Beden Kayıt Tutar
Uygun
- Travmanın bedeni ve duyguları nasıl etkilediğini bilimsel ama öykülerle anlatılmış bir dille öğrenmek isteyenlere
- Psikolog, öğrenci, öğretmen ya da sosyal hizmet uzmanı olarak travma yaşamış insanlarla çalışanlara
- Kendinde ya da yakınında «nedensiz» görünen öfke, uyuşma ve gerginliğin kökünü anlamak isteyenlere
Uygun değil
- Hazır, adım adım bir kendi kendine yardım programı arayanlara: kitap tedavi yollarını anlatıyor, ama bir kurs değil
- Şu an kendi travmasının içindeyken ağır anlatımları güvenle okuyamayacak olanlara: savaş ve çocuk istismarı anlatımları çok ağır
- Kısa bir bilimsel özet ve eksiksiz istatistik isteyenlere: kitap klinik öyküler ve yazarın deneyimi üzerine kurulu
Giriş yazarın temel iddiasını birkaç cümlede verir: travmayı geride bırakmak isteriz ama beynimizin temel kısımları (akılcı beynin çok derinindedir) yadsımada iyi değildir; tehlikenin en küçük belirtisi bile bozulmuş devreleri harekete geçirip stres hormonlarını artırır. Van der Kolk üç yeni bilim dalının — nörobilim, gelişim psikopatolojisi ve kişiler arası nörobiyoloji — travmayı beynin gerçek fizyolojik değişimleri olarak gösterdiğini yazar; davranışlar «ahlaki eksiklik, iradesizlik ya da kötü karakter» değil, beyindeki değişimlerdir. Bu cümle kitabın ahlaki duruşunu da kurar.
Yazar üç hedefi sıralar: yukarıdan aşağı işlemleme (konuşmak, başkalarıyla yeniden iletişim kurmak), uygunsuz alarm tepkisini durduran ilaçlar ya da başka teknolojiler ve aşağıdan yukarı yaklaşım — bedenin derin iç organ deneyimlerini yaşamasına izin vermek. «Tercih ettiğim tek bir yöntem yok» der ve kitabı hem bir kılavuz hem de toplumu travmayı önlemeye çağıran bir davetiye olarak sunar.
1. bölüm 1978 Temmuz'unda Boston Veteranlar İdaresi Kliniği'ndeki ilk iş gününü anlatır. Yeni ofisine Breughel'in «Körün köre yol kılavuzluğu» röprodüksiyonunu asarken içeri lekeli takımlı, akşamdan kalma, koltuğunun altında «Soldier of Fortune» dergisi olan iri bir adam girer: Tom. Vietnam'da denizci olmuş, şimdi avukat, iki oğlu var ama gürültü, havai fişek sesi ve yaz yeşilliği onu çılgına çevirir; ailesinden korkar çünkü onlara «canavar» gibi davranır; geceleri çeltik tarlasındaki pusu, ölü çocuklar hakkında kabuslar görür.
Yazar Tom'un öyküsünü kendi çocukluğuyla ilişkilendirir: babası açık sözlü Nazi karşıtı olduğu için toplama kampına gönderilmiş, amcası Kwai köprüsünde esir çalıştırılmış, ikisi de nadiren konuşmuş ama kontrol edilemeyen öfke nöbetleri yaşamıştır. İlk seansta yazar doktorların genelde yaptığını yapar: kabuslara odaklanır, ilaç yazar. İki hafta sonra Tom ilaçları almadığını söyler: «kabuslar yok olursa dostlarımı terk etmiş olurum; Vietnam'da ölen arkadaşlarımın canlı anıtı olmalıyım». Bu cümle yazarın sonraki bütün mesleki hayatını belirler.
Bölümün geri kalanı birkaç küçük derse ayrılır. Tom'un pususu: Alex ve bütün müfreze öldürülür; ertesi gün Tom köye gidip çocukları öldürür ve bir kadına tecavüz eder — «kendisinin iyi, onurlu ve güvenilir olan parçası» sonsuza dek yok olur. «Hissizleşme»: Tom ailesini sevmeye çalışır ama «camdan bir duvarın ardında yaşar»; yalnızca bir cinayet davasında («savaşçı olmak gibi») canlanır. Bill adlı eski doktor bebeği ağlayınca Vietnam'da ölen çocukları görür; meslektaşları onu psikotik sanır, yazar ise «bu adam anılarından acı çekiyor» der. Rorschach testinin ikinci kartında Bill «ölmüş çocuk»u görür; 21 gazinin 16'sı travmayı yeniden yaşıyormuş gibi tepki verir, 5'i ise hiçbir şey görmez — her iki grup da hayal gücünü yitirmiştir.
- Her bölüm klinik bir hikâyeyle açılır, sonra bilimsel açıklama gelir
- Yazar kendi aile tarihini ve mesleki yolunu kişisel bir bağ olarak kullanır
- Rorschach testi gibi somut deneyler soyut iddiaları somutlaştırır
- Dil bilimsel terimleri basit örneklerle açıklayan, ama ağır konulardan kaçmayan bir tondadır
Travma psikolojisinin klasiği, tarihsel ve toplumsal bakışla
Travmanın bedende kalması ve beden odaklı iyileşme üzerine
Travmayı «sana ne oldu?» sorusuyla anlamaya dair daha yalın bir sohbet
Klinik gazilerle dolar; yazar genç Vietnam gazilerinden ve II. Dünya Savaşı gazilerinden gruplar kurar. İlk seansta yarım saatlik sessizlikten sonra biri helikopter kazasını anlatır, diğerleri de canlanır ve birbirleriyle yeniden «birlik» duygusu yaşar. Gaziler yazara denizci üniforması, sonra 1940'ların GI kol saatini hediye eder. Yazar şu sonuca varır: travmadan sonra dünya «bilenler ve bilmeyenler» olarak ikiye ayrılır.
1980'de Chaim Shatan ve Robert Lifton Amerikan Psikiyatri Birliği'nde yeni bir tanı önerir: travma sonrası stres bozukluğu (TSSB). Bu, gazilerin belirtilerini nihayet adlandırır, araştırma ve tedavi arayışında patlamaya yol açar. Yazar bu yeni tanıdan etkilenip VA'da travmatik anıların biyolojisi üzerine bir çalışma önerir: TSSB yaşayanların hafızası diğerlerinden farklı mıydı?
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.