Tecavüz
Uygun
- Harold Robbins'in aile, para ve cinsel politika üzerine yazdığı 1960'lar romanlarını sevenlere
- Çocuk mahkemesi, psikolojik inceleme ve aile sırrı üzerine kurulu dramalara ilgi duyanlara
- Güçlü, manipülatif anne figürünün kızına etkisini merak edenlere
Uygun değil
- Bir çocuğun yetişkin bir erkekle cinsel ilişkisinin anlatımına tahammül edemeyenlere: kitabın merkezi temasıdır ve bir yerde sahneyle verilir
- Şiddet, alkolizm ve kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadelerle dolu dönem romanları sizi yoruyorsa
- Modern bakışla yazılmış, travma temasına hassas yaklaşan bir kitap arıyorsanız
Roman birinci tekil kişi ağzından başlıyor. Anlatıcı Luke Carey: bu sabah işten çıkarılmış, öğleden sonra televizyonda beyzbol izlemiş, gece ise yatağında tavana bakıyor. Hamile karısı Elizabeth yanında, doğuma iki hafta var. Gece telefon çalıyor: San Francisco'dan polis komiser muavini Joe Flynn, on dört yaşındaki kızı Danielle'in bir adamı öldürdüğünü söylüyor.
Ölen kişi Tony Ricco, Luke'un eski karısı, ünlü heykeltıraş Nora Hayden'in sevgilisi. Komiser cinayeti şöyle anlatıyor: kız annesinin atölyesindeki heykeltıraş aletini alıp adamın karnına saplamış; oda kana bulanmış. Polisin varsayımına göre olay kıskançlık yüzünden olmuş, çünkü Ricco hem kızla hem annesiyle ilişki yaşıyormuş. Luke buna katılmıyor: kızını altı yıldan fazla görmemiş ama onu tanıyor.
Gece yarısı Elizabeth ona kahve hazırlıyor ve kızının yanına gitmesi gerektiğini söylüyor. Luke reddediyor: işini yeni kaybetti, ailenin bankada yüz altmış doları var, doğum masrafı önünde. Elizabeth ısrar ediyor: «Danielle öz kızım olsaydı da sana aynı şeyi söylerdim». Kocasının içinde uzun yıllardır kızını yitirme acısını taşıdığını biliyor.
Danielle'in avukatı Harris Gordon: San Francisco'nun en iyi ve en pahalı avukatı, Nora'nın eski boşanma davasında da onun tarafını tutmuş. Nora ise sinir krizi geçiriyor. Büyükanne Bayan Hayden, Luke'u arayıp otel öneriyor; Luke bunu gururla reddediyor. Gordon ise ona kesin bir talimat veriyor: benimle konuşmadan basına hiçbir şey söyleme.
Yazar bu bölümde Nora Hayden'in portresini çiziyor: İspanyol soylu, İrlandalı demiryolcu ve İngiliz bankacı kanını taşıyan, yaratıcı ve yıkıcı bir güç. Elini değdirdiği taş, metal ya da ahşap yeni bir hayat kazanır, ama canlı bir şey onun elinde yok olur. Luke şöyle diyor: «Ben bunun canlı örneğiyim».
- Birkaç bakış açısından (Luke, Nora, Dani, gözetim memuru) verilen bölümler karakterlerin birbirine bakışını açıyor
- Mahkeme sahneleri ve sorgulamalar kitabın en güçlü ve gergin yanı
- Dani ile psikiyatr arasındaki konuşmalar psikolojik olarak inandırıcı
- Geriye dönüşler (1943–1951) dönemi iyi veriyor ama olay örgüsünü yavaşlatıyor
- Kadın karakterlerin bir kısmı (Nora, Cecelia, Violet) tipik ve biraz karikatürümsü
Anne ile kız arasındaki yıkıcı bağ ve aile trajedisi üzerine
1950'lerin Amerikası'nda cinsel sırlar, aile ikiyüzlülüğü ve mahkeme
Mahkeme salonunda açılan cinayet ve aile sırrı
Yolda Luke on bir yıl önceki mahkemeyi hatırlıyor. Nora'yla boşanma ve kızın bakımı konusunda anlaşmaya varılmıştı; Danielle yılda on iki hafta sonunu ve yazın yarısını babasının yanında geçirecekti. Ama mahkeme salonunda Harris Gordon birdenbire diyor: Luke, Danielle üzerinde hiçbir hakka sahip değil, çünkü karısı Luke Japonya'dan dönmeden altı-yedi hafta önce hamile kalmış. Nora kızına «kocasının değil, başkasının» diyor. Luke şaşırıyor, elinde kızın topuyla dururken Nora'nın kendi «eserini» kimseyle paylaşmak istemediğini anlıyor.
Sonraki yıllar: Luke La Jolla'daki küçük teknesini kiraya veriyor, Danielle'e ancak ayda bir görüşme izni alıyor. Beş yıl sonra, bir gün teknesine Elizabeth Andersen adlı sarışın bir kız geliyor: yetmiş bir yaşındaki patronu için kiralama arıyor. Luke ona «tanrıça» gibi bakıyor; evleniyorlar. Elizabeth ilk kez bu gece ona «babacığım» diyor ve yola çıkması için ısrar ediyor.
Aynı gün Luke inşaat şirketindeki işini kaybetmiş: patron Sam Brady, kredi veren şirketin kendi adamını gönderdiğini söylüyor. İşten sonra bara gidip beyzbol izliyor, eve döndüğünde Elizabeth hiçbir şey söylemiyor, yalnızca «elini yüzünü yıka» diyor. Böylece Luke gece San Francisco'ya, geçmişine doğru uçuyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.