Mahi
Uygun
- Türk mahalle romantizmini ve «yavaş yanan» aşk hikâyelerini sevenlere
- Wattpad kökenli, duygusal, birinci tekil şahısla yazılmış romanları okuyanlara
- Koruyucu, «sert ama hassas» erkek karakterli romanlardan hoşlananlara
Uygun değil
- Hızlı bir olay örgüsü ve az iç monolog bekleyenlere
- Sevgilisini «koruyan» kıskanç davranışların romantikleştirilmesinden rahatsız olanlara
- Yetişkin sahneleri okumak istemeyenlere
Roman en güçlü sahnesiyle açılır. Mahi yıllar sonra mahalleye dönmüştür ve gece penceresinden karşı bahçede arkadaşlarıyla oturan Ali Asaf'ı izler: rakısını tek dikişte içer, Müslüm Gürses'in «Seni Yazdım» şarkısı çalınca başını kaldırıp perdenin ardındaki Mahi'yi görür ve kadehini ona doğru kaldırır. Bu sessiz bakışma sahnesi, Türk mahalle kültürünün — bahçede kurulan sofra, «abi»ler, komşuluk — anlatımıyla birleşerek romanın havasını hemen kurar.
Girişin duygusal merkezi Lina'dır: gece yarısı ağlayıp yalnızca «Mahicik»i isteyen küçük kız. Mahi'nin onu uyutması, «koala» şakası, kızın her kelimenin sonuna «-cik» eklemesi içten ve akılda kalıcı sahneler. Mutfaktan duyduğu konuşmada Ali Asaf arkadaşlarına itiraf eder: «Pişman mıyım? Hayır. Pişmanlığım, başka yolumun olmamasına.» Mahi'nin bileğindeki eski paket lastiği — «en büyük düşmanım ve en derin hatıram» — küçük ama işleyen bir simge. Yazar sırrı ustalıkla saklar ve okuru geçmişe götürmeye hazırlar.
Birinci bölüm bambaşka bir tonda başlar: sıcak bir yaz günü okuldan çıkan Mahi, tokasını «rehin» alan, ona gizli hisleri olan arkadaşı Murat ve birden beliren, «İki defa adını seslendim» diye ters ters sorgulayan Ali Asaf. Kıskançlık burada henüz oyunbaz bir atışma olarak sunulur, ama türün tanıdık «sahiplenici erkek» modelinin ilk izleridir. İkinci bölümde ise Bahar'ların bahçesindeki gece — çay, çardak, Selim ve Kaan abiler — ve Ali Asaf'ın Mahi'nin çayına «zehir gibi» demesiyle süren atışma gelir.
Mahi'nin iç dünyası romanın asıl konusudur: Ali Asaf'ın onu yalnızca «mahallenin korunması gereken kızı» olarak gördüğünü düşünür, onun yanında güçlü, uzaklaşınca ise «içinde bir şeylerin kırılarak yer değiştirdiğini» hisseder. Ailesini kaybetmiş, Emine anne tarafından büyütülmüş bir kızın yalnızlığı ve ait olma ihtiyacı bu aşkı daha da güçlendirir. Bahar'ın ağabeyiyle arkadaşı arasındaki gerilimi anlayışla izlemesi, Selim'in Bahar'a gizli bakışları gibi yan hikâyeler mahalle mozaiğini zenginleştirir.
Zayıf yanlar da ilk sayfalardan görünür. İç monologlar çok uzun — aynı duygu («keşke onu sevmeseydim») birkaç kez tekrarlanıyor, diyaloglar sık sık «dişlerimi sıktım», «tek kaşını kaldırdı» gibi aynı jestlerle doluyor. Girişte açılmayan sır okuru merakta tutuyor, ama 490 sayfalık bir romanda bu gerilimin ne kadar süreceği soru işareti. Türün sevenleri için ise sıcak, duygusal ve kolay okunan bir hikâye.
- Birinci tekil şahısla, Mahi'nin gözünden yazılmış
- Şimdiki zamanla açılan giriş, sonra geçmişe dönüş
- Her bölümün başında şiir alıntısı ve şarkı adı (Cemal Süreya, Özdemir Asaf)
Hikâyenin devamı — sitemizde incelemesi var
Geçmiş ile şimdi arasında gidip gelen acılı bir aşk hikâyesi
Türk romantizminin daha dramatik, aile baskısı temalı bir örneği — sitemizde incelemesi var
Girişte Mahi geceyi Lina'nın yanında geçirir; çıkarken Ali Asaf onu durdurur, sarhoş haliyle «Ne zamana kadar?» diye sorar, hayatına biri girerse Lina'nın ne olacağından korktuğunu söyler. Mahi «Hayatımda olanlar seni ilgilendirmez» diye cevap verir; Ali Asaf ona yaklaşır, «hakkı olmayan şeyleri istemek» istediğini itiraf eder, ama Mahi geri çekilir.
Geçmişte Ali Asaf uzun bir görevden döner ve Bahar'ın ailesi onun onuruna iftar sofrası kurar. Gece çardakta Ali Asaf'ın şakalarına kırılan Mahi mutfakta Bahar'a içini döker: «Beni sevmiyor, anladık, ama böyle davranmak zorunda mı?» Tam o anda arkadan Ali Asaf'ın «Neyin daha fazlası?» sorusu duyulur.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.