Kırık Desenler
Uygun
- Anlaşmalı evlilik, aile kurma ve «seçilmiş aile» temalı sıcak, duygusal romanları sevenlere
- Yetimhane ve kayıp yaşamış karakterlerin hassas öykülerini okumak isteyenlere
- Hafif, çabuk okunan çağdaş Türkçe romantik romanları sevenlere
Uygun değil
- Farklı bir olay örgüsü arayanlara: anlaşmalı evlilik ve çocuğa bakım motifi çok tanıdık
- Ağır, gerçekçi toplumsal roman arayanlara: yetimhane teması işlense de kitap daha çok romantizm ve teselli
- Çocuk kaybı, anne ölümü ve terk edilme temalarına duyarlı olanlara: roman bu temalara defalarca dönüyor
Roman iki parçalı açılır. «10 Yıl Önce» başlıklı prolog yurtta iki kızın gece sohbetidir: Mercan cezayla etüt odasına kapatılmış, en yakın arkadaşı Elif pencereden girip ona iki şeker getirir — bekçi Hasan Abi vermiş, «Müdür Baba»nın da ona kızdığı için üzüldüğünü söylemiştir. Mercan kavgacı, Elif ise yumuşak ve sevgi doludur; Elif «büyüyünce sana ben bakacağım», Mercan ise «benim hiç çocuğum olmaz, kimse beni sevmez» der. Bu küçük sahne iki kahramanın karakterini ve bütün romanın temel fikrini — seçilmiş aile — bir sayfaya sığdırır.
Birinci bölüm kahramanın koşuşuyla açılır: Mercan Elif'in eski tişörtüyle, bir haftadır yemeden uyumadan, yurda giden yokuşta taksiyi bekler. Taksiden Burak — Elif'in eşi — küçük kızı İpek'le iner. Burak «ona bakamam, borcum var, kirayı ödeyemiyorum» der; Mercan ise «Elif öldü» sözünü duyunca teselli bulmaz, ama İpek'in «Teyze» demesi onu yıkılmaktan alıkoyar. «Onu bana ver, büyütürüm» der, Burak sonunda bebeği ona uzatır ve «beni ona kötü anlatma» der.
İkinci bölüm romanın en iyi kısmıdır: para az, ev yok, üniversite yurdu birkaç gün sonra açılacak, çalışırsa bebeğe kim bakacak, çalışmazsa parayı nereden bulacak. Mercan yayla çorbası söyleyip ekmeği doğrayarak bebeğe yedirir, lokantada yaşlı adamın getirdiği ikinci çorba onu çocukluğundaki «yurt çocuklarına yemek yediren insanlar» anısına götürür. Pansiyon odasında gece İpek «Anne nerede?» diye ağlar, Mercan da ağlayınca çocuk susar. Bu epizotlar sade ama etkilidir.
Üçüncü bölüm iş arayışını ve çaresizliği verir. Mercan gece vardiyası 24 saat açık markette iş bulur, bebeği spor çantasının içinde soyunma odasına koyar; kamera her yeri izlediği için her an yüreği ağzındadır. Sabah patron bebeği görür, ağlayan Mercan'ı kovar ve gündelikten fazlasıyla para olan bir zarf verir. Sosyal hizmetler, koruyucu aileler, «hediye gibi geri iade edilen çocuk» fikri Mercan'ın yurt deneyiminden doğar; yazar bu deneyimi acımasız ayrıntılarla değil, kısa ve kesin cümlelerle verir.
Parkta oturup ağlarken üniversiteden arkadaşı Hale ile karşılaşır: Hale «hortlak gibi görünüyorsun» der, bebeği kucağına alır ve onu evine götürür. Orada Mercan saatlerce uyur, Hale İpek'le yemek yapıp çizgi film izler, mantı verir. Hale kendisi de «babam birkaç ay önce öldü, annemle ayrıldıklarında çocuktum» der. Bu, romanın en sıcak kısmıdır: «yardım kabul etmeyi öğren» sözü Mercan'ın gurur duvarında ilk çatlaktır. Üslup akıcıdır, anı ve şimdi dönüşümlü; tekrarlanan «Elif olsaydı» nakaratı ise bazen yorucudur.
- Hikâye birinci tekil kişiden, Mercan'ın sesiyle anlatılır; iç monolog ve anılar şimdiyle dönüşümlü gelir
- Küçük İpek'in sesi (kısaltılmış sözcükler, «Teyze nerede?») romana doğal sıcak bir ton getirir
- Yurt deneyimi ağırlaştırılmadan, küçük ayrıntılarla (kurumlar, koruyucu aileler, «Müdür Baba») verilir
- Hale ve aile sahneleri hafif mizah ve samimiyet katar
Yetimhaneden çıkıp aile bulmak temalı klasik sıcak roman
Yalnızlık, geçmiş yara ve yavaş yavaş yakınlık bulmak üzerine duygusal roman
Yetimhane kızının yaşam yolu ve yeni aile arayışı üzerine hafif klasik
Mercan bir hafta pansiyonda kalır, ev arayışı boşa çıkar çünkü kimse bebekli temizlikçi istemez. Üçüncü gün 24 saat açık markette gece vardiyasına girer ve bebeği soyunma odasında çantada saklar; sabaha kadar yüreği ağzındadır. Sonraki gece İpek yine uyanıp ağlar, müşteriler Mercan'a denk gelir ve sabah patron her şeyi anlar, onu işten çıkarır ve çok para olan zarfı verir.
Parkta Mercan Hale ile karşılaşır; Hale onu evine götürür, o uyandığında İpek'le birlikte kanepede çizgi film izlerler. Hale ona mantı pişirir ve «yardım kabul etmeyi öğrenmelisin» der. Mercan ona Elif'in ölümü, Burak'ın bebeği vermek istemesi ve kendi yoksulluğu hakkında bütün gerçeği anlatır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.