Pusula — Kendini Yeniden Bulmak İsteyenlere
Uygun
- Başkalarını memnun etmek için kendini unutan, hayır diyemeyen okurlara
- Samimi, dost sohbeti tonunda yazılmış bir kişisel gelişim kitabı arayanlara
- Türk kültürü bağlamında aile ve toplum baskısı konusuna ilgi duyanlara
Uygun değil
- Bilimsel temelli bir psikoloji ya da terapi kitabı bekleyenlere
- Tekrarlardan ve dağınık yapıdan rahatsız olan okurlara
- Bilgilerin doğruluğuna duyarlı olanlara — kitapta doğrulanmamış hikâyeler var
Kitap yazarın kişisel hikâyesiyle açılıyor: yazmanın ona konuşmaktan zor geldiğini, hayatını «kendini zamanın çarklarında öğüten» biri olarak yaşadığını, Amerikalı bir kadının trajik hayat hikâyesini okuduktan sonra «yıldırım çarpmış gibi» kendine geldiğini anlatıyor. Bu giriş samimi ve kitabın tonunu belirliyor: bu bir uzman ders kitabı değil, bir insanın kendi yolunu anlattığı dost sohbeti.
«Neden Hayır Diyemiyoruz?» bölümü kitabın en faydalı kısmı. Yazar sorunun kökünü kültürde görüyor: bize başkaları için yaşamanın erdem olduğu öğretilmiş, bu yüzden kendimiz için yaptığımız her şey gizli bir suçluluk yaratıyor. Sonuçta «evet» desek de «hayır» desek de ezim eziliyoruz. Bir arkadaşının sözleri bunu tam ifade ediyor: «O zaman da rahat olamıyorum, yani evet veya hayır benim için pek bir şey değiştirmiyor.»
Yazarın önerdiği yol basit ve pratik: istemeden «evet» dedikten sonra pişmanlık anında kendimize «Aptal kafam!» diye kızmak değil, «Hakikaten ben bunu neden yaptım?» diye yargısız bir soru sormak. Yorgun olduğumuz bir akşam gelmek isteyen arkadaşa bahane uydurmadan «Bu akşamı kendime ayırdım» diyebilmek. En önemli fikir ise şu: hayır demek kişiyi değil, onun teklifini reddetmektir; bu ayrımı yapabilmek duygusal büyümenin göstergesidir.
Bölüm Nasreddin Hoca'nın «ipe un sermek» ve «kavuğun kavuğuma benziyor» fıkralarıyla, Montaigne'in «Denemeler»inden bir örnekle, Paulo Coelho'nun «Herkese evet derken dikkat edin, sakın her defasında kendinize hayır diyor olmayasınız» sözüyle zenginleştirilmiş. Yazarın kendi hayatından verdiği örnek — bir yakınının onu bahane olarak göstermesine kızmak yerine onu anlamaya çalışması — inandırıcı ve kitabın «yargılamadan anlamak» çizgisini iyi gösteriyor.
Bölümün ciddi sorunu ise sebep-sonuç ilişkisini kanıtlamak için anlatılan iki «gerçek» hikâye. Birincisi — sarhoş sürücü Sophie Lagoa'nın kendisini cezadan kurtaran avukatı sonradan arabayla çarpıp öldürmesi — internette dolaşan ve kaynağı olmayan bir hikâye. İkincisi — yoksul çiftçi Fleming'in bataklıktan küçük Churchill'i kurtarması, Churchill'in babasının Alexander Fleming'i okutması ve penisilinin sonra Churchill'i iyileştirmesi — tarihçilerce çoktan yalanlanmış ünlü bir efsane. Yazarın «İki hikâye de gerçek» demesi kitabın güvenilirliğine darbe vuruyor.
Genel olarak kitap sıcak ve içten, bazı cümleleri akılda kalıyor («Akıl süzgeç, vicdan teraziyse cennet; akıl perde, vicdan suçluluksa cehennem»). Ama aynı fikirler defalarca tekrarlanıyor, bazı paragraflar sayfada alıntı kutusu olarak ikinci kez veriliyor ve bölümler arasında belirgin bir sistem yok. Hayır diyememe sorununa ilk kez bakan okur için iyi bir başlangıç olabilir; bilgiler ise ayrıca doğrulanmalı.
- Birinci tekil şahısla, dost sohbeti tonunda yazılmış
- Danışanlardan ve yazarın kendi hayatından örnekler
- Nasreddin Hoca fıkraları ve ünlü alıntılar
- Kısa, bağımsız bölümler
Korku, kendini kabul ve hayatla barışmak üzerine başka bir kişisel gelişim kitabı — sitemizde incelemesi var
İç boşluk ve kendini tanıma üzerine Türk bir yazarın başka bir kitabı — sitemizde incelemesi var
Bölüm neden-sonuç bağını göstermek için iki «gerçek» hikâye getirir: sarhoş sürücü Sofi Lago'nun kendisini cezadan kurtaran avukatı sonradan arabayla ezmesi hikâyesi ve yoksul çiftçi Fleming'in bataklıktan çocuk Churchill'i kurtarması, Churchill'in babasının Alexander Fleming'i okutması ve penisilinin sonra Churchill'i iyileştirmesi hikâyesi.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.