Başkalarını Bırak, Kendi Hayatına Bak
Uygun
- Hayatında alkolik, bağımlı ya da sürekli kriz çıkaran bir yakını olanlara
- Başkalarının ruh hâlinden kendini sorumlu hisseden, «hayır» diyemeyenlere
- Al-Anon ya da benzeri destek gruplarına yeni başlayanlara
Uygun değil
- Klinik psikolojiye, araştırmalara ve istatistiğe dayanan bir kitap arayanlara
- Dinî-manevi «12 adım» dilinden uzak durmak isteyenlere
- Şiddet riski olan bir ilişkide somut güvenlik planı arayanlara: bu kitap onun yerini tutmaz
Giriş alışılmadık bir itirafla başlıyor: Beattie ilişki bağımlılarını önce bir alkolik ve uyuşturucu bağımlısı olarak tanımış. Onlar haplarını saklayan, içkisini lavaboya döken, «sinir bozucu ve kontrolcü» insanlardı. İyileştikten sonra Minneapolis'te alkoliklerin eşleri için grup yürütmesi istendiğinde de onlara aynı gözle bakmış. Sonra kendisi de aynı çukura düşmüş: başkalarının sorunları için endişelenmekten kendi hayatını yaşayamamış. Kitabın tonu buradan geliyor. Yazar kendini uzman olarak değil, «iyileşmekte olan» biri olarak sunuyor ve kitabın bir «reçete» olmadığını açıkça söylüyor.
Girişin sonunda yazar, arkadaşı Scott Egleston'dan dinlediği bir meseli anlatıyor. Bir kadın her şeyi öğrenmek için dağdaki bir mağarada yaşayan bir gurunun öğrencisi oluyor. Guru her sabah «Öğrenilecek her şeyi öğrendin mi?» diye soruyor, «hayır» cevabını alınca da kadının başına sopayla vuruyor. Aylar sonra kadın sopayı havada yakalıyor ve guru gülümsüyor: «Tebrikler, mezun oldun. Öğrenilecek her şeyi hiçbir zaman öğrenemeyeceğini ve acıya nasıl son vereceğini öğrendin.» Kitabın mesajı da bu: acıya son vermek ve hayatının kontrolünü geri almak.
Birinci kısım Jessica adlı bir kadının bir gününü kendi ağzından veriyor. Bulaşık, toz, çamaşır listesi karşısında donup kalan, gündüz uykusuna sığınan, kocasının nerede olduğunu hayal ederek kendini yiyen, çocuklara bağırıp sonra kendini suçlayan biri. En etkili sahneler küçük: kocanın «günün nasıl geçti?» sorusuna zorla gülümseyerek «güzel» demek, televizyonun önünden nefretle geçmek, bahçeyi «erkek işi» olduğu hâlde öfkeyle kendisi düzeltmek. Koca altı aydır içmiyor, ama Jessica kendini daha kötü hissediyor. Bu ayrıntı kitabın temel tezini gösteriyor: sorun yalnızca alkolikte değil.
İkinci kısım farklı senaryoları bir araya getiriyor. Gerald her seferinde en sorunlu kadına âşık oluyor, Patty felçli bir çocuğa bakan, «güç abidesi» sanılan ama içten içe çöken bir hemşire. Alissa kaçan ergen oğlunu «düzeltmeye» kendini adamış, Sheryl ise seks bağımlısı kocasının telefonlarını kontrol etmekten işini kaybediyor. Kısım net bir uyarıyla bitiyor: hiçbir örnek «tipik» değil; Al-Anon'dakilerin dediği gibi «karşılaştırma, kendini tanı».
Kısmın en ilginç örneği ise en az dramatik olanı. İki çocuk annesi Krissen'in çevresinde ne bir alkolik ne de başka bir bağımlı var. Ama kocasının ruh hâline tamamen bağlı: kocası mutluysa o da mutlu; kocası huzursuzsa, onu sakinleştirene kadar kendisi de rahat edemiyor. Üçüncü kısımda yazar sıradan insanların tanımlarını da aktarıyor: «İlişki bağımlılığı, ben her şeyle ilgilenirim demektir», «bütün ilişkilerimin aynı şekilde, acıyla biteceğini bilmek demektir». Bu esprili ve acı cümleler kuru bir tanımdan daha çok şey söylüyor.
Üçüncü kısım terimi tarihe yerleştiriyor: kelime 1970'lerin sonunda Minnesota'daki tedavi merkezlerinde ortaya çıkmış, kökü ise 1940'larda alkoliklerin eşlerinin kurduğu Al-Anon'a uzanıyor. Yazar birkaç tanım aktarıyor ve kendi tanımını veriyor: ilişki bağımlısı, başka birinin davranışının kendisini etkilemesine izin veren ve o davranışı kontrol etmeyi takıntı hâline getiren kişidir. «Bu bir hastalık mı?» sorusuna ise dürüst bir cevap veriyor: bilmiyor. Ama bu durumun hastalık olmasa bile insanı hasta edebileceğini vurguluyor.
- İsimleri değiştirilmiş gerçek hikâyeler: okur teoriden önce kendini tanıyor
- Yazarın kendi geçmişini saklamayan, samimi birinci tekil şahıs dili
- Her kısmın sonunda deftere yazmak için kısa çalışmalar
- Terim, tanım ve tarihçeyi sade bir dille ayıran yapı
Sorunlu partnerlere bağlanma konusunun diğer klasiği
Aynı konunun çocukluk travması üzerinden daha sistemli anlatımı
İlişkide bağımlılık üzerine daha güncel bir psikoterapist bakışı
Jessica'nın günü bir telefonla değişmiyor: arkadaşının Al-Anon teklifini «işim var» diyerek geri çeviriyor. Bir ay sonra ise gerçeği kabul etmeye başlıyor ve yazar onunla tam bu dönemde tanışıyor. Kısmın sonunda Jessica'nın öğreneceği üç şey sıralanıyor: deli değil, ilişki bağımlısı; bu durum bütün hayatı ele geçiriyor; ve kimin suçu olduğundan bağımsız olarak ondan çıkmak kendi sorumluluğu. Beattie kısaca yazıyor: Jessica iyileşti ve kendi hayatını yaşamaya başladı.
Üçüncü kısım hastalık tartışmasını açık bırakıyor, ama bir sonuca varıyor: ilişki bağımlılığı her şeyden önce bir tepkidir. Bu insanlar başkalarının sorunlarına ya aşırı ya da az tepki veriyor, ama nadiren kendileri harekete geçiyor. Kısım «kontrol edebileceğimiz ve değiştirebileceğimiz tek şey kendi davranışımızdır» fikriyle ve okurdan kendi tanımını yazmasını isteyen bir çalışmayla bitiyor.
İkinci kısmın diğer hikâyelerinin sonu da veriliyor. Terapist Patty'ye ek seans yerine bir özgüven kursu, Al-Anon ve Alkoliklerin Yetişkin Çocukları gruplarını öneriyor. Birkaç ay içinde depresyonu geçiyor, kocası da hiçbir baskı olmadan Adsız Alkolikler'e katılıyor. Sheryl ise kocasını elinde bir kasap bıçağıyla kovaladığı geceyi «dönüm noktası» olarak anlatıyor. Ardından yardım istiyor, kocasından ayrı yaşamaya başlıyor ve boşanma sürecine giriyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.