Öğrenmede ve Sınavlarda Üstün Başarı
Uygun
- Sınavlara hazırlanan gençlere ve anne babalarına
- Öğretmenlere ve rehber öğretmenlere — kitabın sonunda seminer yürütme rehberi var
- Ders çalışma alışkanlıklarını sistemli biçimde kurmak isteyen herkese
Uygun değil
- Öğrenme bilimi hakkında güncel araştırmalara dayanan bir kitap arayanlara
- Türkiye'nin sınav sistemiyle ilgisi olmayan, genel kuram bekleyen okurlara
- Ciddi bir kaygı bozukluğu yaşayan ve profesyonel desteğe ihtiyacı olanlara
Baltaş kitabın hikâyesini önsözde anlatıyor: nöroloji doktorası yaparken eğitimin öncülerinden İbrahim Arıkan ona Türkiye'de ilk kez bir dershanede gerçek bir rehberlik servisi kurmayı öneriyor. 1989'da çıkan kitap, öğrenmenin fizyolojik ve biyolojik temelleriyle öğrencinin ihtiyaçları arasında köprü kurduğu için «devrimsel» sayılmış. Yazar 28 yıl geçse de temel gerçeğin değişmediğini yazıyor: iyi eğitimin temeli iyi öğretmendir.
Giriş Türk eğitim sistemine bir eleştiriyle başlıyor. Yazar İngiltere'deki bazı dil okullarında öğretmenlerin öğrenci hatalarını düzeltmediğini, çünkü yanlış yapma korkusunun konuşmayı engellediğini aktarıyor. Formülü akılda kalıcı: eğitim «yanlışların yakalanmasıyla» değil, «doğruların yakalanmasıyla» gerçekleşir. Diğer örnek uykuyla ilgili: yatmadan önce yapılan kısa bir tekrar, yeni öğrenilen bilginin hafızaya yerleşmesine yardım eder. Baltaş ayrıca «çalışmazsan adam olamazsın» gibi tehditlerin işe yaramadığını, kaygıyı artırmanın öğrenmeyi biyokimyasal düzeyde zorlaştırdığını vurguluyor.
Kitabın ana iddiası, öğrenciye genel bir «çalış» emri yerine sistemli bir yöntem verilmesi gerektiği. Bu yöntem Robinson'un SQ3R'ı ve Hopson-Anderson yaklaşımı temelinde Türkiye koşullarına uyarlanmış. Okuma yöntemi İSOAT olarak adlandırılıyor: İzle, Sor, Oku, Anlat ve Tekrarla. Öğrenci önce metne göz atıyor, sonra sorular çıkarıyor, okurken işaretleme yapıyor, cevapları kartlara yazıyor, ardından kendi cümleleriyle anlatıp tekrar ediyor. Bu yöntem bugün de işe yarıyor ve kitabın en değerli pratik kısmı.
Birinci bölüm eğitimin hayat kalitesine etkisini anlatıyor. Baltaş hiçbir başarıyı şansın açıklamadığını yazıyor: «şans, doğru zamanda doğru açıda durmaktır». Burada Richard Wiseman'ın «talihli insanlar» araştırmasından öneriler veriyor: olumlu beklentiler, kötü talihin olumlu yanını görmek, fırsatları artırmak, içten gelen sese kulak vermek. Eğitimin insanın kafasındaki «kalıpları kırdığını» Maslow'un «elindeki tek araç çekiç olan, her şeyi çivi görür» sözüyle açıklıyor. Bölüm «insan bildikleriyle düşünür» cümlesiyle bitiyor.
Kitabın eskimiş yanları da burada. «Parlak Gelecek Vaat Eden Meslekler» kısmında avukatlık, hekimlik ve eczacılığın itibar kaybettiği, elektronik, gemicilik ve özel sektörde öğretmenliğin ise geleceğin meslekleri olduğu yazılıyor. «Değişen Dünya» kısmında 2013'te insan beyninin kapasitesini aşan süper bilgisayarlar, 2049'da 100 dolarlık bilgisayarlar gibi öngörüler var. Yeni baskılarda bazı bilgiler güncellenmiş, ama metin tutarlı biçimde elden geçirilmemiş ve farklı yılların katmanları hissediliyor.
Yine de kitabın formatı öğrenci için çok rahat: her bölüm amaç ve sorularla başlıyor, özetle bitiyor, ölçekler öğrencinin çalışma alışkanlıklarını ve sınav kaygısını değerlendirmeye imkan veriyor. Yazar kendisi de Çalışma Davranışını Değerlendirme ve Sınav Kaygısı ölçeklerinin geçerlik-güvenirlik çalışmalarının yapılmadığını, sonuçların yalnızca fikir vermek için olduğunu belirtiyor. Bu dürüst bir not.
- Her bölümde amaç, sorular ve özet — ders kitabı gibi yapılandırılmış
- Adım adım uygulanan çalışma ve okuma yöntemleri
- Öğretmenin seminer yürütmesi için ayrı bir rehber
Öğrenme biliminin güncel, kanıta dayalı bir özeti
Hafıza ve öğrenme üzerine yeni araştırmaların popüler sunumu
Yazarın stres üzerine klasik kitabı
Birinci bölüm eğitimin yaşam kalitesine etkisinden söz eder. Baltaş şansın hiçbir başarıyı açıklamadığını yazar: «şans doğru zamanda doğru açıda durmaktır». Burada Richard Wiseman'ın «şanslı insanlar» araştırmasından öneriler verir. Eğitimin insanın beynindeki «kalıpları kırdığını» Maslow'un «elinde yalnızca çekiç olan her şeyi çivi görür» düşüncesiyle açıklar. Bölüm «insan yalnızca bildikleriyle düşünür» cümlesiyle biter.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.