Dil İçgüdüsü
Uygun
- Dilin nasıl işlediğine, çocukların dili nasıl edindiğine bilimsel merakla yaklaşan okurlara
- Pinker'ın sonraki kitaplarını (Düşüncenin Maddesi gibi, site arşivinde mevcut) okuyup, onun ilk büyük eserini görmek isteyenlere
- "Dil salt kültürel bir uzlaşımdır" fikrine karşı bilimsel bir argümanla tanışmak isteyen okurlara
Uygun değil
- Dilin "doğru kullanımı", dilbilgisi kuralları ya da etimoloji hakkında pratik bir rehber arayan okurlara -yazar bunun kitabın AMACI olmadığını açıkça belirtiyor
- Yoğun bilimsel argümantasyona, çok sayıda dilbilim terimine sabrı olmayan, daha hafif popüler bilim arayan okurlara
- Dilin salt kültürel/toplumsal bir kurgu olduğuna inanan, biyolojik-içgüdü tezine karşı çıkan akademik bir konuma sahip okurlara — kitap bu görüşü doğrudan eleştiriyor
Pinker önsözde kitabın amacını netleştiriyor: bu, "dilin doğru kullanımı" hakkındaki âdet kitaplarından farklı olarak, dili bilimsel bir fenomen olarak açıklamaya çalışıyor -beyin ağlarından çocukların dahiyane dil ediniminе, dilbilgisi genlerinden Babil Kulesi efsanesine kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Birinci bölümde Pinker şaşırtıcı bir örnekle başlıyor: ahtapotların çiftleşme ritüelinin ayrıntılı betimlemesi, ardından ünlü bir pembe dizi sahnesi. Amaç basit -bu sözcükleri okurken okurun zihninde somut, canlı imgeler oluşuyor, oysa hiçbir görüntü gösterilmiyor, sadece sesler/harflerin dizilimi veriliyor. Pinker bunun "doğanın harikalarından biri" olduğunu vurguluyor.
Pinker dilin insan türünün temel özelliği olduğunu vurguluyor -herhangi iki üç insan bir araya geldiğinde hemen söz alışverişine başlar, yalnız bir insan hatta kendi kendine, köpeğiyle, bitkileriyle bile konuşur. Toplumsal ödül hızlı konuşana değil, güzel, ikna edici konuşana gider.
Bölümün ana tezi şu: dil, örümceğin ağ örme becerisi gibi biyolojik bir içgüdüdür -örümcek ağ örmek için eğitim almaz, sadece "örümcek zekasına" sahiptir. Pinker bunu, Darwin'in bizzat kendisinin 1871'de "İnsanın Türeyişi" adlı eserinde dili bir içgüdü olarak tanımlamış olmasıyla tarihsel olarak temellendiriyor ve bunun beşeri bilimlerde hâkim olan "dil salt kültürel bir icattır" görüşüne doğrudan meydan okuduğunu belirtiyor.
- Pinker soyut dilbilim kavramlarını canlı, zaman zaman tuhaf (ahtapot çiftleşmesi gibi) örneklerle açıyor -okurun kendi zihnindeki dil mekanizmasını "canlı kanıt" olarak hissetmesine olanak tanıyor
- Bilimsel ciddiyeti mizah ve edebi zarafetle birleştirmek (Oscar Wilde alıntısı, "fındık fıçısındaki maymun" metaforu) kitabın popüler bilim türündeki en tanınan üslup özelliklerinden biri
Site arşivinde zaten bulunan, aynı yazarın dil ve zihin ilişkisini sürdüren sonraki eseri
Pinker'ın kitabın bilimsel çerçevesini büyük ölçüde temellendirdiği, "evrensel dilbilgisi" kavramının kurucusu
Kitabın ana bölümü, küçük çocukların hiçbir resmi eğitim olmadan, ebeveynlerinin eksik, hatalı konuşmasından karmaşık dilbilgisi kurallarını nasıl "çıkardığını" gösteriyor -Pinker bunu "Yeni Doğan Bebek Cenneti Tasvir Ediyor" bölümünde ayrıntılandırıyor.
Sonraki bölümler dilin beyinde nasıl işlendiğini (afazi örnekleriyle), dillerin neden bu kadar çok olduğunu (Babil Kulesi metaforuyla) ve dilbilgisi kurallarının "bilirkişi" (betimleyici değil, buyurgan) kurallardan nasıl farklı olduğunu inceleyerek, kitabı zihnin evrim kuramı bağlamında sonlandırıyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.