Kelimeler ve Resimler — Seçme Hatıralar, Yazılar ve Bir Hikâye
Uygun
- Orhan Pamuk'un romanlarını seven ve onun kişisel hayatına, yazı mutfağına bakmak isteyenlere
- Yazarların ilk kitaplarını yayımlatmak için çektikleri sıkıntılara dair samimi hikâyelere ilgi duyanlara
- Kısa, bağımsız okunabilen deneme ve anı metinlerini sevenlere
- İstanbul, Nişantaşı ve 1970–80'ler Türkiye'sinin atmosferine meraklı olanlara
Uygun değil
- Pamuk'un romanları gibi bütünlüklü, olay örgülü bir eser bekleyenlere
- Pamuk'la ilk kez tanışacak okurlara — bu kitap eserlerini bilenler için daha değerli
- Kısa metinlerden oluşan, niteliği eşit olmayan derlemelerden hoşlanmayanlara
Kitap beklenmedik bir oyunla açılıyor: «Ödevimi Yaptım Öğretmenim» hikâyesini 1959'da Nişantaşı'nda bir özel okulda okuyan, sınıftan yaşça büyük, zengin ve hayalperest Zarife anlatıyor. Matematik ödevini yapmadığını gizlemeye çalışıyor, öğretmen ona tokat atıyor — ve kız sınıftaki «hep ön sırada oturan, öğretmene yaranmaya çalışan, büyüyünce romancı Orhan Pamuk olmuş o sinsi kıskanç» çocuğa karşı okuru uyarıyor: «Yazsa benim hakkımda kim bilir neler uydurur, ona lütfen inanmayın.» Pamuk kendini kendi karakterinin gözünden hicvederek sunuyor.
«Nasıl Devam Ettim?» ve «Asker Arkadaşlarım» 1980'de, 28 yaşında Tuzla'da yaptığı kısa dönem askerliği anlatıyor. Kırk kişilik yatakhanede şakacılar ona gülüyor: «Adam gazeteciyim diyor ama çalıştığı hiçbir gazete yok; romancıyım da diyor ama hiç yayımlanmış romanı da yok!» Pamuk da bu kahkahaya katılıyor. Yazı askerlik düzeni hakkında değil, insanlar hakkında: «erken terhis» balonlarına inanan erler, «gariban»ların cezalandırılması, kitap okuyanların sayısının üç beşi geçmemesi, futbol yayınlarının yatakhanede yarattığı birlik.
Yazar burada da edebi düşünme katmanını unutmuyor: söylentilerin roman tekniğindeki işlevini Dostoyevski'nin «Cinler»i, Latife Tekin'in ilk romanları ve Garcia Marquez'in «büyülü gerçekçiliği» üzerinden açıklıyor. Aynı zamanda Yeter Hanım'ın onu «savaştan dönen bir ermiş» gibi karşılaması, ileride evleneceği Aylın'la pazar buluşmaları gibi ince kişisel ayrıntılar yazıya sıcak bir ton veriyor.
Bölümün en güçlü metni «İlk Romanım Nasıl Bir Türlü Yayınlanmadı». «Cevdet Bey ve Oğulları» 1979'da Milliyet Roman Ödülü'nü kazanıyor ama yayınevi onu üç yılı aşkın süre basmıyor. Pamuk ödüle «Aydık» rumuzuyla katıldığını, Sivas-Erzincan demiryoluna yolculuk yapıp arşivlerde aylarca okuduğunu, 1980 darbesinin yarattığı karanlık havayı, 29 yaşında hâlâ anne babasından cep harçlığı aldığını açıkça itiraf ediyor. Annesi onun yazar olarak da başarısız olacağını yüzüne söylüyor, sevgilisi Aylın ise müsveddeyi elle temize çekiyor.
Anket biçiminde kurulmuş söyleşide Pamuk'un en kısa ve en akılda kalıcı cevapları var: ilk hatırası «Babanın yanında polisler var!» korkusu, örnek aldığı yazar Tolstoy, ölümden sonraki hayata ise «kitaplarda, sanat eserlerinde ve müzelerde» inanıyor. «Neyi başka türlü yapmalıydınız?» sorusuna cevabı — «Farsça öğrenmeli, daha az siyasi olmalıydım» — yazarın kendi yoluyla hesaplaşmasını gösteriyor.
«Kelimeler ve Yıldızlar», «Deniz» ve «Kayıp Doğal Havuz» ise lirik minyatürler: Boğaz'ın «güvendiğim eski bir arkadaş» olarak tasviri, denize girerken akılla bedenin çatışması, 12 yaşında keşfettiği ve içinde koca bir «uygarlık» gördüğü kayalık havuz. Bu metinler Pamuk'un «Masumiyet Müzesi»ndeki eşyaya ve hatıraya olan ilgisiyle doğrudan yankılanıyor.
- Açılış hikâyesinde yazarın kendini hicivle bir karakter olarak göstermesi oyunbaz bir çerçeve kuruyor
- Anı yazıları ile edebi-kuramsal düşünceler doğal biçimde iç içe geçiyor
- Kısa metinler kitabın herhangi bir yerinden okunmaya olanak tanıyor
- Metinlerin uzunluğu ve derinliği eşit değil; bazı yazılar gazete köşesi gibi hafif kalıyor
Yazarın çocukluk ve gençlik anılarını İstanbul'un hüznüyle birleştiren temel anı kitabı
Roman yazmak ve okumak üzerine Harvard dersleri — bu derlemedeki edebi denemelerin devamı
Okunan kısmın sonunda «Sözler ve Yıldızlar», «Deniz» ve «Kaybolan Doğal Havuz» lirik minyatürler olarak gelir: Boğaz'ın «güvendiğim eski bir dost» gibi betimlenmesi, denize girerken akılla bedenin çelişkisi, 12 yaşında keşfettiği ve içinde bütün bir «uygarlık» gördüğü kayalık havuz.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.