Google’ın Büyülü Öyküsü
Uygun
- Google, arama teknolojisi ve internetin ilk yıllarının gerçek tarihine ilgi duyan okurlara
- Teknolojinin sadece bir araç değil, kültürel bir fenomen olarak nasıl şekillendiğini anlamak isteyenlere
- Gazetecilik üslubunda, kişisel gözlem ve röportajlarla zenginleştirilmiş iş dünyası tarihini sevenlere
- 2000'lerin başında "dot-com" krizinden sonra internet sektörünün nasıl yeniden inşa edildiğini öğrenmek isteyenlere
Uygun değil
- Google'ın teknik algoritmalarının derin mühendislik açıklamasını arayan okurlara — kitap kültürel/iş perspektifinden yazılmış, teknik değil
- En güncel (2010 sonrası) Google tarihini arayanlara — kitap 2005'te yazılmış, yalnızca şirketin ilk on yılını kapsıyor
- Tarafsız, akademik bir tondan çok, yazarın kişisel sesini ve öznel gözlemlerini rahatsız edici bulabilecek okurlara
Battelle 2001'de, dot-com krizinin zirvesinde, Google Zeitgeist adlı eski bir araca rastlar — o yılın en çok aranan kelimelerinin listesi. Nostradamus, Dünya Ticaret Merkezi, Pokemon, Harry Potter gibi kelimelerin sırası ona ilk kez gösterir ki, bu arama sorguları toplamı sadece istatistik değil, kolektif kültürün canlı, gerçek zamanlı bir görüntüsüdür.
Bu gözlemden "Niyetlerin Veritabanı" (Database of Intentions) kavramı doğar — Battelle'in kendi sözleriyle, "her girilen aramanın, verilen her sonucun ve seçilen her yolun toplam sonucu". Bunu İskenderiye Kütüphanesi'ne benzeten bir alıntıyla açar (girişimci Brewster Kahle'den): insanlığın tüm bilgi birikimini bir araya toplama girişimi, şimdi Google formunda.
Bölümün merkezi kısmı Battelle'in Google'ın o dönemki CEO'su Eric Schmidt ile yaptığı bir dizi görüşmeyi anlatır. Battelle, Google'ın aslında bir medya şirketine dönüşmesi gerektiğinde ısrar eder, Schmidt ise inatla "Biz teknoloji alanındayız" diye yanıt verir — bu, kitabın sonraki ana gerilim hattına dönüşen bir görüş ayrılığıdır: Google kendini nasıl görüyor, dünya onu nasıl görüyor.
Battelle kendi kişisel geçmişine de değinir — 1980'lerde kültürel antropoloji öğrencisi olarak Macintosh bilgisayarına hayran kalması, "maddi kültür" kavramını (insan yapımı nesnelerin, dil dahil, kültürü nasıl yansıttığı) öğrenmesi. Bu akademik geçmiş, onun aramayı sadece teknoloji değil, "maddi kültürün" yeni bir biçimi olarak görmesine yol açar.
Bölüm, aramanın evrensel bir "arayüz metaforuna" nasıl dönüştüğünü tartışarak biter — Windows bilgisayarla ilişkiyi nasıl şekillendirdiyse, arama kutusu da şimdi internetle ilişkiyi şekillendiriyor. Battelle bunu insanlık tarihinin "en uzun süreli, sürekli el sanatı eseri" olarak adlandırır.
- Battelle eski bir gazeteci ve "Wired" dergisinin kurucu ortağıdır — üslup akademik değil, canlı, kişisel gözlemlerle zengindir
- Kitap doğrudan röportajlara (Eric Schmidt, Brewster Kahle vb.) dayanır, ikinci el kaynaklara değil
- Bölüm başlıkları (Niyetlerin Veritabanı, Maddi Kültür Olarak Arama) kavramsal, akademik tarzda yazılmış ama metnin kendisi kolay okunuyor
Amazon'un benzer tarzda, gazetecilik araştırmasına dayanan kurumsal tarihi
Google'a daha derin, içeriden bir bakış sunan sonraki bir kitap
İlk bölümden sonra kitap kronolojik olarak geriye gider — Google öncesi arama sektörünün tarihini (AltaVista, Yahoo gibi ilk oyuncular), ardından Larry Page ve Sergey Brin'in Stanford'daki orijinal PageRank fikrinden Google'ın doğuşuna kadar olan yolu izler.
Orta bölümler şirketin "Tek Seferde Bir Milyar Dolar" adlı reklam iş modelinin (AdWords) nasıl yaratıldığını, 2000-2004 arasındaki hızlı büyümeyi ve arama ekonomisinin sıfırdan milyarlara nasıl ulaştığını ele alır. Son bölümler gizlilik tartışmalarına, 2004'teki halka arza ve kitabın yazıldığı an (2005) itibarıyla Google'ın geleceğine dair öngörülere ayrılmıştır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.