Amerika Uygarlıkları — Olmekler, Teotihuacanlar, Toltekler, Mayalar, Aztekler, İnkalar
Uygun
- Maya tarihinin dönemleri ve İspanyol işgali hakkında kısa bir kronoloji arayanlara
- Kakaonun tarihi gibi ilginç yan konuları sevenlere
- Serinin diğer uygarlık ciltlerini okuyanlara
Uygun değil
- Bilimsel açıdan güvenilir bir giriş arayanlara — metin arkeolojiyle sözde arkeolojiyi karıştırıyor
- Mayalar hakkında derin bilgi isteyenlere — bunun için Michael Coe'nun kitabı daha iyi
- Kaynak gösterimi olan bir metin bekleyenlere
Bölüm Mayaların yeniden keşfiyle açılıyor: 1839'da Amerikalı diplomat ve yazar John Lloyd Stephens, mimar ve ressam Frederick Catherwood ile Yucatan ormanlarına gidiyor, kısa sürede kırk dört yerleşim buluyor ve Maya sanatının kusursuzluğuna duyduğu hayranlığı kitaplarında yazıyor. Ardından Maya toplumunun yapısı — merkezî bir devletin olmaması, kral, soylular, din adamları, savaşçılar, zanaatkârlar ve köylüler — ve yaklaşık 15 bin yazıt hakkında bilgi veriliyor. Bu kısım sade ve bilgilendirici.
Maya tarihinin yedi döneme ayrılması bölümün en yararlı kısmı: Maya takviminin başlangıcı sayılan MÖ 3114, Pasifik kıyısındaki küçük yerleşimler, Tikal ve Karakol gibi büyük şehirlerin doğuşu, MS 250–800 arasındaki klasik zirve, 800–950 çöküşü, Chichen Itza'nın Toltek egemenliği ve nihayet İspanyol işgali. İşgal kısmı özellikle açık yazılmış: 1517'de Hernández de Córdoba'nın Maya savaşçılarınca yaralanması, 1526–1528'de Montejo'nun gelişi, Avrupa'dan gelen hastalıkların Orta Amerika'nın yerli nüfusunun yüzde 90'ını yok etmesi ve Mayaların direnişinin Chiapas'ta bugüne dek sürmesi.
Bölümün sonunda ise Arizona Üniversitesi'nden arkeolog Takeshi Inomata'nın Ceibal kazı alanından 154 radyokarbon tarihlemesine dayanan araştırması veriliyor: Mayalar yalnızca 9. yüzyılda değil, 2. yüzyılda da bir çöküş yaşamış ve her iki çöküş aynı yolu izlemiş — küçük savaş ve siyasi kriz dalgaları, büyük terk ediliş, kısmi toparlanma ve yeniden çöküş. Bu, kitabın en güncel ve en iyi kaynaklı kısmı.
Sorun şu ki bu bilimsel kısımların arasında sözde arkeoloji aynı tonla, hiçbir eleştirel not düşülmeden veriliyor. «Dresden Kodeksinde Atlantis'in Çöküşü» başlıklı kısım Pleiades, Sirius ve Venüs'ten gelen «göksel varlıkların» enerji bedenlerinden, Atlantis'ten Maya topraklarına gelen «Yüce İnsan Varlıkları»ndan söz ediyor ve Avrupa'daki «mavi kan» deyiminin Mayaların «mavi renkli kutsal atalarından» geldiğini iddia ediyor — oysa bu deyim İspanyol soylularının derisinden görünen damarlarına atfen söylenen «sangre azul» ifadesinden doğmuştur. Toltekler bölümünde de Tolteklerin batık Mu ya da Atlantis kıtasından geldiği düşüncesi «birçok arkeolog tarafından desteklenen» bir varsayım olarak sunuluyor.
Başka bir örnek: dev taşların nasıl yontulduğunu göstermek için adı verilmeyen bir «deney» anlatılıyor ve buradan Mayaların «oldukça gelişmiş aletlere» sahip olduğu sonucu çıkarılıyor; Maya yazısının başlangıcı ise hiçbir kanıt olmadan MÖ 400'den «en az 10 bin yıl» geriye götürülüyor. «Atatürk'ün Mayaca-Türkçe Sözlüğü» kısmı — Atatürk'ün Maya dili kitabını okurken yaklaşık 150 sözcüğe Türkçe karşılık yazması — tarihsel bir merak olarak değerli, ama kitap modern dilbilimin Maya dilleri ile Türkçe arasında bir akrabalık kabul etmediğini belirtmiyor.
Sonuçta kitap serinin en zayıf ciltlerinden biri: kronoloji ve İspanyol işgali kısımları kullanılabilir, ancak bilimsel bilgiyle mistik iddiaların aynı sayfada, aynı ciddiyetle yan yana durması deneyimsiz okuru yanıltabilir. Mezoamerika hakkında güvenilir bir giriş isteyen okura sitemizde incelemesi bulunan Michael D. Coe'nun «Mayalar» kitabını öneriyoruz.
- Sekiz bölüm ve renkli görseller
- Kenar sütunlarda kişilerin kısa biyografileri
- Sonda yazar ve çevirmen kaynakçaları
Mayalar üzerine en saygın akademik girişlerden biri — sitemizde incelemesi var
Aynı seriden, başka bir kıtanın antik uygarlıkları — sitemizde incelemesi var
Aynı seriden, benzer güçlü ve zayıf yanlarla — sitemizde incelemesi var
Bilimsel bölümlerin arasında sözde arkeoloji aynı tonla verilir. «Dresden kodeksinde Atlantis'in çöküşü» başlıklı kısım Pleiades'ten, Sirius'tan ve Venüs'ten gelen «gök varlıklarının» enerji bedenlerinden, Atlantis'ten Maya topraklarına gelen «Yüce insan varlıklarından» söz eder. «Atatürk'ün Maya-Türk sözlüğü» kısmında ise Atatürk'ün Maya dili kitabını okurken yaklaşık 150 sözcüğe Türkçe karşılık bulduğu öne sürülür — bu iddialar bilimsel kanıtlarla doğrulanmaz.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.