Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Transaksiyonel Analiz
Uygun
- Çocukla duygular ve ilişkiler üzerine konuşmak için yalın bir dil arayan anne babalara
- Sınıfta sosyal-duygusal dersler yürüten öğretmen ve okul psikolojik danışmanlarına
- Transaksiyonel Analiz ile ilk kez tanışmak isteyen yetişkinlere
Uygun değil
- Güncel, kanıta dayalı bir çocuk psikolojisi kitabı arayanlara
- Ergenlere — kitabın tonu 9–13 yaşa, zaman zaman daha küçüklere göre
- Ciddi duygusal ya da davranışsal sorunu olan bir çocuğa yardım arayanlara — terapinin yerini tutmaz
Alvyn Freed kitabı 1970–71'de yazmış; o zaman TA literatürü yalnızca Eric Berne'ün kitaplarından, Thomas Harris'in «Ben İyiyim, Sen İyisin» kitabından ve uluslararası TA derneğinin bülten yazılarından oluşuyormuş. Çocuklar için hiçbir şey yokmuş. Yazar önsözde amacını açıkça söylüyor: «sekiz yaşındaki birinin anlayacağı şekilde yazmak» ve «gülümsetmek». Gözden geçirilmiş baskıda eşi Margaret Freed de ortak yazar olmuş; okur eleştirileri üzerine kafa karıştıran kısaltmalar çıkarılmış, Ebeveyn imajı genişletilmiş. Her bölüm bir ders oturumuna uygun tasarlanmış, sonunda alıştırmalar ve küçük sınavlar var.
Birinci bölüm doğrudan çocuğa seslenerek açılıyor: «Sen, üç kişisin. Bir kişi olduğunu sanıyordun değil mi?» İçimizdeki Ebeveyn, annemizden, babamızdan, büyükanne ve dedelerimizden, öğretmenlerden öğrendiklerimiz: bazen çok otoriter («Hemen buraya gel!»), bazen bakım veren («Tost yemek ve süt içmek ister misin tatlım?»). Yetişkin, düşünen, öğrenen, sorun çözen yanımız; çocuk bu kitabı okuyup soruları yanıtlarken iş başında olan o. Çocuk ise duygularımızın, oyunlarımızın yeri: yazar köpeğiyle havlaşarak, kedisiyle miyavlaşarak oynadığını anlatıyor. Büyük harfle yazılan «Ebeveyn»in gerçek anne babadan farklı olduğunu ayrıca açıklaması iyi bir pedagojik adım.
İkinci bölüm kitabın en bilinen kısmı. «Temas iletisi», birinin bizim orada olduğumuzu fark ettiğini gösteren her davranış: gülümseme, sırt sıvazlama, merhaba, iltifat. Claude Steiner'ın ünlü deyişiyle iyi hissettirenler «Sıcak Yumoşlar», kötü hissettirenler «Soğuk Dikenliler». En değerli fikir şu: en iyi Sıcak Yumoşlar kazanılmayan, yalnızca var olduğumuz için verilenlerdir. Yazar çocukken kardeşinin daha çok ilgi gördüğünü düşündüğü için sütünü döktüğünü, annesine mızmızlandığını itiraf ediyor: hiç temas iletisi olmamasındansa olumsuzu iyidir. Bu, çocuklara «yaramazlık» ile ilgi arama arasındaki bağı anlatmak için gerçekten yararlı bir model.
Ne var ki kitabın zayıf yerleri de bu bölümde. «Marasmus» kısmında, kucağa alınmayan bebeklerin «yaşamayı istemekten vazgeçip öldüğü», doktorlar hemşirelere bebekleri kucaklamalarını söyledikten sonra ise «kimsenin hasta olmadığı» anlatılıyor. Duygusal bakımın önemi gerçekten kanıtlanmış (20. yüzyıl ortasında yetimhaneler üzerine yapılan araştırmalar), ama marasmus tıpta ağır bir beslenme bozukluğudur ve kitaptaki basitleştirilmiş öykü, dipnottaki «omurilik bozulması» açıklaması bilimsel olarak doğru değil. Birinci bölümün epigrafında «Desiderata» için 1693 tarihi verilmiş — metin aslında Max Ehrmann'ın 1927'de yazdığı bir şiir; «1692» efsanesi eski bir baskı karışıklığından doğmuş.
Türkçe baskının çevirmeni TA alanında çalışan bir akademisyen ve bu, kavramların özenle seçilmesinde hissediliyor: «stroke» için «temas iletisi», «warm fuzzies» için «Sıcak Yumoşlar». Orijinaldeki aile adları Türkçe çocuk adlarıyla değiştirilmiş, bu da okumayı kolaylaştırıyor. Genel olarak bu kitap, çocukla birlikte bölüm bölüm okunup tartışıldığında en yararlı; tek başına okunacak bilimsel bir kitap olarak değil, bir sohbet başlatma aracı olarak değerlendirilmeli.
- Doğrudan çocuğa «sen» diye seslenen sıcak, esprili bir dil
- Her bölüm sonunda tartışma soruları, alıştırmalar ve anahtar kavramlar listesi
- Karikatür tarzı çizimler ve konuşma balonları
Transaksiyonel Analizin temelini atan klasik kitap — yetişkinler için
TA'yı geniş okur kitlesine tanıtan popüler rehber
Çocuğun duygusal ihtiyaçlarına ebeveyn gözünden daha güncel bir bakış
«Marasmus» hakkındaki bölümde kucağa alınmayan bebeklerin «yaşamayı reddedip öldüğü», doktorların hemşirelere bebekleri kucaklamayı buyurmasından sonra ise «kimsenin hastalanmadığı» söylenir. Türkçe baskının çevirmeni terimleri özenle seçmiştir: «stroke» — «temas iletisi», «warm fuzzies» — «sıcak tüyler».
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.