Güney Asya Uygarlıkları — İndus, Pers, Hint, Aryan, Şakya, Babür
Uygun
- Antik dünyanın ticaret ilişkileriyle ilgilenenlere
- İndus Vadisi uygarlığı hakkında kısa ama arkeolojik temelli bilgi arayanlara
- Hindistan tarihine — Budizm'den Babür İmparatorluğu'na — ilk bir bakış isteyenlere
- Serinin «Mezopotamya Uygarlıkları» kitabını okuyanlara
Uygun değil
- Tutarlı, tek bir yazar sesiyle yazılmış bir Hindistan tarihi isteyenlere
- Hafif, hikâyeli bir üslup bekleyenlere — ticaret bölümü tez dilinde
- Günümüz Hindistan'ı ve Pakistan'ı hakkında bilgi arayanlara
Bölüm antik dünyanın en ilginç sorularından birine cevap arıyor: MÖ 3. binyılda İndus Vadisi ile Mezopotamya birbiriyle nasıl ticaret yapıyordu? Kitap önce coğrafi-jeolojik bağlamı açıklıyor: Harappa uygarlığının Basra Körfezi'ndeki üç önemli limanı — Sutkagendor, Balakot ve Sonmiani — bugün Arap Denizi'nden uzakta, çünkü beş bin yıl içinde Makran kıyı şeridi toprak taşınımıyla denize doğru ilerlemiş. Limanların nehir vadileriyle deniz yollarını denetleyen stratejik noktalara kurulduğu ve tahkimatlarla korunduğu gösteriliyor.
Bölümün merkezinde çivi yazılı kaynaklar duruyor. Akad Kralı Sargon'un metinlerinde ilk kez «Meluhha» adı geçiyor ve Meluhha, Dilmun ve Magan limanlarıyla düzenli ticaretten söz ediliyor. Araştırmacıların çoğu Meluhha'yı Harappa coğrafyasıyla özdeşleştiriyor ve iki bölge arasında özellikle MÖ 2400–2000 yıllarında sıkı bağlar olduğunu düşünüyor. Güney Irak'ın alüvyonlu ovasında taş ve kereste bulunmadığından Sümer ve Akad zanaatkârları bu hammaddeleri, ayrıca bakır, kırmızı taş, lapis lazuli, inci ve fildişinden süs eşyalarını Meluhha ve Magan'dan getiriyordu; Meluhha bakırının Magan'dakinden kaliteli sayıldığı da belirtiliyor.
Liman kısmı Harappa uygarlığının bilinen tek liman kenti Lothal'e ayrılmış: nehrin gelgitlerine dayanmak için 12–21 metre kalınlığında duvarlar, geniş caddeleri ve kanalizasyonu olan yukarı şehir, bir yangında kısmen kömürleşmiş mühür kalıntıları bulunan bir depo. Lothal'de yelkenli bir tekneyi betimleyen kil tabletler, Chanhudaro'da yelkenli tekne modelleri bulunmuş. Kitap ölçülü: bu teknelerin gerçekten Basra Körfezi ticaretinde kullanılıp kullanılmadığı sorusunun hâlâ cevapsız olduğunu açıkça söylüyor.
Ticaret ürünleri kısmı mevsimsel ritmi iyi gösteriyor: ticaret sezonu muson yağmurları bitip nehirler yataklarına dönünce başlıyordu; sığır, koyun ve keçi kervanları tahıl, bakır, değerli taşlar, yün ve meyve taşıyor, ağır yükler öküz arabalarıyla şehirlere ulaştırılıyordu. Şehirler taşkından korunmak için büyük kerpiç platformlar üzerine kuruluyor, kulelerdeki bekçiler nehirdeki teknelere ve kervanlara göz kulak oluyordu.
Bölümün en değerli yanı yöntemsel dürüstlük. Kitap seramiğin ticari ilişkiyi kanıtlamak için zayıf bir gösterge olduğunu, Mezopotamya'da bulunan üç figürün üslup olarak Harappa örneklerine benzese de bireysel zanaatkârların işi olabileceğini, Nippur ve Tell Asmar'da bulunan zarların Harappa'dan gelip gelmediğinin kesin olarak söylenemeyeceğini gösteriyor. Serinin bazı diğer ciltlerindeki cesur, kanıtsız iddiaların aksine burada «bilmiyoruz» diyebilme becerisi var. Zayıf yan ise dil: bölüm açıkça bir tez ya da makaleden alınmış, uzun cümlelerle dolu ve kaynaklar metin içinde gösterilmiyor.
Sonuçta bu bölüm İndus Vadisi ile Mezopotamya arasındaki ilişkileri öğrenmek isteyen okur için kısa ama sağlam bir başlangıç ve sitemizdeki Mezopotamya kitaplarıyla birlikte okunduğunda daha dolgun bir tablo oluşturuyor. Kitabın geri kalanı — Budizm'den Babür İmparatorluğu'na — geniş ama yüzeysel; Hindistan tarihini ciddi öğrenmek isteyen okur bu cildi başlangıç olarak alıp daha ayrıntılı kaynaklara geçmeli.
- Kronolojik ve konu bazlı bölümler
- Çivi yazılı kaynaklara ve arkeolojik buluntulara göndermeler
- Renkli görseller ve kenar sütunlarda kısa açıklamalar
- Kitabın sonunda kaynakça ve çevirmenin kaynakları
Aynı seriden, Harappa'nın ticaret ortağı Mezopotamya üzerine — sitemizde incelemesi var
Mezopotamya'nın erken dönemini akademik düzeyde anlatıyor — sitemizde incelemesi var
Babür İmparatorluğu sonrası modern Hindistan tarihine bir devam olarak — sitemizde incelemesi var
Bölümün en değerli yönü yöntemsel dürüstlüktür: kitap seramiğin ticaret bağını kanıtlamak için zayıf bir gösterge olduğunu, Mezopotamya'da bulunan üç figürinin üslupça Harappa örneklerine benzese de bireysel ustaların işi olabileceğini, Nippur ve Tell Asmar'da bulunan zarların Harappa'dan gelip gelmediğinin kesin söylenemeyeceğini gösterir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.