Berlinli Apartmanı
Uygun
- Komşuluk ortamı, mizah ve küçük ayrıntılarla kurulmuş polisiye-korku romanlarını sevenlere
- Agatha Christie gibi «kapalı çevre» polisiyelerini ve korku filmlerini sevenlere
- Günlük biçiminde, birinci şahıs ağzından yazılmış hafif ve akıcı bir roman arayanlara
Uygun değil
- Hızlı, ardışık gerilim bekleyenlere: ilk kısım yavaş ve komşu tanışmalarıyla dolu
- Şiddet ve ölüm sahnelerine hassas olanlara
- Günlük tonunda yazılmış, sohbet üslubunda hafif romanlardan hoşlanmayanlara
Roman, Oya Arslan'ın günlüğü biçiminde yazılmış: «Sevgili Günlük, benim adım Oya…» Otuz yaşındaki çevirmen üç ay önce Kadıköy'ün Bahariye semtindeki Berlinli Apartmanı'nın 2 numaralı dairesine taşınmıştır. Daireyi ağabeyi Ozan'ın kazandığı parayla almışlar; eski sahipleri — Mustafa Bey ve Tijen Hanım — hamile kızlarının yakınına taşınmak istedikleri için fiyatı düşürmüşler. Oya anne ve babasını kaybetmiş, ağabeyi televizyon dizisi yönetmeni, en yakın arkadaşı da ağabeyinin eşi Funda. İlk sayfalar bir yandan mutluluk tasviri, bir yandan okura uyarı: «Başıma acayip işler gelmeden önce hayatım işte böyleydi… Asıl şimdi başlıyorum yazmaya».
Apartmanın tarihçesi ayrı bir bölümde anlatılır. Bonn'daki elçilikte çalışan bir Türk, Berlin'de yaşayan simültane tercüman bir Alman kıza âşık olur; arkadaşları ona «Berlinli» lakabını takar, kız evlendikten sonra da bu ad kalır. Çift yetmişlerde Bahariye'deki ahşap evi yıktırıp yerine apartman yaptırır ve adını «Berlinli» koyar. Çocukları olmadığı için ikisi de ölünce akrabalar daireleri satar. Bu bölüm sakin, masalsı bir tondadır; arka planda «sıcak ev, iyi komşular» imgesini kurar.
Komşular tek tek, ayrı başlıklar altında tanıtılır. Yan dairedeki Elif, Devlet Opera ve Balesi'nde balerindir; canlı, dövmeli, depresif kemancı sevgilisinden ayrılmak istiyor. Üst katta oturan yetmiş küsur yaşındaki Faruka Hanım Teyze'nin altı yedi kedisi var; yalnızca birinin adı var — Şeytan; iki kocası da kalp krizinden ölmüş, antika dolu evi Çukurcuma'daki bir eskiciyi andırıyor. Ahsen Hanım emekli bankacıdır, astrolojiye meraklıdır, kedilerine Zeyno ve Fatoş adını vermiştir; yakışıklı ama sol gözü cansız oğlu Rauf mimardır. Üst kattaki ofiste grafiker Kaan ile ressam-öğretmen Barbaros çalışır; banyonun tavanından su damlayınca tavanı Barbaros kendisi gelip onarır.
İki karakter daha akılda kalır. Apartman yöneticisi Bünyamin Bey emekli bir jinekologdur, kibirli, mesafeli ve «National Geographic» izleyen biridir; ama Oya, temizlikçi Lilifer'in boşanma sürecinde ona nasıl sahip çıktığını öğrenince ona ısınır. En üst kattaki Matild ve Natali Perlanta kardeşler Paskalya çöreği getirip kendilerini tanıtır. Matild cesur, sigara içen, soru soran biridir; Natali ise ürkek ve utangaçtır, bale gösterisinde gözyaşlarına boğulur. Lilifer onun «cinli» olduğunu, odasının oyuncak bebeklerle dolu olduğunu söyler; Faruka Hanım Teyze ise ona «azıcık çatlak» der.
Yazarın üslubu şaire özgüdür: küçük ev ayrıntıları, nostaljik eşyalar, filmlere ve Agatha Christie'ye göndermeler. Oya kendisi «Kütüphanedeki Ceset»i çevirir ve korku filmlerini sever; günlük tonu ona her şeyi hafif bir hikâye gibi anlatma imkânı verir. İlk kısmın zayıf yanı tanıtımın uzunluğudur: birkaç bölüm boyunca yalnızca tanışmalar ve komşu sohbetleri gelir, gerilim ise yalnızca bu cümledeki ihtimalle («başıma acayip işler gelmeden önce») ayakta tutulur.
- Günlük biçimi kahramanın sesini yakın ve samimi kılar, mizahın temelini oluşturur
- Her komşu kısa bir «bölüm»le (Elif, Faruka Hanım, Ahsen Hanım vb.) tanıtılır, bu okurun tanımasını kolaylaştırır
- Eserin ortamı (Kadıköy, Moda, eski apartman) sevimli ve ayrıntılıdır
- Dedektif türüne göndermeler (Agatha Christie, korku filmleri, «Katil Kim?» oyunu) olay örgüsüne mizah katar
Romanda Oya'nın çevirdiği klasik «kapalı çevre» polisiyesi
Pencereden komşuları gözleyerek cinayeti çözme motifi
Komşu ve yaşlı karakterlerle mizahlı bir polisiye
Nisan gecesi Faruka Hanım Teyze, Oya'yı ve Elif'i nane likörü ve «Katil Kim?» masa oyunuyla karşılar. Oyunda Bay Karanfil «öldürülür», katil Bay Sümbül çıkar. Faruka Hanım Teyze iki kocasından söz eder: ikinci kocasıyla birincisinin öldüğü kalp kliniğinde tanışmıştır. Elif, dövmeci sevgilisi Timur'un gece yarısından sonra geleceğini bekler; Faruka Hanım Teyze kapıda onlara abdest konusunda uyarıda bulunur.
Sabah Oya, bahçede polis olduğunu görür: Elif ağlıyor, Timur ölmüş. Atölyede, ortağı tarafından ölü bulunmuş; Ahsen Hanım kalp krizinden söz eder, doğumsal kalp kusuru varmış. Elif polise Timur'un uyuşturucu kullanmadığını söyler. Bir ay sonra otopsi raporu gelir: vücudunda uyuşturucu izi yok, kollarında ve başında hafif sıyrıklar var; kriz sırasında düşüp eşyalara çarptığı kaydedilir ve dosya kapanır. Elif sessizleşir, Faruka Hanım Teyze'nin evindeki geceler de durur. Yazın başında Oya, bahçede Ed Gein'ı anlatan yeni çeviri kitabını okumaya başlar.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.