarın hem Batı'ya hem de Müslüman topluma yönelik en keskin yazısıdır. Burada suya batırılıp içilen reçeteler, Peygamber'den medet umulması, salavatla şifa beklenmesi ve «imam nikâhı» adı altındaki istismar gibi hurafeler açıkça eleştirilir. Bu cesaret değerlidir, ancak aynı yazıdaki «Batı bütün medeniyetleri yiyip bitiriyor» söylemi nüanssızdır. Genel olarak kitap dindar okur için samimi bir nasihat derlemesi, ama birbirini tekrarlayan ve editörlüğe ihtiyaç duyan metinlerdir.
- Kırkı aşkın kısa, bağımsız yazı
- Her yazıda bol ayet ve hadis atfı, kenarda alıntı kutuları
- Retorik sorular, ünlemler ve «Ne mutlu…» türünden tekrarlar
Yazarın aynı diziden aile hayatı üzerine yazıları — sitemizde incelemesi var
Aynı diziden gençlere yönelik nasihat kitabı — sitemizde incelemesi var
Kitapta yanlışlıkla Mevlânâ'ya atfedilen Simurg hikâyesinin asıl kaynağı
Kitabın sonuna yakın «Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!» — başlığı Mehmet Akif'in ünlü dizesidir — yazarın hem Batı'ya hem Müslüman topluma karşı en keskin yazısıdır. Burada suya atılıp içilen tarifler, Peygamber'den doğrudan medet ummak, salavatla şifa beklemek ve «imam nikâhı» adı altında istismar gibi hurafeler açıkça eleştirilir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.