Aşk Bir Öyküdür
Uygun
- İlişkilerinde tekrarlayan sorunun nedenini anlamak isteyenlere
- Psikolojiyi kuramsal terimlerle değil gerçek insan öyküleriyle okumayı sevenlere
- Eşleriyle neden aynı şeyi farklı anladıklarını merak eden çiftlere
Uygun değil
- Uygulamalı, adım adım öneriler ve hazır reçete arayanlara
- Sınanmış, tamamlanmış bir bilimsel kuram bekleyenlere: yazar kuramın hâlâ geliştiğini söylüyor
- İlişkide aldatma, kıskançlık ve kontrol örneklerine duyarlı olanlara
Önsözde Sternberg aşk araştırmasının yolunu anlatıyor. 1980'lerin başında Susan Grajek ile «yapı taşlarına» dayanan bir kuram geliştirmiş: aşk hoşlanma, iyi iletişim, destek gibi parçalardan oluşuyordu. Sorun, bu listenin neden bazı insanları sevip bazılarını sevemeyeceğimizi açıklamamasıydı. 1990'ların ortasında yazar, insanların ilişkiler hakkında çok farklı öyküler anlattığını, öyküler birbirinden uzaklaştıkça çiftlerin daha hoşnutsuz olduğunu görmüş. Temel düşünce: bizimle aynı ya da benzer öyküyü paylaşan, ama rolüyle bizimkini tamamlayan insanlara aşık oluruz. Yazar bunun tam sınanmış bir kuram değil, süren bir çalışma olduğunu açıkça yazıyor.
İlk bölüm iki çiftle açılıyor. Yirmi sekiz yıldır evli olan Zach ile Tammy her gün kavga ediyor, dostları boşanacaklarından emin. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan Valerie ile Leonard ise ayrılıyor. Sternberg bunu anlamak için her birinin kafasında aşkın ne olduğu ve ne olması gerektiği hakkında hangi öykü bulunduğuna bakmak gerektiğini söylüyor. Aynı fikri aspirin örneğiyle gösteriyor: yalnızca belirtileri sağaltmak, örneğin depresyona ilaç içmek, ilişkiyi düzeltmez; aspirin ateşi düşürür ama virüsten kurtarmaz. Bakılması gereken öykülerin kendisi.
«When Harry Met Sally» filmi de örnek: Harry'nin kafasında Sally için aşk değil arkadaşlık öyküsü var, öyküsü değişince ilişki de değişiyor. Tyrone ile Samantha'da Tyrone üç ay sonra Samantha'nın gizlice başkasıyla görüştüğünden emin oluyor, oysa Samantha kimseyle görüşmemiş. Yani insanları kendi geçmişimizden gelen öyküyle tanıyoruz. Tanınmış bir aşk araştırmacısı, yirmi yılı aşkın evlilikten sonra soba yanarken karısının bir sözüyle ilişkiye bakışlarında hemen hiç ortak yan bulunmadığını fark ediyor.
Sternberg'in Michael Barnes ile yaptığı incelemede çiftler birbirlerinin yanıtını tahmin ediyor. Tahmin ile gerçek yanıt arasındaki bağlaşım yalnızca 0,3 çıkıyor, üstelik bunlar ilişkisi sağlam çiftler. Beth ile Blake'in ikisi de gizlice başkasıyla görüşüyor ve ortak öyküleri o kadar yavan ki sınamaya dayanmıyor. Piyango bileti yüzünden ayrılan nişanlılar da aynı konuyu gösteriyor: bilet «onun» muydu, «bizim» miydi? Yazar, aşkın ne «olduğunu» çözmeye çalışmanın boş bir çaba olduğunu söylüyor, çünkü aşk her çift için aynı şey değil.
İkinci başlık, herkesin tek değil birden çok öyküsü olduğunu gösteriyor. Aaron aynı anda Lucy ve Dottie ile ilişkide, çünkü her biri onun farklı bir öyküsünde rol oynuyor. Karanlık ve sisli havada dağa tırmanma metaforu bunu anlatıyor: doruğa ulaştığınızı bilemezsiniz, belki yalnızca yerel bir zirvedesiniz. Dean ile Susan'da Dean için aşk sakin, çatışmasız, Susan için ise farklılıklarla yüzleşmek; Dean geri çekildikçe Susan daha ısrarcı oluyor. Renkler örneği ve Kant'ın «şeyin kendisini bilemeyiz» düşüncesi, eşi de yalnızca algımızla tanıdığımızı gösteriyor.
Öykü öğeleri bölümü öykünün başlangıcını, gelişmesini ve sonunu ayırıyor, ilişki bittikten sonra yazdığımız «geriye dönük» öykülerin öncekilerden farklı olduğunu söylüyor. Olaylar dizisinin yüzeysel ve derin düzeyi, tema (olanlardan çıkardığımız ders) ve karakterler (geçmiş ve şimdiki eşler) ayrı ayrı anlatılıyor. Psikolog Seymour Epstein'ın anlatımcı ve ussal düşünüş karşılaştırması Brian ile Sylvia örneğinde uygulanıyor: Sylvia için ilişki aşktan çok bir iş öyküsüne dönüşmüş. Sonda bağımlılık ve gülmece gibi öykü türleri ve hangisinin ne zaman işlediğine dair örnekler veriliyor.
- Her kavramı gerçek ya da birleştirilmiş çift öyküsüyle (Zach–Tammy, Tyrone–Samantha, Dean–Susan) gösteren örnekli anlatım
- Aspirin, sisli havada dağa tırmanmak, renkler gibi günlük metaforlar
- Kant, Epstein ve «When Harry Met Sally» filmini kullanan açık kuramsal çerçeve
- Her bölümün sonunda bir sonraki bölüme köprü kuran geçişler
Aşkın ne olduğu ve nasıl geliştirilebileceği üzerine klasik kitap
Eşlerin birbirini farklı anlamasının pratik açıklaması
İnsanın hikâye anlatan bir varlık olduğunu gösteren ünlü kitap
Kitabın açılışında verilen bilmecenin cevabı şu: Zach ile Tammy'nin ikisinin de kafasında aşkı savaş gibi gören bir öykü var. Dostlarına tuhaf görünmesi önemli değil: ilişkileri her birinin istediğine uygun. İkisi de kavganın yaşandığı ailelerden geliyor. İlişkileri öykülerinin uyuşmasına ve birlikte kalmalarına göre «başarılı», hoşnutluk düzeyine göre ise değil. Yazar «başarının ölçüsü için bir birim yok» diyor.
Valerie ile Leonard'ın paylaştığı öykü ise «bahçe öyküsü»ydü: amaç, bir bahçedeki çiçeklere bakar gibi ilişkiye bakmak. Leonard bunu istediğini düşünüyordu, ama dikkatini ideal öyküsü çekiyordu ve bu, polisiye öyküye daha yakındı: gizem ve entrika istiyordu, Valerie'nin ise içini dışını biliyordu. İşyerinde yeni bir kadınla tanışınca Valerie'yi terk etti. Bölümün sonucu: ilişkiler öyküler uyuştuğunda en iyi yürür, ve başlangıçta mutluluk getiren gizem sonradan mutsuzluğun kaynağı olabilir.
Aaron'un kararsızlığı da böyle bitiyor: Dottie ile ilişkisine son verip Lucy'ye dönüyor, ama çok geçmeden Lucy ile ilişkisi de sona eriyor. Yazar bunu gelecekle yüzleşmek yerine geçmişten kaçma stratejisi olarak adlandırıyor ve bir uçtan karşıt uca gitmenin çoğu zaman yarar sağlamadığını yazıyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.